Faşizm...

‘Faşizm sizce nedir?’ Bana bu soruyu soruyorlar…

Bende başlıyorum saymaya…

Faşizm, sadece ırkçılık değildir. Kendinden olmayanı kabul etmemedir. Burada ki kendinden kastım da: “Düşüncesi, ırkı, dini ne bileyim işte kendi ülkesinden olmayanı çeşitli şekillerde hakaretlere, fiili eylemlere maruz bırakarak. Kişiyi sindirmeye çalışmak…”

Bana kalırsa tüm faşistler aynıdır. Düşüncesi her ne olursa olsun bir birinden hiçbir farkı yoktur. Çünkü hepsi aynı yöntemi uyguluyorlar…

Mesela düşüncesi her ne olursa olsun kendinden olmayanı aşağılıyorlar, onları ortadan kaldırmaya çalışıyorlar, onların çevresinde dolaşmamasını istiyorlar, onlara hakaret üstüne hakaret ediyorlar. Genellemeler yapıyorlar… Kimseyi olduğu gibi kabul etmiyorlar…

Aslında yapılması gereken çoğunluğun içinde azınlık olsa bile o azınlığı korumaktır. Onları genellemelerle sindirmemektir.

Bu durumu daha iyi anlamak için örnek üzerinden gitmek sanırım daha iyi olacak…

Aslına bakılırsa ülkemizde bu durum hakkında binlerce örnek bulunmakta…

Çingenelere, Ermenilere, Rumlara, Alevilere, Kürtlere… Daha sayamadığım nice düşünce, din, soy vs.lere yapılanlar…

Ama yine de tek örnek üzerinden gitmek istersek eğer. Sanırım buna en iyi örnek “Çingeneler olur…”

Çingenelere neden potansiyel hırsız gözüyle bakılır?

Neden onların insani yönleri konuşulmaz?

Sizler hiç onlarla konuştunuz mu? Ne istiyorlar? Nasıl yaşıyorlar? Dertleri nedir?

Siz onların ne kadar çok Cumhuriyetçi olduklarını biliyor musunuz?

Biliyorum bunları okurken bana ukala diyeceksiniz. Bilmişlik taslıyor da diyeceksiniz… Ama yerinizden kalkmadan kişilerle konuşmadan onlarla anlaşmadan nereden biliyorsunuz da onları sevmiyorsunuz. Hatta nefret ediyorsunuz?

E boşuna demedi Enistain: “İnsanların ön yargılarını kırmak, atomu parçalamaktan zordur”



“Ben televizyondan izliyorum o yetiyor bana” dediğinizi duyar gibiyim…

Şu zamana kadar habercilerin üstünde fazlaca durduğu hemen hemen her yere gittim. Ve şunu açık ve net gördüm: “Basın halkı yönlendirmek için müthiş bir araç. İstediklerini istedikleri gibi yansıtıyor”



Gidin en azından bir gününüzü ya da bir saatinizi o sevmediğiniz kişilere ayırın. İddia ediyorum tüm düşünceleriniz değişecektir… Lütfen en azından bir kere deneyin bunu…

“Unutmayın hepimiz Tanrının çocuklarıyız…” Kardeşçe yaşamak varken bu kavga ne diye? Bu çekememezlik ne diye?

Lütfen faşizmin faşizm doğurduğunu unutmayın! Ve bırakın bu saçmalıkları!
Kardeşliğin ne kadar güzel olduğuna, uzakta örnek aramayın! En yakınınıza “doğaya, bir bakın…” Orada kardeşliğin ne kadar güzel olduğunu anlatan o kadar çok şey var ki…

Eminim “ben bunu nasıl da görmedim diyeceksiniz…” Sadece bakın ve görün…

Kardeşlik için… Birlikte huzur içinde yaşamak için… Mutluluk için… Barış için sadece bir el uzatmak yeter…



VOLKAN KÂHYALAR ‘Faşizm sizce nedir?’ Bana bu soruyu soruyorlar…

Bende başlıyorum saymaya…

Faşizm, sadece ırkçılık değildir. Kendinden olmayanı kabul etmemedir. Burada ki kendinden kastım da: “Düşüncesi, ırkı, dini ne bileyim işte kendi ülkesinden olmayanı çeşitli şekillerde hakaretlere, fiili eylemlere maruz bırakarak. Kişiyi sindirmeye çalışmak…”

Bana kalırsa tüm faşistler aynıdır. Düşüncesi her ne olursa olsun bir birinden hiçbir farkı yoktur. Çünkü hepsi aynı yöntemi uyguluyorlar…

Mesela düşüncesi her ne olursa olsun kendinden olmayanı aşağılıyorlar, onları ortadan kaldırmaya çalışıyorlar, onların çevresinde dolaşmamasını istiyorlar, onlara hakaret üstüne hakaret ediyorlar. Genellemeler yapıyorlar… Kimseyi olduğu gibi kabul etmiyorlar…

Aslında yapılması gereken çoğunluğun içinde azınlık olsa bile o azınlığı korumaktır. Onları genellemelerle sindirmemektir.

Bu durumu daha iyi anlamak için örnek üzerinden gitmek sanırım daha iyi olacak…

Aslına bakılırsa ülkemizde bu durum hakkında binlerce örnek bulunmakta…

Çingenelere, Ermenilere, Rumlara, Alevilere, Kürtlere… Daha sayamadığım nice düşünce, din, soy vs.lere yapılanlar…

Ama yine de tek örnek üzerinden gitmek istersek eğer. Sanırım buna en iyi örnek “Çingeneler olur…”

Çingenelere neden potansiyel hırsız gözüyle bakılır?

Neden onların insani yönleri konuşulmaz?

Sizler hiç onlarla konuştunuz mu? Ne istiyorlar? Nasıl yaşıyorlar? Dertleri nedir?

Siz onların ne kadar çok Cumhuriyetçi olduklarını biliyor musunuz?

Biliyorum bunları okurken bana ukala diyeceksiniz. Bilmişlik taslıyor da diyeceksiniz… Ama yerinizden kalkmadan kişilerle konuşmadan onlarla anlaşmadan nereden biliyorsunuz da onları sevmiyorsunuz. Hatta nefret ediyorsunuz?

E boşuna demedi Enistain: “İnsanların ön yargılarını kırmak, atomu parçalamaktan zordur”



“Ben televizyondan izliyorum o yetiyor bana” dediğinizi duyar gibiyim…

Şu zamana kadar habercilerin üstünde fazlaca durduğu hemen hemen her yere gittim. Ve şunu açık ve net gördüm: “Basın halkı yönlendirmek için müthiş bir araç. İstediklerini istedikleri gibi yansıtıyor”



Gidin en azından bir gününüzü ya da bir saatinizi o sevmediğiniz kişilere ayırın. İddia ediyorum tüm düşünceleriniz değişecektir… Lütfen en azından bir kere deneyin bunu…

“Unutmayın hepimiz Tanrının çocuklarıyız…” Kardeşçe yaşamak varken bu kavga ne diye? Bu çekememezlik ne diye?

Lütfen faşizmin faşizm doğurduğunu unutmayın! Ve bırakın bu saçmalıkları!
Kardeşliğin ne kadar güzel olduğuna, uzakta örnek aramayın! En yakınınıza “doğaya, bir bakın…” Orada kardeşliğin ne kadar güzel olduğunu anlatan o kadar çok şey var ki…

Eminim “ben bunu nasıl da görmedim diyeceksiniz…” Sadece bakın ve görün…

Kardeşlik için… Birlikte huzur içinde yaşamak için… Mutluluk için… Barış için sadece bir el uzatmak yeter…



VOLKAN KÂHYALAR

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"