* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Direniş ve Zafer !


Halkın bir kısmında “mitinglerin sürekli olduğu ancak bundan bir kazanım elde edilemediğine” yönelik bazı inançlar var. Hatta dediklerine göre bu inançları sebebiyle hiçbir mitinge katılmıyorlarmış. Bu tespit, kısmen doğru olmakla beraber yanlış yönleri daha ağır basmaktadır.
İşin aslına bakarsak eğer; tek başına mitingler hiçbir şeyi çözemez. Çünkü bu bahsi geçen mitinglerde hep bir ağızdan aynı şeyleri söylemekten başka hiçbir şey ortaya çıkmaz.
Ancak buna rağmen mitingler, düşüncesi her ne olursa olsun bir güç gösterisidir. Ve mitingler, oradaki kitlenin bu gücü örgütlenme ile yaptığının açık bir biçimde gösterir.
Ancak tüm bunlar hakları elde etmek için yeterli değildir. Yeterli olsaydı her mitingde bir hak kazanılmış olurdu. İşte buraya kadar başlangıçta bahsini ettiğim düşüncede ki halk haklıdır.
Ancak…
Bu durum mitinglere gitmeyerek haklarımızı elde edeceğimiz anlamına gelmemektedir.
Eğer bu düşüncedekiler haklı olsaydı kapitalizm ve Emperyalizm çoktan yüzlerce kere yenilmiş olurdu. Ama bildiğiniz üzere bu iş bu kadar kolay değil. Yinede bu zorluğa rağmen, Yunanistan’da İtalya’da İrlanda’da İngiltere’de İspanya’da yani tüm Avrupa’da; Şili’de, Meksika’da, Amerika’da yani Güney ve Kuzey Amerika kıtasında; Fas’ta, Tunus’ta, Mısır’da yani Afrika’da; Son olarak da emperyalizmin kalesi olan İsrail’de zaferler kazanılıyor. Direnişler sergileniyor. Hükümetler ve dolayısıyla devletler bu kitlelerden korkup halkların istemediği attıkları adımları “geri çekiyorlar.”
İşte tüm bu örnekler her gün yaşanan kitlesel eylemleri yani mitinglerin olumlu sonuçlar verdiğinin göstergesidir.
Ancak kitlesel eyleme geçmeden önce, başta işçi hakları olmak üzere tüm hakları elde etmek üzere elimizde var olan (yani kapitalizm ve emperyalizmin elimizden almadığı az sayıda ki) haklarımızı “hukuk bazında koruyup” daha fazla hak elde edebiliriz.
Ancak bu iki durum için kesinlikle ve kesinlikle hukuk yeterli bir biçimde çalışması gerekmektedir. Eğer hukuk görevini yerine getirmiyor ise bu takdirde halk kendi için olmasa bile “gelecek için” görevi olan haklarını “zor kullanarak” alacaktır, almalıdır.
Nitekim bunun örneklerini iş kanununda yer alan ve üzerinde milyonlarca insanın kanının olduğu haklar dizesinde görebilmekteyiz.
Bu hakları elde eden ve sayıları milyonları bulan insanlar, kesinlikle birden bire bu sayıya ulaşmamışlardır. Kaldı ki hak aramada sayının hiçbir önemi yoktur. Eğer öyle olsaydı sayıları 150’yi geçmeyen kot taşlama işçileri, iş yerlerinde ki olumsuz çalışma koşullarını kaldırmak için sayıları binleri bulan şirketleri 2008 yılında yenemezlerdi. Ve ülkemizde kot taşlama işi devam ederdi. Ki bu ve bunun gibi zafer ile sonuçlanan örnekler Dünya tarihinde oldukça fazladır.
Sonuç olarak mitingler ve hukuk bir birini zincirleme tamamlayan olgulardır. Biri olmaz ise bir diğerinin olması düşünülemez. Her ikisi de bir birinin emniyet kilididir. Ve hak aramak isteniyorsa direnerek kazanılacaktır!
Tekrar etmek gerekirse eğer, kazanılan hakların tarihine baktığınızda hepsinin üstüne bulanmış olan kanları göreceksiniz!
….
VOLKAN KAHYALAR

Bizi de Okusana ;) × +