* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Life of Pi (2012)

Pi'nin Yaşamı


2013 Oscar ve Altın Küre’nin gözde adaylarından biri olacağı kesinleşen Pi’nin Yaşamı, görsel şölen ve ilgi çekici senaryosuyla karşımıza çıktı. 28 Aralık’ta Türkiye’de gösterime giren filmi Cumartesi ilk seansta izlemek için koşarak sinemanın yolunu tuttum. Sonuç: 127 dakikalık bir başarı. Yönetmen koltuğunda Oscar, Altın Küre ve Bafta’nın bol ödüllü yönetmeni Ang Lee oturuyor. Kendisini “Pushing Hands”, “The Wedding Banquet”, “Eat Drink Man Woman”, “Sense and Sensibilty”, “The Ice Storm”, “Crouching Tiger, Hidden Dragon”, “Hulk”, “Brokeback Mountain” projelerinden hatırlayabilirsiniz. Yann Martel’in 2001 tarihli aynı adlı romanından David Magee senaryoya uyarlamıştır. ABD yapımının baş rollerinde Suraj Sharma, Irrfan Khan, Tabu, Adil Hussain yer alıyorlar. Macera ve dram türündeki filmin bütçesi 120 milyon $ açıklandı. Hasılatıysa şimdiden 235 milyon $’ı geçmiştir.

 Hindistan’dan Kanada’ya giden bir yük gemisi, trajik şekilde batar. Geriye sadece 5 canlı sağ kalır: Bir sırtlan, bir zebra, bir orangutan, bir kaplan ve Pi isimli 16 yaşında Hintli bir genç. Koskoca Pasifik Okyanus’unun ortasında bu 5 canlı ufak bir filikada nasıl yaşam mücadelesi verebilir?

Mychael Danna’nın üstlendiği müzik çalışmaları çok ön plana çıkmıyor. Filmin en dikkat çekici özelliği görselliği olduğu için müziğin arka planda kalması daha yerinde bir tercih görünüyor. Tabi şu da var. Ana karakter Pi’nin dine bakış açısı göz önüne alındığında mistik havada müzik hiç fena durmayabilirdi. Mevcuttaki gayet güzeldi, lakin bir adım daha önde olmalı mıydı yoksa böylesi kafi mi? Seyirciyi hafiften muallakta bırakıyor. Mekan okyanus, dekor da filikadan ibaret olunca fakir bir tasarım olduğunu asla düşünmeyin. Hikayenin okyanusta geçenler dışında anlatılanlar oldukça zengin tasarımlardan, kostümlerden, mekanlardan oluşuyor. Hindistan’ın farklı bölgeleri, Kanada ve Tayvan mekan olarak seçilmiştir. Ang Lee, teknolojiyi son damarına kadar kullanıyor. Kamera açıları, görüntü teknolojisi, renk ve kontrast ayarları, sahne geçişleri can alıcı duruyor. Bu projenin 3D olmasından başka seçeneği yoktu sanki. Çoğu filmde boş yere kullanılsa da Pi’nin Yaşamı’nda kaçınılmaz bir seçimmiş. Okyanusun ortasındaki renk şöleni, mavi ve yeşilin tüm tonları, ışığın cazibesi izleyen herkesi en az benim kadar büyülediğine eminim.
Pi’nin Yaşamı, sinemada hayat bulmadan önce tiyatroda da uyarlanmıştır. Senaryonun ne kadar cezbedici olduğunu varın siz düşünün. Kurgu hayli tatmin edicidir. Sizi öyküye çok iyi hazırlıyor. Üstelik keyifli anlatımı da tebessümü yüzünüzden eksik etmiyor. Ana konuya gelmeden önce mitoloji ve din üzerinden yoğun bir geçiş yapılıyor. İnanç sorgulamasını güzelce ele alsa da projenin devamında (sonu hariç) biraz arkada kalıyor. Zaman zaman bir iki cümleyle gündeme geliyor, o kadar. Kitabı okumadığım için beni en çok şaşırtan kısmı ise sonu oldu. Konunun tekrar inançla bağlanması, bu ilginç sona ayrı bir renk katıyor.

IMDB’den 8.4, Rotten Tomatoes’tan da 89 almıştır. 2013 Oscar ve Altın Küresi’nde adından söz ettireceği aşikar. Ang Lee, adını gene konuşturacak. Daha önce hiç oyunculuk yapmayan Suraj Sharma, Pi karakterini harika canlandırıyor. 19 yaşındaki Hindistan doğumlu Sharma, Hollywood’a bu performansıyla göz kırpıyor. 1967 Hindistan doğumlu usta oyuncu Irrfan Khan seçimi ise Ang Lee’nin bu proje için attığı en doğru adımlardan biri diyebilirim. Bir yanda siftahsız bir oyuncu, diğer tarafta oyunculuğundan şüphe duyulmayacak, mimik ve hareketleriyle sizi öyküye bağlayacak Khan var. 50’den fazla sinema filminde yer alan oyuncuyu “A Mighty Heart”, “Slumdog Millionaire”, “New York, I Love You”, “Knock Out” filmlerinden hatırlayabilirsiniz.

Not: “Pi’nin Yaşamı’nı DVDsi çıkınca seyrederim” derseniz çok şey kaybedersiniz. Bu film, 3D teknolojisiyle sinemada seyredilmeli!

http://seyirci-koltugu.blogspot.com/

Bizi de Okusana ;) × +