Banner

1MK.. Neden..?

Dikkat ediyorum ; eline, beşyüzaltmışsekiz sayfalık kitap alıp, gözünü ayırmadan okuyorsun da üç veya dört paragraflık e-günlük yazıları okumaktan imtina ediyorsun 1MK..

Neden..?

Yorum Gönder

18 Yorumlar

Ness dedi ki…
1Mk derken? :)

Kimi sorguluyoruz ve ayrıca imtina ettiğini nereden biliyorsunuz :)
fethiyıldırım dedi ki…
neye dayanarak kime dayanarak :)
Çocuk dedi ki…
Ness ;

Kimseyi sorgulamıyoruz.. Ortaya bir laf attık birileri cevap verir diye ve teşekkür ederim ki cevap verdin.. Gerçi cevap vermemiş, binikiyüzelli tane soru sormuşsun:)

fethiyıldırım ;

Bir kitap okuduğumuzda ya kendi e-günlük sayfamızda ya da arkadaş çevresinde, o kitap hakkında yorum yaparız.. e-günlük sayfalarındaki yazılar okunduğunda ise yazının altına yorum yapılır..Kural budur.. Uzun yazıların altında hiç yorum yok..
Elif Kararlı dedi ki…
Haklısın..okumuyoruz ..çok haklısın ..
Elif Kararlı dedi ki…
konu hakkında söylenecek çok söz var da yeri değil ..
Ness dedi ki…
Bir kitabı 5 dakikada okuyamayız, ama e-günlük dediğin uzun yazıları okusak da o anda yorum yapamayabiliyoruz.

Birincisi her yazıya yorum getirmek mümkün değil. İkincisi artık zaman kimseye yetmez oldu.

Evet yazmak kadar yorumlanmak da keyif verici fakat farklı konularda bir çok yazı okuyup hepsine ayrı bir yorum getirmek de kolay olmasa gerek. Sırf yorum yapmak için her okuduğumuz yazının altına karalanması pek hoş olmaz kanaatindeyim.

Bak hiç soru sormadım :)
Saygılar..
Çoğu yazıyı okuyorum ve bazıları o kadar güzel oluyor ki altına sadece "güzel,iyi bir yazı vs." yazmak yerine hiçbirşey yazmamayı tercih ediyorum.
Sanırım bunu yapan tek ben değilim.
Adsız dedi ki…
pabuç ;

Oysa ben, konu hakkında birşeyler söyleyin diye yazdım bu yazıyı..

Ness ;

Ama olmaz ki Ness.. Bu sefer de hiç soru sormamışsın yahu:) Hiç değilse araya iki soru serpiştirseydin:) Ness, sen de ben de çok iyi biliyoruz ki --istisnalar olsa da-- uzun yazıları okumuyoruz.. Hatta daha kötüsünü yapıyoruz, uzun yazıların ilk birkaç cümlesini, sondan da birkaç cümlesini okuyup, ona göre yorum yapıyoruz..


Humaniart ;

Bana kalırsa, basit gibi gördüğün o birkaç kelimelik/cümlelik yorumlar bile, yazan kişinin bir dahaki sefere daha rahat yazmasını sağlar.. Demem o ki, öyle yorum bile yapmak gerekiyor..
Ness dedi ki…
Bir başka yazıda sorarım artık :)

Bu konuda haklısın aslında. Şahsen ben doğru düzgün kitap bile okumam(bu cehalet değil, sıkılganlık:)
Ama ekran karşısında geçirebileceğim daha çok zamanım olsaydı uzun yazıları da rahatlıkla okurdum.

Ayrıca yorum konusunda söylediklerine katılıyorum çelişsem de :) Tek cümle de olsa teşvik edici olabilir.

Saygılar..
Çocuk dedi ki…
Ness ;

Senden de destek aldım ya, artık eser, gürler, şimşek gibi çakar, sel gibi coşar, huduttan hududa koşar, sıra dağlar gibi sıralarım cümlelerimi..

Bak ama bana gaz verdikten sonra sakın desteğini geri çekme:)Beni ortada ko'ma..
chyrkyn dedi ki…
insanın kendisi nasılsa,karşısındakini de öyle bilirmiş :).sevgili çocuk da sanırım,yazıları pek okumuyor ki;bu kadar iddialı bir tesbitle ortaya fikir beyan etti.ben edebi yazılara fazla kafa yoramıyorum(halbuki çok iddialı yazılar var),kafam yeterince dolu.
ben,derdini net anlatan,sade yazıları seviyor ve okuyorum.ama her yazıya yorum yapmıyorum,aslında her okuduğumuz yazı altına yorum yapmalıyız ki;yazı yazanlar yine yazmak için çaba sarfetsin.müşterisi(!) olduğunu bildiğinde yazılarının, daha şevkle yazar insan.şöyle düşünelim bir de;radyo programcısısınız hep konuşuyorsunuz ve birilerinin de yayına bağlanmasını bekliyorsunuz,ama kimse bağlanmıyor,o program bittiğinde kendinizi nasıl hissedersiniz.
ÇOCUK a teşekkür bu konu için...
Bu mantıkla yazılar altına yorum yazılmaya başlandığında belli bir zaman sonra samimiyetle doğan bir samimiyetsizlik meydana gelir ve olay sadece "al gülüm ve gülüm"e döner.
chyrkyn dedi ki…
benim söylemek istediğim;her okunanın altına "-aa,çok güzel yazmışsınız!"modunda sürekli takdir eden yorumlar değildi.olumlu ya da olumsuz yorum.gözlemlediğim kadarı ile blogda iddialı yazarlar var(yazıları itibari ile)ve belli birikimlere sahip.kalemini(klavyesini)iddialı sallamak isteyenlere hem yol gösterici olur,hem törpülemiş olur,hem pişirmiş olur.
chyrkyn dedi ki…
amaç,körlerin ve sağırların birbirini ağırlaması olmamalı...
Çocuk dedi ki…
chyrkyn ;

Kendimi, zeki, çevik, aynı zamanda ahlâklı olarak biliyorum ama emin ol benden başka hiç kimseyi öyle görmüyorum.. Haliyle senin ilk iki cümlen yandı bitti kül oldu:) Yalnız tespitin doğru.. Ben de dahil olmak üzere kimse uzun yazı okumuyor.. Nedense yüzlerce sayfa kitap okuyan bizler, sanal alemde işin kolayına kaçıyoruz..
İkinci paragraftaki yorum konusunda ise seninle hemfikir olmanın mutluluğu içindeyim..

Humaniart ;

Aslında öyle olmuyor.. Ben, 5 senedir yazı yazıyorum.. Yazdığım her yazının altına, bir kişi en fazla 3 yorum yazabilir.. Üçten fazla yorum, arkadaşlarım da dahil olmak üzere herkese yasak.. Yoksa senin de dediğin gibi yazı önemini kaybediyor ve o yorumlar "chat" sitelerinin sohbet kısmına dönüyor.. Bana kalırsa, kişi kurallarını belirtirse, yorumlar da ona göre olur ve bu çekindiğimiz samimiyetsizlikten kurtuluruz.. "Al gülüm, ver gülüm" meselesine gelince... Bu konuda ne yaparsak yapalım, bize yorum yapan insanın eğer biz yorum yapmazsak belirli bir zaman sonra bize yorum yapmama durumu ortaya çıkıyor.. Karşılıklı çıkar işine dönüyor ve maalesef bu durum, e-günlük yazarlarının en büyük sorunu..
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ness dedi ki…
Demek ki hemfikiriz.. :)

Okumalı, yorumlamalı.. diyoruz ama mazeretimiz vaar.
Çocuk dedi ki…
Ness ;

Ben herkesle hemfikirimdir.. Öyle mübarek bir insanım ki, hiç bir konuda fikrim olmadığı için, her konuda herkesle hemfikir olabiliyorum..:)