"ABLA"YA GÖRE HAL VE GİDİŞ 9

Okuduklarını son zamanda bilimkurgu ve polisiye ile sınırlandırmışa benzeyen "abla"dan bir kaç kitap:

Artemis yayını "Vedaya Zaman Yok" ile Koridor Yayıncılık yayını "Psikoz": Amerikan polisiyelerindeki, bazısı aşırı, -bilmemnesine süt ekleyip yedi, ayağına bilmemnesini giydi türünden- reklamın dozu zaman zaman sabrını zorlasa da "abla", Barclay Linwood'un yazdığı bu iki kitabın öyküsündeki orijinal fikirleri beğenir. Psikoz çok daha usta işi görünür, o yüzden "abla" meraklısına, önce Vedaya Zaman Yok'u ardından Psikoz'u okumasını önerir.

Doğan Kitap'tan "Kutudaki Canavar", "abla"nın eski ve verimli yazar Ruth Rendell'ı tanımasını sağlar. İşlediği cinayetler neredeyse sadece şüpheye dayanan bir adamın icraatını, yıllara yayılan araştırma sonucu sabırla kanıtlayabilen polisi izleyen kitap, olaylar çerçevesinde insan psikolojisini ince ince, -karakteri, "eee, yani ne olmuş?" sabırsızlığındaki "abla"ya zor gelen biçimde- yavaş yavaş ortaya koyar. Derinleşmekten, ayrıntılara dalmaktan hoşlanan okurun bayılabileceği türden bir kitap. 

İthaki Yayını, "Üç Cisim Problemi" Çin'den, ödüllü bir bilimkurgu, yazarı Cixin Liu; ülkenin siyasi tarihiyle paralel, yıllara yayılan öyküyü "abla"nın çok beğendiği biçimde anlatır. Bilgisayar oyunlarındaki zaman, "insanların kurutulup, sulandıkları" mekân incelikleri hayranlık uyandırıcıdır. Uzaylıların böcek yaklaşımıyla kaba saba polisin temsil ettiği insanın böcek yaklaşımı ilginçtir. Hakkında çok daha fazlasını yazabilecekken "abla" sessizleşir, keşfin tadını okuyucuya bırakır.

Yine İthaki'den Adalet; Ann Leckie'nin yazdığı bol ödüllü bu bilimkurguda, hafifçe Uzakdoğu'yu, Orta Asya'yı hatırlatan mekânda çok uzun bir zamana yayılmış öyküde, konduğu yara üzerinden tedavi bittiğinde düşen iyileştiriciler, kopan el-ayakların geri kazanılması türünden fikirler oldukça yeni. Ama asıl parıldayanı, öykünün baş aktörü; bir uzay gemisiyken ardından yirmi -komutanın yanındayken aynı anda meydanın ötesinde tapınağı kolladığını gördüğü ve yine aynı anda yukarı mahallede isyanı önlemeye çalışan bir kaç- bedende insan olup en sonunda bire inen, -vatandaş olmak için gerekli vasfı kitabın bitiminde kazanan- 19 yılı da bu tek insan bedeninde yaşayan bir bilinç. Ve bir de kendisini binlerce kere çoğaltıp sonrasında kendine karşı savaşan diktatör. "Abla" üçlemenin ilki Adalet'i beğenirse de, Üç Cisim Problemi'ni bir adım öne koyar.

Özellikle bilimkurgu yapıtları "abla"ya göre, hayat denilen, ...meli, ...malı'larla giderek daralmakta kutulara pencereler açabilecek, yarın öbür gün ihtiyaç duyulabilecek yeni bakış açıları kazandırabilecek önemde güzel kitaplar.












 

Okuduklarını son zamanda bilimkurgu ve polisiye ile sınırlandırmışa benzeyen "abla"dan bir kaç kitap:

Artemis yayını "Vedaya Zaman Yok" ile Koridor Yayıncılık yayını "Psikoz": Amerikan polisiyelerindeki, bazısı aşırı, -bilmemnesine süt ekleyip yedi, ayağına bilmemnesini giydi türünden- reklamın dozu zaman zaman sabrını zorlasa da "abla", Barclay Linwood'un yazdığı bu iki kitabın öyküsündeki orijinal fikirleri beğenir. Psikoz çok daha usta işi görünür, o yüzden "abla" meraklısına, önce Vedaya Zaman Yok'u ardından Psikoz'u okumasını önerir.

Doğan Kitap'tan "Kutudaki Canavar", "abla"nın eski ve verimli yazar Ruth Rendell'ı tanımasını sağlar. İşlediği cinayetler neredeyse sadece şüpheye dayanan bir adamın icraatını, yıllara yayılan araştırma sonucu sabırla kanıtlayabilen polisi izleyen kitap, olaylar çerçevesinde insan psikolojisini ince ince, -karakteri, "eee, yani ne olmuş?" sabırsızlığındaki "abla"ya zor gelen biçimde- yavaş yavaş ortaya koyar. Derinleşmekten, ayrıntılara dalmaktan hoşlanan okurun bayılabileceği türden bir kitap. 

İthaki Yayını, "Üç Cisim Problemi" Çin'den, ödüllü bir bilimkurgu, yazarı Cixin Liu; ülkenin siyasi tarihiyle paralel, yıllara yayılan öyküyü "abla"nın çok beğendiği biçimde anlatır. Bilgisayar oyunlarındaki zaman, "insanların kurutulup, sulandıkları" mekân incelikleri hayranlık uyandırıcıdır. Uzaylıların böcek yaklaşımıyla kaba saba polisin temsil ettiği insanın böcek yaklaşımı ilginçtir. Hakkında çok daha fazlasını yazabilecekken "abla" sessizleşir, keşfin tadını okuyucuya bırakır.

Yine İthaki'den Adalet; Ann Leckie'nin yazdığı bol ödüllü bu bilimkurguda, hafifçe Uzakdoğu'yu, Orta Asya'yı hatırlatan mekânda çok uzun bir zamana yayılmış öyküde, konduğu yara üzerinden tedavi bittiğinde düşen iyileştiriciler, kopan el-ayakların geri kazanılması türünden fikirler oldukça yeni. Ama asıl parıldayanı, öykünün baş aktörü; bir uzay gemisiyken ardından yirmi -komutanın yanındayken aynı anda meydanın ötesinde tapınağı kolladığını gördüğü ve yine aynı anda yukarı mahallede isyanı önlemeye çalışan bir kaç- bedende insan olup en sonunda bire inen, -vatandaş olmak için gerekli vasfı kitabın bitiminde kazanan- 19 yılı da bu tek insan bedeninde yaşayan bir bilinç. Ve bir de kendisini binlerce kere çoğaltıp sonrasında kendine karşı savaşan diktatör. "Abla" üçlemenin ilki Adalet'i beğenirse de, Üç Cisim Problemi'ni bir adım öne koyar.

Özellikle bilimkurgu yapıtları "abla"ya göre, hayat denilen, ...meli, ...malı'larla giderek daralmakta kutulara pencereler açabilecek, yarın öbür gün ihtiyaç duyulabilecek yeni bakış açıları kazandırabilecek önemde güzel kitaplar.












 

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"