Adı, doğal felaketler, tren kazaları ile duyulmaya alışılmış garip ilçemin kaderi şiir ile değişmişti önce. Şairler geldiler yıllardır "suçıktı"nda bol bol şiirler söylediler. Politikacılar geldiler bol bol nutuk attılar. Ancak batının doğusu ilçemde pek değişen birşey olmadı. Her zaman olduğu gibi yine iktidar partileri tulum oy çıkardılar ama tam teşekküllü hastanesinde dr. açığı, okullarında öğretmen açığı bir türlü giderilemedi.
Son yıllarda ekmek kapısı olarak gözüken madencilik ise, maden işçisinin dramı ile tanıştırdı yatırım yoksunu kasabamın insanlarını. 2006 da yitirilen 17canın ardından dün (23 Şubat 2010 saat:18.00) sularında ilçemize yakın bir köydeki maden ocağında ikinci kez yaşanan grizu patlaması sonucu 50 işçi göçük altında kaldı.
Yine ambulans sirenleri yırtınarak çığlık çığlığa böldü geceyi. Şu an 10 kadar işçimiz malesef hayatını kaybetti. 20 kadarı da göçük altında kurtarılmayı bekliyor. Umudumuz böyle kazaların bir daha yaşanmaması ve o kardeşlerimizin bir hayat ışığı ile yeniden aramıza dönmeleri.
Biz ölen kardeşlerimizi yine altından çıktıkları toprağın bağrına gömeceğiz. Yine tv muhabirleri gelecek, yine konuşmalar yapılacak. Yine eşler ağıt yakacak,yine birileri nutuk atacak ve her zamanki gibi Allah sabırlar versin ama ateş düştüğü yeri yakacak...
Sözlerimi 2006daki facia da yazdığım yazının sonundaki bir kaç satırla bitireyim.
"Grizu faciasında yitirdiğimiz kardeşlerimize Allah’tan rahmet kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Onlar da ana babalarının sevgili oğulları, nişanlılarının yada eşlerinin sevgilileri idiler. Onların da gece yatarken üşüyüp üşümediklerini merak eden ebeveynleri, başları ağrısa içleri titreyen eşleri, sevdikleri vardı. Allah hiç kimseyi sevdiklerinden ayrı bırakmasın, kimselere evlat acısı çektirmesin."
Başımız sağolsun..
4 Yorumlar
Rabbim ailelere sabır versin...Evet ateş düştüğü yeri yakıyor ama ne olur artık bu tip ateşler yanmasın ülkemde ...
..ve amin...