* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

NAZİ ALMANYASI'NDA BİR ÇOCUK


uzaklara daldı gözleri..insanlar hemen arkasında toplama kamplarına götürülmeye başlanmıştı..ardındaki hayatı görmemek için bir an oradan uzaklaşmayı düşündü..anne karnında övülen hayat bu olmamalıydı..kandırmışlardı onu..
ıslatılmış ekmekleri yemek zorunda bırakılan yaşıtlarının açlıktan ağladıklarını duyuyordu..bencilce davranmayacak ve yanına yaklaşan trene binmeyecekti..konuşabilse elini sıkısıkıya tutan annesine bunu söyleyecekti..ama konuşamıyordu işte..
bu kez kararlıydı, evet gitmeyecekti..kendi ped şişesindeki sütünden yüzlerine bakmaya dayanamadığı, o süt'ün tadını bilmeyen arkadaşlarına da, ikram edecekti..çünkü insanlık bu demekti..tren hızlıca yaklaşıyordu..birazdan gar'da duracak ve üst sınıf insanları alıp gidecekti..
"üst sınıf" ne saçma bir cümleydi..oysa herkes farklı farklı da olsa bir gün ölecekti..üşüyordu çocuklar.. üzerlerinde giysi namına birşey yoktu..işte bu yüzden onun üzerindeki kıyafetleri ona eğreti geliyordu..bir an ayakkabılarını çıkarmak istedi..bir an çocuk olduğunu unutup onları sırtlamak...çünkü ayrımcılık böyle birşeydi ve en çok çocukları yaralardı..tren gar'a yanaştı..orada bekleyen insanların hızlı hareket etmeleri gerekiyordu..annesi sıkıca tuttuğu elini çekiştirmeye başladı..ama o yerinden bir adım bile kımıldamak istemiyordu..annesinin gözlerinin kendi gözlerine değmesini istedi..belki o zaman gitmek istemediğini anlar ve onu anlayışla karşılardı..en sonunda kucaklandığını hissetti ve tren'e bindirildiğini... son anda bile yapılacak birşey olmalıydı..tıp kı anne karnındayken dışarı çıkmak için yaptığı son hamle gibi.. başını pencereden uzattı ve ağlamaya başladı..onca gürültüden sesinin duyulması ve farkedilmesi imkansızdı..gözleri raylarda öylece kaldı..
bu küçük Alman çocuk..Nazi Almanyasına baş kaldırmak istemiş ama başarılı olamamıştı..daha sonra o savunmasız insanlarında trenlere bindirildiğini öğrenecek ve o trende doktorların denetiminden geçen, çalışamaz hükmü verilen insanların diri diri yakılıp küllerinin bacalardan çıktığına yıllar sonra şahit olacaktı..
ps: "6 milyon Yahudi’nin öldürüldüğü kampın sorumluluğunu üstlenen Hans Frank’ın oğlu Niklas Frank şimdi 70 yaşında,babasının yaptığı katliamlar yüzünden yaşarken ölüme mahkum edilen bir yaşam sürüyor.. ölüm kampına götürülüşünü ve mahkumlar işkence görürken babasının arkadaşlarıyla gülüşmelerini hiç unutmuyor..bu kısacık hikaye; nazi Almanyasında, yahudi soykırımında babalarının yaptıkları canavarlık yüzünden yaşarken ölüme mahkum edilen insanlara adanmıştır..hikaye; Niklas Frank'ın hayatını içermemektedir.."

Bizi de Okusana ;) × +