ÖZÜM


Gittin yanağima çocuksu bir öpücük kondurup gittin,aşkınla doymadığım susuzluğuma terk edip gittin.Daha birkaç dakika önce varlığınla alevlenen yaşam sevincinin yerine boyuneğmiş donuk ve daha şimdiden hasretinle kavrulmuş bir karanlığı bırakıp gittin.... ayrılık zamanımız gelmişti herzamanki gibi.....


Yüreğimde kum saati taşıyorum seni görene kadar defalarca tersdüz ediyorum.Sanki asırlardır sensizim zaman geçmiyor sensiz tükeniyorum.İçimde yokluğunla zayıflamış, kalbi kupkuru kalmış,ufalmış ,sevginle çıldırmak için sabırla seni bekleyen bir aşk çocuğu var içimde seninle daha çok büyümek ve varolmak için bekleyen.Sen gittin gözlerim nemli,nefesinin o buğulu sıcaklığından mahrum kalan mahsun bir çocuk var içimde için için ağlayan.Bakışlarım öksüz ben kimsesiz....


Ürkek ve çaresiz bir çocuk gibi anlamlı bakışlarını bir ok gibi kalbime saplayarak ,kalbini cebine koyup gittin başka bir eve bensiz olan bir eve uyumaya gittin.Bense içimdeki seni alarak gittim yalnız yatağimiza yattık,biraz senden konuştuk sonra uzandık ben ağladım,üşüdüm üstümü örten olmadı,kalbim üşüdü seni düşündüm varlığınla ısınmayı bekleyen soğukbir kalp taşıyorum sensiz....


Elin çaya uzandı,tenim dudaklarını özledi,bir bakışın şiirim oldu ,demlendik.Ben kayboldukça senin bakışlarınla o büyülü uykuya huzurla dalıyorum.Sen konuştuğunda karanlıktan korkan çocuğun tesellisi gibi sarıyor koruyor sesin beni,ruhumu sarıyor.Varlığımda raks eden sesin bedenimle buluşmak için tenini arzuluyor ve aynı gecenin aynı yıldızların altında seni çılgınca özlüyorum.Rüyalarımın gül kokusu sensiz uyumaktan ve seni hiç göremeyecek olmaktan korkuyorum.Seninle ömrünü bir güüne sığdırmış kelebekler gibi oluyorum,herşeyi bir zamana sığdırıp,sindirip,yaşamaya çalışıyorum.Sonra gidiyorsun ve yüreklerimiz ayazda kalıyor....

Gittin yanağima çocuksu bir öpücük kondurup gittin,aşkınla doymadığım susuzluğuma terk edip gittin.Daha birkaç dakika önce varlığınla alevlenen yaşam sevincinin yerine boyuneğmiş donuk ve daha şimdiden hasretinle kavrulmuş bir karanlığı bırakıp gittin.... ayrılık zamanımız gelmişti herzamanki gibi.....


Yüreğimde kum saati taşıyorum seni görene kadar defalarca tersdüz ediyorum.Sanki asırlardır sensizim zaman geçmiyor sensiz tükeniyorum.İçimde yokluğunla zayıflamış, kalbi kupkuru kalmış,ufalmış ,sevginle çıldırmak için sabırla seni bekleyen bir aşk çocuğu var içimde seninle daha çok büyümek ve varolmak için bekleyen.Sen gittin gözlerim nemli,nefesinin o buğulu sıcaklığından mahrum kalan mahsun bir çocuk var içimde için için ağlayan.Bakışlarım öksüz ben kimsesiz....


Ürkek ve çaresiz bir çocuk gibi anlamlı bakışlarını bir ok gibi kalbime saplayarak ,kalbini cebine koyup gittin başka bir eve bensiz olan bir eve uyumaya gittin.Bense içimdeki seni alarak gittim yalnız yatağimiza yattık,biraz senden konuştuk sonra uzandık ben ağladım,üşüdüm üstümü örten olmadı,kalbim üşüdü seni düşündüm varlığınla ısınmayı bekleyen soğukbir kalp taşıyorum sensiz....


Elin çaya uzandı,tenim dudaklarını özledi,bir bakışın şiirim oldu ,demlendik.Ben kayboldukça senin bakışlarınla o büyülü uykuya huzurla dalıyorum.Sen konuştuğunda karanlıktan korkan çocuğun tesellisi gibi sarıyor koruyor sesin beni,ruhumu sarıyor.Varlığımda raks eden sesin bedenimle buluşmak için tenini arzuluyor ve aynı gecenin aynı yıldızların altında seni çılgınca özlüyorum.Rüyalarımın gül kokusu sensiz uyumaktan ve seni hiç göremeyecek olmaktan korkuyorum.Seninle ömrünü bir güüne sığdırmış kelebekler gibi oluyorum,herşeyi bir zamana sığdırıp,sindirip,yaşamaya çalışıyorum.Sonra gidiyorsun ve yüreklerimiz ayazda kalıyor....

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.