Banner

KELEBEĞİN ÖMRÜ


Gözün görmediği mekanlardayım. Sözün terk edildiği susmalarda. Zamansız. Gözden ve sözden uzak, hayatın üzerinde bir ip cambazıyım şimdi. Yürüme gayretindeyim. Düşeceğim yer açık seçik.

Zamanın denk geldiği ilk arada soruyorum da içimdeki falcıya. Bir kelebeğin ömrüne bağlanıp kalmış senin düşlerin diyor. Kelebeğin ölüsünü koyuyor avuçlarıma. Artık gerçeğe aç gözlerini...

Yüreğimde görülmemiş kabusların kasılmaları. Düşlerim gerçeğe yansımıyor. Gerçek, kelebeğin katili. Köşebaşında düşmemi bekliyor.

Alıyor ipin üzerinden, bir tren vagonuna bindiriyor beni hayat. Artık gerçeğe dönme vakti geldi, diyor. Biletim önceden kesilmiş. Seçmediğim bir yolculuk bu. İçimin almadığı. Başladığım istasyona gönderiliyorum. Hiç gitmemişim gibi. Bilmemişim gibi yaşadıklarımı. Hiç sinmemişim gibi içine yüreğinin...

Ağır ağır giderken bir tren vagonunda şimdi, bir kelebeğin ölüsünü tutuyorum avuçlarımın arasında. Atmaya kıyamadığım. Kırılan kanatlarına sığınıyor tüm haykırışlarım.Acaba farkında mıydı diye düşünüyorum güzelliğinin ve bu kısacık ömrüne sığdırılan tüm yaşanmışlığın...


Görsel: Deviantart

Yorum Gönder

2 Yorumlar

öykü dedi ki…
Bu kadar olaganustu guzel olusuna karsın
omrunun tek bır gun olusu
ne hazın:(
beenmaya dedi ki…
peki ya o tek günlük ömre sığdırılanlar belki de bizim bir ömür boyu yapamadıklarımız, fark edemediklerimiz...