Çocuktum



Çocuk olmak değiştirilmiş şehir ismi gibi harcanmış bir şey şimdi.Buruşturulmuş topal karınca duasıyla tezgâh kuranlar, gözleriyle zifiri karanlıkta yutuyor onları. Terliğinin tekini kaybedince diğerini de çıkarıp koşan çocuklara rastlamak mümkün değil. On yaşındaki bir kız çocuğu boyundan büyük sancıyla rahminden çıkan bebeğe baktığında ölüyor insanlık. Öldürülüp su deposuna atıldığında altı yaşındaki başka bir çocuk ve hâlâ güncelse tüm bu yaşananlar koca ülkede de hoşgörülüyorsa telafisi mümkün olmayan acılar, insanlığın kabri yapılsın artık!
Engelli yavrunun iç çamaşırına değdiyse makatından akan kan, tecavüze uğradığı halde sırf durumundan dolayı anasının hukuk mücadelesi hiçe sayılıyorsa, yüksek makamlar alçaktakini eziyorsa ve bir kereden bir şey olmaz cümleleri dökülüyorsa pas tutmuş ağızlardan, çürümeye bırakılmış insanlığı kaldırın da gömün artık!
Dini ile ibadeti yaşam felsefesi haline getirenler, onlarca çocuğa hayvan pornosu izletip nafile bir adımla geri gidemeyen canların üzerine yürüyüp onları acıtıyorsa fikrin ve hüznün dini kurulsun artık!

Geleceğin mefahiri olarak gördüğünüz, lastiği eline bilezik yaptığınız çocuklar vardı ya hani, şimdi diri diri yakılmış, parçalanmış, tecavüze uğramış bedenleriyle tapınaklarınızda size beddua okuyorlar. Yankılanıyor sesleri ve bir kadın babasından çekiyor eteğini,”elini çek üzerimden!” diyor dökülen dişlerini yerden toplarken kan çanağı olmuş gözleriyle bakıyor adama, “bu kaçıncı saldırı?” diye soruyor. Dölleniyor rahminde babasından olma evlatları, yarılıyor kalbi kadının henüz on altı yaşında duruyor kan akışı.
Bebeğini öldürüp saklayan bir başka cani, cezai indirim istiyor; aklının başında olmadığına yemin ediyor,matematiğin intiharıyla saçma sapan geçiyor zaman. Sonuç hüsran!

Yaralandıysa çocuk ruhunun derinliklerinde bir yerden ve inandıysa semitik ilahilere, aile diye bildiği insanlara yem olduysa günün birinde,öğretmeninin tecavüzünden kaçarken ağabeyine yakalandıysa, gidecek yeri kalmadıysa, yaşayan bir insanlık aradıysa, düştüyse çukura boğulduysa belleğinizden silin bir canlı olduğunuza dair inandığınız her şeyi,çünkü siz de uyudunuz derin rüyalara daldınız, çocuğun iltihaplandı açık yarası.

Çocuktum.Yuvamdaydım.Okuldaydım.Yetimhanedeydim. Vakıftaydım.Korunmasızdım.Yataktaydım.Yüzüm duvara dönük,sırtım yatağa; susandım susturulandım.
Devletin malıydım. Devletin okulunda ırzına geçilen, cümlenin ortasında kusandım. Dayanamazdım sonra çığlık atmayı öğrenmen gerekiyor dediler. Şaşkınlıkla gözlerinin içine baktım; bunca arbedenin içinde oradan oraya koşarken, kendime sığınacak bir yer ararken, sokakta cinayete kurban gittiysem cesedimle feryat edemezdim.

Sizin dünyanıza ayak uyduramadım bayım! Çocuklara iyi davranmayı öğrendiğiniz vakit, tekrar doğacağım.


Çocuk olmak değiştirilmiş şehir ismi gibi harcanmış bir şey şimdi.Buruşturulmuş topal karınca duasıyla tezgâh kuranlar, gözleriyle zifiri karanlıkta yutuyor onları. Terliğinin tekini kaybedince diğerini de çıkarıp koşan çocuklara rastlamak mümkün değil. On yaşındaki bir kız çocuğu boyundan büyük sancıyla rahminden çıkan bebeğe baktığında ölüyor insanlık. Öldürülüp su deposuna atıldığında altı yaşındaki başka bir çocuk ve hâlâ güncelse tüm bu yaşananlar koca ülkede de hoşgörülüyorsa telafisi mümkün olmayan acılar, insanlığın kabri yapılsın artık!
Engelli yavrunun iç çamaşırına değdiyse makatından akan kan, tecavüze uğradığı halde sırf durumundan dolayı anasının hukuk mücadelesi hiçe sayılıyorsa, yüksek makamlar alçaktakini eziyorsa ve bir kereden bir şey olmaz cümleleri dökülüyorsa pas tutmuş ağızlardan, çürümeye bırakılmış insanlığı kaldırın da gömün artık!
Dini ile ibadeti yaşam felsefesi haline getirenler, onlarca çocuğa hayvan pornosu izletip nafile bir adımla geri gidemeyen canların üzerine yürüyüp onları acıtıyorsa fikrin ve hüznün dini kurulsun artık!

Geleceğin mefahiri olarak gördüğünüz, lastiği eline bilezik yaptığınız çocuklar vardı ya hani, şimdi diri diri yakılmış, parçalanmış, tecavüze uğramış bedenleriyle tapınaklarınızda size beddua okuyorlar. Yankılanıyor sesleri ve bir kadın babasından çekiyor eteğini,”elini çek üzerimden!” diyor dökülen dişlerini yerden toplarken kan çanağı olmuş gözleriyle bakıyor adama, “bu kaçıncı saldırı?” diye soruyor. Dölleniyor rahminde babasından olma evlatları, yarılıyor kalbi kadının henüz on altı yaşında duruyor kan akışı.
Bebeğini öldürüp saklayan bir başka cani, cezai indirim istiyor; aklının başında olmadığına yemin ediyor,matematiğin intiharıyla saçma sapan geçiyor zaman. Sonuç hüsran!

Yaralandıysa çocuk ruhunun derinliklerinde bir yerden ve inandıysa semitik ilahilere, aile diye bildiği insanlara yem olduysa günün birinde,öğretmeninin tecavüzünden kaçarken ağabeyine yakalandıysa, gidecek yeri kalmadıysa, yaşayan bir insanlık aradıysa, düştüyse çukura boğulduysa belleğinizden silin bir canlı olduğunuza dair inandığınız her şeyi,çünkü siz de uyudunuz derin rüyalara daldınız, çocuğun iltihaplandı açık yarası.

Çocuktum.Yuvamdaydım.Okuldaydım.Yetimhanedeydim. Vakıftaydım.Korunmasızdım.Yataktaydım.Yüzüm duvara dönük,sırtım yatağa; susandım susturulandım.
Devletin malıydım. Devletin okulunda ırzına geçilen, cümlenin ortasında kusandım. Dayanamazdım sonra çığlık atmayı öğrenmen gerekiyor dediler. Şaşkınlıkla gözlerinin içine baktım; bunca arbedenin içinde oradan oraya koşarken, kendime sığınacak bir yer ararken, sokakta cinayete kurban gittiysem cesedimle feryat edemezdim.

Sizin dünyanıza ayak uyduramadım bayım! Çocuklara iyi davranmayı öğrendiğiniz vakit, tekrar doğacağım.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"