2013!!

Yine bir yeni yıl yazısı ile karşınızdayım. Geçen senelerdeki yazılarımı okuyanlar bilir yeni yıllardan pek haz etmediğimi. Çünkü yeni bir yıl kavramı pek bana göre değildir. Hani yeni bir yıl gelir ve her şey değişir diye bir şey de yoktur. İnanmam bunlara hatta zamanın herhangi bir yerinde bu şekilde bir döngü de olmaz. Hayat aynı şekilde devam eder. Yeni yılların tek bir faydası vardır 31 Aralık ve 1 Ocak tatil olur. Bunun haricinde hiçbir faydası yoktur. Yıl kavramı sadece zamanı anlayabilmek adına ortaya çıkan bir kavramdır ve dünyanın güneşin etrafında bir tam tur dönmesi anlatır. 2011 de aynı şekilde güzeldi. 2007'yi de pek severdim. 2008 çok güzel olmasa da iyiydi yine. 2009 zordu. 2012 çok çok zordu, zaman akmak bilmedi. 2013 de zor olacak. Çünkü zaman devam ediyor. Karikatüre edildiği gibi 2012 yaşlı bir dede olup gitmeyecek. Devam eden bir zaman var ve bütün o yıl isimleri bizim uydurduğumuz bir şeyler. Bana göre de çok gereksiz. Niye hesaplarız ki zamanı? Kaç yıl geçmiş kaç yıl, kalmış kimin umurunda. Biz yaşamaya baksak ve aşkı, mutluluğu, sağlığı, parayı ve diğer her şeyi kendimiz kazanmaya çalışsak. Yoksa yeni yılda Neptünün veya Satürnün konumunu hesaplarken buluruz kendimizi. Bu da çok saçmadır ki bu hiç konuya girmek istemiyorum. Konunun dışına çok saparım sonra.

Şimdiye kadar bütün yazılarımda "ben yeni yıla sevinmem geçen yıllara üzülürüm" demiştim ve aynı şeyi tekrarlamak istiyorum. Ben geçen seneye üzülüyorum. Kaybettiğimiz onca şeye, kırılan hayallerime, darmadağın olan hayatıma, yitirdiklerimize, mutsuz geçen günlere, bütün güzel anılara kısaca hepsine üzülürüm. Düşünsenize bitti onlar. Artık onları daha güzel hale getiremeyiz. Bunun yıllarla da alakası yok ben geçen anlara üzülürüm. Çünkü hepsini daha güzel yaşayabilirdim. Bu yüzden yeni yıl benim için eğlenme değil de düşünme zamanıdır. Daha güzel nasıl yaşayabilirimi düşünme zamanıdır. Nasıl daha az hata yaparımı düşünürüm hep ve nasıl daha fazla mutlu olurum. Eğer bunları düşünmezsem yeni yıl da aynı eskisi gibi olur.

Çok karamsar yazmış gibi görünebilirim ama umutluyum ben. Yeni yıl dair bir umut değil ama bu ben gelecekten umutluyum. Yarından da umutluyum veya geçen günlerin geçmiş yarınlarından umutluydum. Yoksa yılların ismi değişse de hiçbir şey değişmiyor. Değişen bir tek şey var o da bizleriz ve bizler yıllarla değil anlarda değişiriz. İsteyen eğlenebilir elbette ama ben geçen anlarıma ağlamayı tercih ediyorum her ne kadar beceremesemde. Eksik yaşanmışlar, söylenmemiş kelimeler falan. Neyse düşünmeyelim bunları malum 2013 gelmiş her şeye sıfırdan başlıyor ya hani boşverelim, düşünmeyelim.

Gelenekselleşmiş bir sözle bitirmek istiyorum yazımı "Mutlu yıllar hepinize, umarım yeni yıl herkese güzellikler getirir. Umarım anlarınız çok daha güzel ve anlamlı olur."  Klişelerden birini söylediğime göre artık gidebilirim. "Yarın görüşmek üzere" bunu yapmasaydım gece uyuyamazdım, bu da adettendir affedin beni :))

düş mezarlığı

Yine bir yeni yıl yazısı ile karşınızdayım. Geçen senelerdeki yazılarımı okuyanlar bilir yeni yıllardan pek haz etmediğimi. Çünkü yeni bir yıl kavramı pek bana göre değildir. Hani yeni bir yıl gelir ve her şey değişir diye bir şey de yoktur. İnanmam bunlara hatta zamanın herhangi bir yerinde bu şekilde bir döngü de olmaz. Hayat aynı şekilde devam eder. Yeni yılların tek bir faydası vardır 31 Aralık ve 1 Ocak tatil olur. Bunun haricinde hiçbir faydası yoktur. Yıl kavramı sadece zamanı anlayabilmek adına ortaya çıkan bir kavramdır ve dünyanın güneşin etrafında bir tam tur dönmesi anlatır. 2011 de aynı şekilde güzeldi. 2007'yi de pek severdim. 2008 çok güzel olmasa da iyiydi yine. 2009 zordu. 2012 çok çok zordu, zaman akmak bilmedi. 2013 de zor olacak. Çünkü zaman devam ediyor. Karikatüre edildiği gibi 2012 yaşlı bir dede olup gitmeyecek. Devam eden bir zaman var ve bütün o yıl isimleri bizim uydurduğumuz bir şeyler. Bana göre de çok gereksiz. Niye hesaplarız ki zamanı? Kaç yıl geçmiş kaç yıl, kalmış kimin umurunda. Biz yaşamaya baksak ve aşkı, mutluluğu, sağlığı, parayı ve diğer her şeyi kendimiz kazanmaya çalışsak. Yoksa yeni yılda Neptünün veya Satürnün konumunu hesaplarken buluruz kendimizi. Bu da çok saçmadır ki bu hiç konuya girmek istemiyorum. Konunun dışına çok saparım sonra.

Şimdiye kadar bütün yazılarımda "ben yeni yıla sevinmem geçen yıllara üzülürüm" demiştim ve aynı şeyi tekrarlamak istiyorum. Ben geçen seneye üzülüyorum. Kaybettiğimiz onca şeye, kırılan hayallerime, darmadağın olan hayatıma, yitirdiklerimize, mutsuz geçen günlere, bütün güzel anılara kısaca hepsine üzülürüm. Düşünsenize bitti onlar. Artık onları daha güzel hale getiremeyiz. Bunun yıllarla da alakası yok ben geçen anlara üzülürüm. Çünkü hepsini daha güzel yaşayabilirdim. Bu yüzden yeni yıl benim için eğlenme değil de düşünme zamanıdır. Daha güzel nasıl yaşayabilirimi düşünme zamanıdır. Nasıl daha az hata yaparımı düşünürüm hep ve nasıl daha fazla mutlu olurum. Eğer bunları düşünmezsem yeni yıl da aynı eskisi gibi olur.

Çok karamsar yazmış gibi görünebilirim ama umutluyum ben. Yeni yıl dair bir umut değil ama bu ben gelecekten umutluyum. Yarından da umutluyum veya geçen günlerin geçmiş yarınlarından umutluydum. Yoksa yılların ismi değişse de hiçbir şey değişmiyor. Değişen bir tek şey var o da bizleriz ve bizler yıllarla değil anlarda değişiriz. İsteyen eğlenebilir elbette ama ben geçen anlarıma ağlamayı tercih ediyorum her ne kadar beceremesemde. Eksik yaşanmışlar, söylenmemiş kelimeler falan. Neyse düşünmeyelim bunları malum 2013 gelmiş her şeye sıfırdan başlıyor ya hani boşverelim, düşünmeyelim.

Gelenekselleşmiş bir sözle bitirmek istiyorum yazımı "Mutlu yıllar hepinize, umarım yeni yıl herkese güzellikler getirir. Umarım anlarınız çok daha güzel ve anlamlı olur."  Klişelerden birini söylediğime göre artık gidebilirim. "Yarın görüşmek üzere" bunu yapmasaydım gece uyuyamazdım, bu da adettendir affedin beni :))

düş mezarlığı

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"