- Merhabalar.
- Bu haftaki -daha doğrusu ilk- konumuz lise ve tenefüsler. Liselerde tenefüsler kimine göre şenlik havasındadır, kimine Çehov trajedisi tadında.Zira bi' bina var, bi'kaç öğretmen, ve ortalama miktarda beş yüz ergen. Bu beş yüz ergen, aynı anda tenefüse çıkar. Ve o an bahsi geçen "tenefüs" , beş yüz farklı şekilde tanımlanabilir, çünkü her ergen farklı bir senaryo yazar kendine tenefüs vakitleri. Bütün senaryolara yer vermek imkansız olsa da, belli başlı beş senaryonun üzerinde duracağız bu hafta.
1-) "Azuahahah! Beyler direk kantine! " senaryosu : İçinde zerre üretkenlik olmayan, ama paylaştıkça çoğalan, ve yazarına göre "inanılmaz eğlenceli" bir senaryodur. Senaryonun sahibi, henüz yan sınıftaki eşit ağırlıkçı kızla tanışmamıştır, zira "kantin" hala onun tek aşkıdır. Muhtemelen gelecek sene tanışacaktır, ve bu senaryoya bir son verecektir. (Yazarımızın en mutlu anları bunlar olacaktır,şimdiden söyleyeyim de.)
2-)"Funda'yla aramız bozuk" senaryosu: Senaryomuzun yazarı, bir gece önce sevgilisiyle kavga etmiştir, muhtemelen ilişkinin gidişatı kız tarafının ağzından çıkacak cümlelere bağlıdır, ve büyük ihtimalle bu cümleler iki/üç dakika sonra söylenecektir. Bu tip senaryolar genellikle aynı repliklerle sonlanır:
(tenefüs zili çalar)
-Funda..
-Efendim.
-Yok bişe, tamam.
-Bişi' demeyecek misin?
-Bilmem..
(öğrenci zili çalar)
-Yani??
-Samet, cidden kafam karışık.
(öğretmen zili çalar)
3-)"Off, sınıfına gideceğime mesajlaşırım daha net!. " senaryosu: Senaryomuzun yazarı, son yetmiş iki -72- saattir yan sınıftaki erkek arkadaşıyla mesajlaşmaktadır. Ama yanına gitmeye üşenmektedir, zira kaloriferin üzerinde oturmaktadır, kalkmaya mecali yoktur. Bana kalırsa dakikabaşı telefonun ekranına bakacağına kalkıp yan sınıfa gitse, efendime söyleyeyim adamakıllı beş dakika muhabbet etse daha iyidir,ama bunu gelin de ona anlatın. Son üç yıldır telefonuyla bütünleşmiştir bu senaryonun yazarı. Akılsız başının cezasını parmakları çekmektedir.Gökten düşen üç elmanın biri de senaristimizin GSM operatörünündür.
4-) "Gideyim de diğer dalları bi' ziyaret edeyim" senaryosu: Beş senaryo içinde en ilginci budur. Senaristimiz sayısalcıysa eşit ağırlık sınıfına gider, diğeriyse diğerine. Hayır, işin içinde rekabet/not/stres vs hiçbir faktör yoktur. Senarist büyük ihtimalle lise 1'de büyük bir ikilem içinde kalmıştır, ve "meslek" kavramını "arkadaş" kavramına tercih ederek şu an okuduğu bölümü tercih etmiştir. PÜİK'in son verilerine göre, son dönemlerde sayısalcıların %20si, eşit ağılıkçıların %30'u bu çeşit senaryolar yazmıştır. Ben katsayı karışıklığından şüpheleniyorum. Ancak bu senaryonun da ömrü kısadır, çünkü senaristimiz er ya da geç hormonlarının esiri olarak kendi bölümünden biriyle gönül bağı kuracaktır.
5-)"Bakayım Cihan test çözüyor mu" senayosu: Senaryolar içerisinde en çıkarcı en ikiyüzlü en fena senaryodur. Muhtemelen ortada bi' rekabet vardır ve Cihan bu rekabetin hakkından gelecektir. Şayet Cihan test çözüyorsa, bir şekilde rahatsız edilecektir ya da cazip bir teklifle aşağıya kantine indirilecektir. Bu senaryoda "kanka" ithamı, fazlasıyla yer kaplar. Cihan mı? Onun bir senaryosu yoktur, zira diğer tenefüs de dün tamamlayamadığı geometri testini tamamlayacaktır.
- Genel
- Edebiyat
- __Şiirler
- __Öykü
- __Kitap
- __Mizah
- __Bilim Kurgu
- Makaleler
- __Günlük
- __Denemeler
- __Gazete
- __Köşe Yazıları
- Kültür Sanat
- __Sinema
- __Tiyatro
- Özel Günler
- __23 Nisan
- __Kadınlar günü
- __Anneler günü
- __Babalar günü
- __Sevgililer günü
- __Öğretmenler günü
- Kampanya vs.
- __Anket
- _Röportaj
- _Günün konusu
- _Günün sorusu
- Seyahat
- _Gezi
- _Tatil
- _Fotoğraf
- Spor
- _Yarışma
- Sağlık
- _Yemek

2 Yorumlar