Hangi Kadınlar Sevilir?

HANGİ KADINLAR SEVİLİR?

Beyaz, bir röportajda, “Akıllı, güzel ve sekste iyi olan bir kız” aradığını söylüyor. “Aşklarımda ikisi oluyor, üçü bir araya gelmiyor” diyerek aradığı kızın yatakta panter gibi olmasını istiyor. Beyaz, kızlar tarafından çok sevilen bir sunucu olduğuna göre, o panter kızın kıskançlık damarı tutarsa her tarafı tırmık içinde kalır. Bunu unutmasın sakın!
Bir görüşe göre, kadın yatakta yosma, mutfakta aşçı, salonda aristokrat, para harcarken ekonomist olmalıymış. Ya bu özellikler birbirine karışır da, kadınımız yatakta aristokrat, mutfakta yosma, salonda aşçı olursa ne yapmalı?
Yukarda yosma dedim de aklıma geldi. İlkokulda fıkırdak bir kız arkadaşımız vardı. Öğretmenimiz bir gün kendisine yarı şaka yarı ciddi, “Önüne dön kız yosma!” diye bağırdı. Kız ağlamaya başladı. Çünkü bizde yosma denilince kötü kadın, kahpe anlaşılır. Oysa yosma fıkırdak, cilveli, işveli kadınlara, kızlara verilen bir addır. Öğretmenimiz bunu kendisine açıkladı ama kızın gözyaşları bir türlü dinmedi. Bilgisayarım da bu sözcüğü kötü biliyor olmalı ki, yosma sözcüklerinin altlarını çiziyor hep...
Gelin, yeri gelmişken Bekir Sıtkı Erdoğan’ın “YOSMA” şiirine bir göz atalım:
“Bir yâr sevdim etekleri yeldirme
Yeldirir sallanı sallanı kâfir.
Sakın dedim kimselere bildirme,
Bildirir sallanı sallanı kâfir.
**
Ağına düşmüşüm artık çarnaçar,
Ben ondan kaçamam, o benden kaçar.
Ağlasam çapkınca karşıma geçer
Güldürür sallanı sallanı kâfir.
**
Hesabı kitabı şaşırdım çoktan
Bir işve değil beladır haktan.
Aklıma düştü mü gece yataktan;
Kaldırır sallanı sallanı kâfir.
**
O,çeşmeye gelir, sabrım son hadde,
Cilve kitabına girmez bu madde
Bu bir küçük testiyi yarım saatte;
Doldurur sallanı sallanı kâfir.
**
Ben âşık Bekir’im bilsin âlem de,
Nasıl terk edeyim yâri bu demde,
Görmesem ölürüm, fakat görsem de;
Öldürür sallanı sallanı kâfir.”
********
Ümit Yaşar Oğuzcan, “Kadınlar İçin Sone” de sevdiği kadınları şöyle dile getiriyor:
“Ben güzel gözlü kadınları severim
Bir de küçük ayaklıları, uzun boyunluları
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Terler avuçları, kesilir solukları
**
Ben mahzun kadınları severim
Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Bilemezsiniz ne güzeldir, öpüştükçe
***
Ben akılla kadınları severim
Düşünen, az konuşan, çok bilen
Her yerde, her zaman nazı çekilen
***
Hem nasıl severim, öyle severim işte
İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı
Ölümüm bile o kadın yüzünden olmalı”
******
Şinasi Özdenoğlu, “Kadınlar Üstüne” adlı şiirinde sevilecek kadınların niteliklerini sayıyor ve son dörtlüğünde sevdiği kadını belirtiyor. Bu görüşüne katılıyor ve sizleri şairimizin güzel dizeleriyle baş başa bırakıyorum. Unutmayalım ki, kadınlar dövülmek için değil, sevilmek için yaratılmışlardır.
“Kadınlar bu gece tuttu beni
Alkol misali sert kadınlar
Hürriyet gibi yoluna can adanır
Hürriyet misali başıma dert kadınlar
Hey anacığım bu kadınlar
Köylüsü şehirlisi hepsi bir
Dudaklarında ya karanfil ya zehir
Ya alnımızın kara yazısı
Ya da ömür boyunca şiir
Köylüsü şehirlisi hepsi bir
Kiminin göğsünde kara kış
Kiminin göğsünde ilkbahar
Kimisi kütür kütür
Kimisi dilim dilim
Kaleler gibi dayanır dayanır da
Hey Tanrım
Bir anda teslim olurlar.
Ben severi hoyrat kadını
Erkeği gözünden anlayanı
Hürriyet gibi vazgeçilmeyeni
Hürriyet gibi paylaşılmayanı.”
ERHAN TIĞLI
erhantigli@mynet.com
******************
HANGİ KADINLAR SEVİLİR?

Beyaz, bir röportajda, “Akıllı, güzel ve sekste iyi olan bir kız” aradığını söylüyor. “Aşklarımda ikisi oluyor, üçü bir araya gelmiyor” diyerek aradığı kızın yatakta panter gibi olmasını istiyor. Beyaz, kızlar tarafından çok sevilen bir sunucu olduğuna göre, o panter kızın kıskançlık damarı tutarsa her tarafı tırmık içinde kalır. Bunu unutmasın sakın!
Bir görüşe göre, kadın yatakta yosma, mutfakta aşçı, salonda aristokrat, para harcarken ekonomist olmalıymış. Ya bu özellikler birbirine karışır da, kadınımız yatakta aristokrat, mutfakta yosma, salonda aşçı olursa ne yapmalı?
Yukarda yosma dedim de aklıma geldi. İlkokulda fıkırdak bir kız arkadaşımız vardı. Öğretmenimiz bir gün kendisine yarı şaka yarı ciddi, “Önüne dön kız yosma!” diye bağırdı. Kız ağlamaya başladı. Çünkü bizde yosma denilince kötü kadın, kahpe anlaşılır. Oysa yosma fıkırdak, cilveli, işveli kadınlara, kızlara verilen bir addır. Öğretmenimiz bunu kendisine açıkladı ama kızın gözyaşları bir türlü dinmedi. Bilgisayarım da bu sözcüğü kötü biliyor olmalı ki, yosma sözcüklerinin altlarını çiziyor hep...
Gelin, yeri gelmişken Bekir Sıtkı Erdoğan’ın “YOSMA” şiirine bir göz atalım:
“Bir yâr sevdim etekleri yeldirme
Yeldirir sallanı sallanı kâfir.
Sakın dedim kimselere bildirme,
Bildirir sallanı sallanı kâfir.
**
Ağına düşmüşüm artık çarnaçar,
Ben ondan kaçamam, o benden kaçar.
Ağlasam çapkınca karşıma geçer
Güldürür sallanı sallanı kâfir.
**
Hesabı kitabı şaşırdım çoktan
Bir işve değil beladır haktan.
Aklıma düştü mü gece yataktan;
Kaldırır sallanı sallanı kâfir.
**
O,çeşmeye gelir, sabrım son hadde,
Cilve kitabına girmez bu madde
Bu bir küçük testiyi yarım saatte;
Doldurur sallanı sallanı kâfir.
**
Ben âşık Bekir’im bilsin âlem de,
Nasıl terk edeyim yâri bu demde,
Görmesem ölürüm, fakat görsem de;
Öldürür sallanı sallanı kâfir.”
********
Ümit Yaşar Oğuzcan, “Kadınlar İçin Sone” de sevdiği kadınları şöyle dile getiriyor:
“Ben güzel gözlü kadınları severim
Bir de küçük ayaklıları, uzun boyunluları
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Terler avuçları, kesilir solukları
**
Ben mahzun kadınları severim
Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Bilemezsiniz ne güzeldir, öpüştükçe
***
Ben akılla kadınları severim
Düşünen, az konuşan, çok bilen
Her yerde, her zaman nazı çekilen
***
Hem nasıl severim, öyle severim işte
İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı
Ölümüm bile o kadın yüzünden olmalı”
******
Şinasi Özdenoğlu, “Kadınlar Üstüne” adlı şiirinde sevilecek kadınların niteliklerini sayıyor ve son dörtlüğünde sevdiği kadını belirtiyor. Bu görüşüne katılıyor ve sizleri şairimizin güzel dizeleriyle baş başa bırakıyorum. Unutmayalım ki, kadınlar dövülmek için değil, sevilmek için yaratılmışlardır.
“Kadınlar bu gece tuttu beni
Alkol misali sert kadınlar
Hürriyet gibi yoluna can adanır
Hürriyet misali başıma dert kadınlar
Hey anacığım bu kadınlar
Köylüsü şehirlisi hepsi bir
Dudaklarında ya karanfil ya zehir
Ya alnımızın kara yazısı
Ya da ömür boyunca şiir
Köylüsü şehirlisi hepsi bir
Kiminin göğsünde kara kış
Kiminin göğsünde ilkbahar
Kimisi kütür kütür
Kimisi dilim dilim
Kaleler gibi dayanır dayanır da
Hey Tanrım
Bir anda teslim olurlar.
Ben severi hoyrat kadını
Erkeği gözünden anlayanı
Hürriyet gibi vazgeçilmeyeni
Hürriyet gibi paylaşılmayanı.”
ERHAN TIĞLI
erhantigli@mynet.com
******************

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.