son birkaç gündür, hayatı karaladığım her sayfayı defalarca kere açtım....
"kalemimdir" dediğim parmaklarım hiç kıpırdamadı...
müziğini kaybedince çıplak kalmış dizeler gibi içim...
kendi içinde kendine yabancı...
başkalarına tanıdık gelirken, kendi kendine yabancılaşıyormuş insan...
ama yine de "belki" diye bekliyormuş....
sessizliğin aslında ne büyük bir çığlık olduğunu bilip, korkusundan hiç susmuyormuş....
içindeki çığlığı bastırsın diye, dilinden sürekli kelimeler akıyormuş... dili nefes alırken, elleri..bedeni konuşuyormuş...
o kadar çok korkuyormuş ki kendi içindeki yabancıyla başbaşa kalmaktan, kendinden başka herkes olabiliyormuş bir anda...
oysaki yabancılaşma, her bir zerresi kendi içinde mayalanan birşey değil midir?...
korktuğunu söyleyemez ya çoğu kişi, ben o kişilerden olamadım hiçbir zaman...
korkuyorum....
kendi sessizliğimden korkuyorum...Ve kendi sesimden de...
kendim olmaktan korkuyorum...Ve kendim olamamaktan da...
geçen zamandan, dibi görünen şişelerden, sabahın habercisi ezanlardan...
güvenmekten...Ve güven verememekten...
korkuyorum kendimden..Ve senden....
"hiç konuşmadan, anlaşabilir mi insan, bir yabancıyla...."
*****
"kimseye filmi izleyin demiyorum...sadece; ben izledim...Ve ağzımda bıraktığı tat damağımda kaldı, içimde bıraktıkları da yanağımda ki boncuklarda..."
bu yazı beyazın istilasında yayınlandı...

2 Yorumlar
başka dilde aşk gerçekten mükemmeldi bence kesinlikle izlemeye değer ...