Yine uykusuz gecelerimden biri, sabahı sabah yaptığım gündeyim bugün... Bugün doğan güneşin ışıklarını gözlerimde, sıcaklığını kalbimde hissetmek için uyumadım. Bazen böyle zamanlara ihtiyacım oluyor. Yaşadığım o günleri hatırlatmak için kendime... Yârim gidişine değil bu isyanım gidiş şekline...
Düşünüyorum da ey sevgili nereden nereye geldik. Sevgimiz için ne kapıları kapattık insanların yüzüne, hem de ne kapatmak çarparcasına çıkıp arkamıza bakmadan terk ettik insanları. Çünkü sen vardın hayatımı bir güneş gibi aydınlatan... Su gibi akıp giden zaman yanında asla durmazdı. Biz ki; birbirimiz için ölümü düşündük. Bizim için o kadar güzel bir duygu ki, bazı duyuları bile kör edebilecek nitelikte. Ne fedakârlıklar yaptık aşkımız için. Yeri geldi aşk sözcüğü o kadar ağır bastı ki ailelerimizi bile karşımıza aldık. Çünkü karasevdaydı bizim yaşadığımız. Hani sana derdim ya sen benim canımdan bir parçasın ya can olmayınca beden yaşayabilir mi? Hayır derdin bana ve hiç bırakmayacakmış gibi sarılırdın bana ve yalnız sana mühürlü olan gözlerimden öperdin.
Fakat her şey silinmeye başladı zamanla ama benliğimden nasıl silinecekti bilmiyorum... En savunmasız anlarımda sevgini yüreğimden alıp yarınlarımın kâbusa dönmesini sağladın. Bizi biz yapmaya seni aslında ben yapmaya engel olan neydi. Sen gönlümün sahibiydin, kiracısı değil, ama öyle bir kaçtın ki gönül evimden... Yaşadıklarımı inkâr etmek bana yakışmaz, sevgimi hiçe saymak bana hiç uymaz. Ne anlamı kalırdı o zaman sevmelerimin. Gönlüme eş olduğun zamanları hatırladım... Acıktığımda karnımı doyuran, üşüdüğümde yorgan, yorulduğumda yastık, korktuğumda ışık ve geceyken şimdi ki gibi seni düşündüğümde gündüzüm olurdun... Ne çok şey yaşadık... Şimdi bunları nasıl inkâr edebilirim...
Anlamsız, acıtan bir boşluk vardı yüreğimde. Acıdı bir şeyler yaralı yüreğimde. Döküldü billur taneleri gözlerimden dışarı. Bulutlar koyu siyah bulutlar sardı birden yüreğimi. . Bu şekilde uykusuz kaç gece geçirdim kim bilebilir ki? Bilinemezdi... Tam da bu satırları yazarken gözüm daldı masamdaki takvime. Ve bir dilek tuttum olmayacağını bile bile. Zamanı geri almak mümkün mü? Sonra kafamı çevirdim ve gökyüzüne baktım. Güneş her yeri aydınlatmaya çalışıyordu ve yaşamın kıpırtılarına şahit oldum. Güneşin sessiz yükselişine ve çevresini aydınlatmasına şahit oldu gözlerim. Daha sonra sessizce kolaçan ettim etrafımı. Yalnızdım yarısı yıkılmış gönül duvarımın dibinde. Usulca düzelttim yüreğimdeki yamalı sevgi izlerini.
Merak ediyorum ben neden böyleyim ya da sadece ben mi böyleyim? Üzülünce veya kırılınca dalıyorum şarkıların dünyasına. Ben susuyorum onlar anlatıyor. Her ne kadar ifade etmeye yetmese de bazen yaşananları anlamlı kılabiliyor...
Bir şarkı sözü takıldı dudaklarıma. “Gücün var mı sevgili / Derin sularda inci tanesi aramaya / Cesaretin kaldıysa hala benle aşktan konuşmaya / Söyle canım sevgilim / Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi? / Yorgun gibi bir halin var / Duyguların karışık olabilir mi? / Sil baştan başlamak gerek bazen / Hayatı sıfırlamak / Sil baştan sevmek gerek bazen / Her şeyi unutmak...
Hiçbir şey yarım kalmayacaktı aşkımızda. Kaldıramazdı yüreğimiz bu ağır yıkımı, taşıyamazdı bedenimiz ayrılığın acısını. Ve tut elimi bir kez daha dedim. Yorgun bedenim artık aşamaz engelleri, geçemez hayatın dikenli yollarından. Ne olur kal yanımda sonsuza dek! Aşkımıza kaldığımız yerden devam edelim. Son durağın neresi olduğunu bilmeden geliyorum sana. Ya sen ya da sonsuzluk...
Bu aşkı yaşamak için çok uğraştık daha doğrusu çok uğraştım. Ama kaldıramadık sınırlarımızı. Bütün değerlerimizi tepe taklak ettik. Biliyor musun? Ben çok özledim… Kollarında olmayı, teninin kokusuyla düşlere dalmayı, sana takılmayı, sevdiğin sevmediğin ne varsa sıralamayı, yanaklarına öpücükler kondurmayı, kısık gözlerini, sesini, konuşmanı… Her şeyi yapardım o tatlı gülüşünü defalarca seyretmek için. Ve yaşananlar ne olursa olsun ben seni çok ama çok özledim bana aşkım demeni çok özledim. Biliyorum zamanın ortasındayım. Ne bir adım geri ne de bir adım ileri atabilirim. İlk olmanın verdiği cesaretle sarılmış öylece kalmışım. Ama aşkın içine geldi oturdu hüzün…
Yine de sevmesini beceremedik işte sen bana fazla ben sana az geldim. Gidiyor işte gelip geçiyor olanların hepsi. Aşkın içimde büyüyor, hüzünlerin içerisinde boğuluyor acı çekiyor. Gözyaşlarım akıyor durdurmak imkânsız. Yaklaşan hüzün vaktimi yaklaşan hüsran mı? Oysa aslında en güzel zamanlardı senin ve benim olduğum zamanların ortası. Zamanın ortasındayım demiştim sen de sormuştun ne demek diye söylüyorum işte ömrümün ortasında yaşamaya çalıştığım aşkın tam ortasındayım acısıyla tatlısıyla büyüterek. Ve diyorum işte yaşlar dökülüyor. Yaklaşan hüzün mü yoksa ayrılık mı?
Artık aşk eziliyor sevgi bitiyor işte. Ben bağıramıyorum oysa boğazım düğüm düğüm. Biliyorum içim bu defa çok kötü. Dakikalar geçtikçe yüreğim acıyor, gözyaşlarım hızlanıyor hatta büyüyor. Şimdi zamanın ortasındayım. Defalarca söyledim sana kendimi yalnız hissediyorum diye oysa sen yalnızım diye hep sırtını döndün. Evet, işte oluyor bu defa çok farklı şeyler oluyor. Artık bize yaklaşan hüzün…
Evet, zor oldu hem de çok zor oldu. Sana sarılmadan öylece arkana bakmadan çekip gitmen. Ya ben seninle dolu yüreğimi sana kapatıp giderken neler hissettim nelerden vazgeçtim bilemezsin. Şehrin senle olan her yeri büyük acılarla dolu, yüreğimin en büyük düşmanı anılar… Ama bir de yapılan yanlışlar var. Karşılıklı yapılan hatalar… Sevginin aşkın bittiği yerler… Bunları da düşünüyorum. Sevginin yerini nefrete saygının ise yerini ihanete bıraktığı zamanlar… Artık sen kendine mavi kendine beyaz dünyanda teksin… Yalnızız şimdi nerede nasıl ne halde olduğunu bilmek istemiyorum. Belki de acıların içerisinde boğulmaktan korkuyorum. Yakıyorum senle olan her şeyi, yakıyorum yüreğimi yakıyorum içimi ama her şeye rağmen seni çok… Yolun açık olsun geçmişimin ışığı, yolun açık olsun yüreğimin bekçisi… Aşkımız gururun biz ise kelimelerin altında ezilmeye mahkum olduk...
Kırıklarla dolu şu yüreğim, senden gelecek bir sözü bir kelimeyi daha kaldıramıyor artık. Aramıza neler girdi neler oldu da biz bu hale geldik bilmiyorum bilemeyeceğim de… Kal diyemedim sana çünkü kaldığın yerde hep acı hep hayal kırıklıkları… Biliyorsun beni içindeki kadar sevemedin. İçini hiçbir zaman açamadın. Ben sevdim sen kaçtın… Sevdirmediler işte seni bana… Bir bilsen kırıklarla dolu şu kalbimdeki yerini ve çaresiz çırpınışlarını… Keşke demek istemiyorum bilirsin hiç sevmem ama giderken güzel sözlerle sarıp sarmalamak isterdim seni…
Ama olmadı olmuyor işte… Sessizce hayatımdan çıkıp giderken sen, gururu bir kenara bırakmıyoruz bırakamıyoruz… Yüreğimin kırgınlıkları olsa gerek nedeni… Bir anlam taşır mı taşan gözyaşlarım bilmiyorum ama ağır geliyor be ömrümü adadığım aşkın sevginin acımasızca bitmesi… Bir bilsen kırıklarla dolu yüreğimin çektiği acıları, yaşadıklarımı, çırpınışlarımı bir bilsen… Zamanı unutup senin için verdiğim mücadeleyi ama nerden bileceksin ki… Hep ben dedin… Ah bir bilsen yüreğimdeki kırgınlıklarımı, bir bilsen neler çektiğimi. Ama bir şeyi iyi bil giderken önce güzel sözlerle sana sarılıp daha sonra gitmeni isterdim
Sen dünyasın, sen eşi benzeri olmayansın sen daha sayamadığım birçok şeysin ama bir tek yârim değilsin… Benim değilsin… Seni öyle çok sevdim ki ama sen… Sevdirtmediler sana sevemedin beni uçup giderken yüreğimden…
- Genel
- Edebiyat
- __Şiirler
- __Öykü
- __Kitap
- __Mizah
- __Bilim Kurgu
- Makaleler
- __Günlük
- __Denemeler
- __Gazete
- __Köşe Yazıları
- Kültür Sanat
- __Sinema
- __Tiyatro
- Özel Günler
- __23 Nisan
- __Kadınlar günü
- __Anneler günü
- __Babalar günü
- __Sevgililer günü
- __Öğretmenler günü
- Kampanya vs.
- __Anket
- _Röportaj
- _Günün konusu
- _Günün sorusu
- Seyahat
- _Gezi
- _Tatil
- _Fotoğraf
- Spor
- _Yarışma
- Sağlık
- _Yemek

1 Yorumlar
okudukça inan çok üzüldüm, hani derlerya sözün bittiği an dicek bişey gelmiyor gelse bile senin yüreğini yaslamıcak senin içindeki fırtınları dindirmicek ama kendini çok fazla yıpratma üzme, bırak kendini zamana kendini...
zaman yaralarını sarcaktır...
içimdende geçmiyor değil biryandan sölesemmi sölemesemmi diye düşünüyorum ama belki tekrardan bir araya gelmeniz umuduyla...
saygılarımla...