[1mk] Budala/lar..




Burayı seviyorum  hem de çok her şeyden uzaktayım. Sahil kenarında bir çay bahçem var ve tabi en önemlisi 'özgürüm' duyduğum mutluluk tarif edilemez. Neden bu kadar heyecanlandım şaşırıyorum. Onu her gün görüyorum. Geliyor banka oturuyor, iki sigara içiyor ve gidiyor. Sigara biri için bu kadar önemlimi 'belki de sigara için buraya geliyor' tabi ya neden olmasın. belki de evde içemiyordur ve işyerinde çıkışta buraya gelip içip gidiyor. 'Budala' tabi ki böyle değil. İlk konuşmamız bir ay önce olmuştu.- burası dinlenmek için güzel bir yer(Budala kendine gel). Kirpiklerinin arasından bakmış ve gitmişti. Gözleri bir safiri kıskandıracak kadar maviydi.. Siyah uzun kirpikleri vardı. Elleri titriyordu. Tabi ki soğuktan değil sigaradandı ve ben yine ona doğru gidiyorum. Bir cümleden öteye gitmeyecek bir konuşmaya.

Budala yine geliyor işte. Sanane be adam sanane sanki kendi topraklarına girmiş bir yabancıymışım gibi davranıyor. Ona küfür bile edebilirim ve bu sefer tokadımı yemezse kendini şanslı hissetmeli.
-Merhaba..
-..
-Beklenen gelecek sanırım?
-Neden beklediğimi sanıyorsun?
Budala işte yakışıklı olabilir ama tam bir budala! Benden uzak durmalı her şeyi bozabilir.


Al işte! yine gitti. Bir aptal gibi davranmaktan vazgeçmeliyim! İstediğim her şeyi yaptım ve en güzeli ben özgürüm! hatırla hatırla! Ben 'ben işte' yaşadığım şehirden ayrıldım. Otuz iki yaşındayım etrafımda beni sömürecek hiç kimse yok! Özgürüm, özgürüm,özgürüm..

Bu deniz öyle güzel ki ve bana özgürlüğümü verecek. Her şeyden önce onu verecek. Elimi istemediğim bir adam tutmayacak. İstemediğim bir adamın çocuklarını doğurmayacağım ve bir gün herkes 'budala kadın' demeyecek bana. Düşünmesi bile güzel! kendime ait bir dairem olacak alt katta yaptığım pastaları yiyecekler ve bilmeyecekler her gün yedikleri pastada bir ölünün parmak izi olduğunu! Ölmek zor olmasa gerek..

Yine geldi. Ben yine yanı başında bitmemek için kendimi zor tutuyorum. Yapamıyorum! Ne var bunda? Birinden yeniden hoşlanamaz mıyım? Özgürlüğü ikimiz yeniden yazamaz mıyız? 'budala' (yeniden yazılacak olsa bu aşk olurdu kimsenin yazamadığı aşk)
                                                                                              

-Sende istiyorsun.
-Neyi?
-Birinin seni beklemesini ama..
-Ama ne?
-Sen bekleyeceğin yeri bilmiyorsun.
-..
-İstersen beraber bulalım.
-Nereyi uygun göreceksin bana?
-Cehennemin dibini(o kadar mutlu oldum ki onun yüzünü görünce)
-...

Budala kadın beni tuzağa düşürdü. Ama pes etmeyeceğimi kim söyleyebilir. Kim aksini iddaa edebilir? Hiç kimse..
Ertesi gün beklediği gün geliyormuş gibi davranıyor ama buraya neredeyse bir yıldır tek bir gemi bile yanaşmadı. Ne yapıyor bu kadın? Aklını kaçırmış bir deli mi? Bu ihtiyacım olan son şey ama yinede yanında olmam gerektiğini düşünüyorum..
-Neden yanıma gelip duruyorsun?
-Tehlikeli gözlerin var.
-Sigaramı içip gideceğim.
-Neyi bekliyorsun?(sanki çok büyük bir günah işlemişim gibi yüzüme bakıyor)
-Yarın görürsün 'budala' her gün gördüğün şeyin gerçeğini.
-Yarın beklenen gün. Burada olacağıma yemin edebilirim.(bu seferde iğrenç biriymişim gibi baktı gözlerime)
-Budala! Sen koca ............. Çok anlamsızsın bence senide gönderebilirim gitmek istediğin yere.
-Nereye?
-Cehennemin dibine!


Evet yine onu alt ettim. O bir 'budala' yarın orada olacak ve neyi beklediğimi görecek.

Yine aynı şeyi yaptı. Yaptığı şeyin farkında olduğumu ona söylemeliydim. Eğer ona söylersem de kendine başka yer seçeceğinden emindim. Tabi ki böyle bir şeye izin veremezdim. O aptal her gün gelip 'ölümün provasını' yapıyor. Sanki anlayamaz mıydım? Anladım çünkü bende bir zamanlar aynada bir ipin boynuma yakışıp yakışmadığını seyretmiştim. Buradayım işte. O da ölmek istiyor ama bir kadın nasıl durdurulur? Üstelik beni 'cehennemin dibine' göndermek isteyen biri.

Gelme! orada kal!(geliyor işte) Gelme!
Tam sınırdayım ama bu adamı düşünecek zamanım yok! Şimdi tekrar et!
-Özgürüm,özgürüm,özgürüm(su soğuk mudur?bu aptal hemen arkamdan atlarsa?)

Bu kadın tam bir deli özgürüm diye söyleniyor özgürlük bumu! elini tutmaya çalıştım ama olmadı işte. Deniz kendine ait bir şeyi alıyordu sanki!
Tutamadım..O hala bağırıyor! Bir şey yapmalıyım kendimi denize attım. Ama göremiyorum onu. Hala sesi kulaklarımda!
-Özgürüm!özgürüm!
-...
-Özgürüm!
-Özgür/düm..
                     



Sevgili Cam Kenarı' na…


--
12/07/2010 10:01:00 PM tarihinde Ruhumun Cesareti tarafından 1mk adresine gönderildi



Burayı seviyorum  hem de çok her şeyden uzaktayım. Sahil kenarında bir çay bahçem var ve tabi en önemlisi 'özgürüm' duyduğum mutluluk tarif edilemez. Neden bu kadar heyecanlandım şaşırıyorum. Onu her gün görüyorum. Geliyor banka oturuyor, iki sigara içiyor ve gidiyor. Sigara biri için bu kadar önemlimi 'belki de sigara için buraya geliyor' tabi ya neden olmasın. belki de evde içemiyordur ve işyerinde çıkışta buraya gelip içip gidiyor. 'Budala' tabi ki böyle değil. İlk konuşmamız bir ay önce olmuştu.- burası dinlenmek için güzel bir yer(Budala kendine gel). Kirpiklerinin arasından bakmış ve gitmişti. Gözleri bir safiri kıskandıracak kadar maviydi.. Siyah uzun kirpikleri vardı. Elleri titriyordu. Tabi ki soğuktan değil sigaradandı ve ben yine ona doğru gidiyorum. Bir cümleden öteye gitmeyecek bir konuşmaya.

Budala yine geliyor işte. Sanane be adam sanane sanki kendi topraklarına girmiş bir yabancıymışım gibi davranıyor. Ona küfür bile edebilirim ve bu sefer tokadımı yemezse kendini şanslı hissetmeli.
-Merhaba..
-..
-Beklenen gelecek sanırım?
-Neden beklediğimi sanıyorsun?
Budala işte yakışıklı olabilir ama tam bir budala! Benden uzak durmalı her şeyi bozabilir.


Al işte! yine gitti. Bir aptal gibi davranmaktan vazgeçmeliyim! İstediğim her şeyi yaptım ve en güzeli ben özgürüm! hatırla hatırla! Ben 'ben işte' yaşadığım şehirden ayrıldım. Otuz iki yaşındayım etrafımda beni sömürecek hiç kimse yok! Özgürüm, özgürüm,özgürüm..

Bu deniz öyle güzel ki ve bana özgürlüğümü verecek. Her şeyden önce onu verecek. Elimi istemediğim bir adam tutmayacak. İstemediğim bir adamın çocuklarını doğurmayacağım ve bir gün herkes 'budala kadın' demeyecek bana. Düşünmesi bile güzel! kendime ait bir dairem olacak alt katta yaptığım pastaları yiyecekler ve bilmeyecekler her gün yedikleri pastada bir ölünün parmak izi olduğunu! Ölmek zor olmasa gerek..

Yine geldi. Ben yine yanı başında bitmemek için kendimi zor tutuyorum. Yapamıyorum! Ne var bunda? Birinden yeniden hoşlanamaz mıyım? Özgürlüğü ikimiz yeniden yazamaz mıyız? 'budala' (yeniden yazılacak olsa bu aşk olurdu kimsenin yazamadığı aşk)
                                                                                              

-Sende istiyorsun.
-Neyi?
-Birinin seni beklemesini ama..
-Ama ne?
-Sen bekleyeceğin yeri bilmiyorsun.
-..
-İstersen beraber bulalım.
-Nereyi uygun göreceksin bana?
-Cehennemin dibini(o kadar mutlu oldum ki onun yüzünü görünce)
-...

Budala kadın beni tuzağa düşürdü. Ama pes etmeyeceğimi kim söyleyebilir. Kim aksini iddaa edebilir? Hiç kimse..
Ertesi gün beklediği gün geliyormuş gibi davranıyor ama buraya neredeyse bir yıldır tek bir gemi bile yanaşmadı. Ne yapıyor bu kadın? Aklını kaçırmış bir deli mi? Bu ihtiyacım olan son şey ama yinede yanında olmam gerektiğini düşünüyorum..
-Neden yanıma gelip duruyorsun?
-Tehlikeli gözlerin var.
-Sigaramı içip gideceğim.
-Neyi bekliyorsun?(sanki çok büyük bir günah işlemişim gibi yüzüme bakıyor)
-Yarın görürsün 'budala' her gün gördüğün şeyin gerçeğini.
-Yarın beklenen gün. Burada olacağıma yemin edebilirim.(bu seferde iğrenç biriymişim gibi baktı gözlerime)
-Budala! Sen koca ............. Çok anlamsızsın bence senide gönderebilirim gitmek istediğin yere.
-Nereye?
-Cehennemin dibine!


Evet yine onu alt ettim. O bir 'budala' yarın orada olacak ve neyi beklediğimi görecek.

Yine aynı şeyi yaptı. Yaptığı şeyin farkında olduğumu ona söylemeliydim. Eğer ona söylersem de kendine başka yer seçeceğinden emindim. Tabi ki böyle bir şeye izin veremezdim. O aptal her gün gelip 'ölümün provasını' yapıyor. Sanki anlayamaz mıydım? Anladım çünkü bende bir zamanlar aynada bir ipin boynuma yakışıp yakışmadığını seyretmiştim. Buradayım işte. O da ölmek istiyor ama bir kadın nasıl durdurulur? Üstelik beni 'cehennemin dibine' göndermek isteyen biri.

Gelme! orada kal!(geliyor işte) Gelme!
Tam sınırdayım ama bu adamı düşünecek zamanım yok! Şimdi tekrar et!
-Özgürüm,özgürüm,özgürüm(su soğuk mudur?bu aptal hemen arkamdan atlarsa?)

Bu kadın tam bir deli özgürüm diye söyleniyor özgürlük bumu! elini tutmaya çalıştım ama olmadı işte. Deniz kendine ait bir şeyi alıyordu sanki!
Tutamadım..O hala bağırıyor! Bir şey yapmalıyım kendimi denize attım. Ama göremiyorum onu. Hala sesi kulaklarımda!
-Özgürüm!özgürüm!
-...
-Özgürüm!
-Özgür/düm..
                     



Sevgili Cam Kenarı' na…


--
12/07/2010 10:01:00 PM tarihinde Ruhumun Cesareti tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"