Çözülmemiş gizemlerinizi atmayın, değerlendirin!


Şaka değil.
Ben başladım.
Dünyadaki en büyük gizemden yola çıkarak her şeyi değiştirecek bir icat yapmak üzereyim.
Merakınızı klavyenin tuşlarında hissediyorum yemin ederim.
Çünkü evet, ondan bahsediyorum. Minik gizemli teknoloji.
Cebimizde ne yaptığı belli olmayan, girdiği gibi çıkmayı reddeden, hayata karşı duruşunu koruyan, materyalist obje.
Kulaklık kablosu!
Ne istiyor: bilmiyoruz.
Davranış modeli: çözülemedi.
Hem kontrolümüzde, hem özgür ve aykırı.
İşte;
Günümüzde ateyizlerin bile toplantı salonlarını terk ettiği soru.
Bir Paranormal.

Peki bu tespit ne işe yarayabilir?
Böylesi bir veriyi, sahsına yakışır biçimde kullanmak icab eder.
Bu sistem öylesine harmanlanmalı ki, yer gök inlesin.
Derken derken aklıma geldi.
Bir bilim adamından neyim eksik?
Bilgilerimle dünyayı ele geçirmeye bir beyaz önlük uzaktayım.
Zihnimde belirdi… Dünyayı ele geçir tuşu.

Bu tuş sayesinde gözyaşları dinecek, bükük boyunlar dikilip, gripler iyileşecek.
Bu tuşu dünyanın bütün meşhurları bekliyor, evet.
İngiltere kralı, rahmetli başkan kennedy, taçsız kral pele, bekenbavuver, kaleci mayer, nadja komanaçi, bricit bardot, fenerbahçeli cemil.
Hepsi umutlarını bu tuşun nimetlerine bağladılar.
Ama üzülmek yok, sıkılmak yok.
Önce;
Kulaklık kablosunun kimliğindeki o şuursuz öz çözülmeli.
İnceliycez. Gece gündüz. Her yerini. Foton foton.
Sennheiser’ı kaçırıp ıslak havluyla dövücez.
Bir bir anlatacak.
Bulduğumuz bu özü; mikro cımbızlar, kuantumsal sistemler, yapay zekalar, şamanik düstur ve iman gücüyle içinden çekecek ve altın oranda dünya magmasına enjekte edicez. En doğru adamı biliyorum bunun için; kimsenin anlayamadığı, ‘bu’ olmayan adam ‘Ali Ağaoğlu’. Çünkü o herkes mutlu olsun istiyor, ayrıca daha iyi, daha güzel projeler peşinde. Bunu duyduğu an üzerine atlayıp, ormanlara koşacağına eminim. Sarıyer belediyesi sponsorluğunu da ayarlar bize. Pratik adam.
Güzeeel.
Kaynak gözlüklerini de takıp, ağa’yı magmaya sarkıtırız.
Özü enjekte ettikten sonra, kontrol mekanizması da bir tuşa bağlanacak. En son ayfon 6 aplikasyonuynan nihayete erdiririz gibi geliyor. Aplikasyon tek tuştan oluşacak. Bi basımlık.
Ama kilitli. Parolası var, şiirli.
Ve sadece doğru hissi yakaladığında açılacak.
Yeterli istek ve arzu ile aynı anda hem sevgiliye hitap eder gibi yumuşak tonunu, bir yandan ‘yetti bu dünyanın kahrı’ serzenişi taşıyacak.
İşte bu sesin enerjisi molekül molekül algılanınca sistem açılıp, düğme basılır hale gelecek.
Tek bir kere, tek bir kişi için.
Telaş yok. Tabi ki, hepimiz deniycez.
Susuz, sabunsuz. Dertsiz, tasasız.
İşte bir kablonun özünde yatan kaos ruhu.
Ya.
Teknolojilerin böyle işbirlikçi pislikler gibi birbirlerine destek olmaları ne kadar gıcık dimi?
Değil işte.
Aynı itin soyu, ne kıl oluyosun? Kullanmayı bilicen.
Bu tuş sayesinde artık amerikanın komploları tarihe karıştığı gibi, illüminati yalan, Greenpeace dolan olacak.
Delirmek yok.
Saçı başı ağartmak yok.
Bakınız.
Küsürlere takılmayınız,
Sadece 0.99 euro’ya, bu iş tamam.
Gibicibicis marka krem, o da fabrikamızın hediyesidir, çok muhterem abilerim.


Sistem kilidini açma parolalı şiiri:

Bilirim en gerektir,
Kuvvetli cesaret huyu.
Şuursuz kurcalarsam,
Yakındır dünyanın sonu.

Meraklanma severim,
Çiçeği ve de kuşu.
Gıcığım insanadır,
Tam bir puştun soyu.

Kökünde var cehalet,
Buna lazım sağlam haduu.
O biçim kopsun kıyamet,
Bu işin piridir, Ryu.

Ne sihirdir ne keramet,
Geldi şiirin sonu.
Getiresin bol bereket,
Dünyayı ele geçir tuşu!


NOT:  Görüldüğü gibi çözülmemiş gizemler, kullanışsız tavırlarının altında ayarsız beceriler barındırırlar. Sizin de kenara attığınız, çözülmedi diye yok saydığınız, belki de hor gördüğünüz gizemleriniz varsa, lütfen belirtiniz. 
Birlikte çözelim.
Olmadı kenarına dantel geçer, derya baykal’a veririz.
Sevinir çünkü, sevap.


Teselli şiiri:

Roses are red,
Violets are blue.
Hala mı lan Samet?
Bana da açmadı, sktret.



Şaka değil.
Ben başladım.
Dünyadaki en büyük gizemden yola çıkarak her şeyi değiştirecek bir icat yapmak üzereyim.
Merakınızı klavyenin tuşlarında hissediyorum yemin ederim.
Çünkü evet, ondan bahsediyorum. Minik gizemli teknoloji.
Cebimizde ne yaptığı belli olmayan, girdiği gibi çıkmayı reddeden, hayata karşı duruşunu koruyan, materyalist obje.
Kulaklık kablosu!
Ne istiyor: bilmiyoruz.
Davranış modeli: çözülemedi.
Hem kontrolümüzde, hem özgür ve aykırı.
İşte;
Günümüzde ateyizlerin bile toplantı salonlarını terk ettiği soru.
Bir Paranormal.

Peki bu tespit ne işe yarayabilir?
Böylesi bir veriyi, sahsına yakışır biçimde kullanmak icab eder.
Bu sistem öylesine harmanlanmalı ki, yer gök inlesin.
Derken derken aklıma geldi.
Bir bilim adamından neyim eksik?
Bilgilerimle dünyayı ele geçirmeye bir beyaz önlük uzaktayım.
Zihnimde belirdi… Dünyayı ele geçir tuşu.

Bu tuş sayesinde gözyaşları dinecek, bükük boyunlar dikilip, gripler iyileşecek.
Bu tuşu dünyanın bütün meşhurları bekliyor, evet.
İngiltere kralı, rahmetli başkan kennedy, taçsız kral pele, bekenbavuver, kaleci mayer, nadja komanaçi, bricit bardot, fenerbahçeli cemil.
Hepsi umutlarını bu tuşun nimetlerine bağladılar.
Ama üzülmek yok, sıkılmak yok.
Önce;
Kulaklık kablosunun kimliğindeki o şuursuz öz çözülmeli.
İnceliycez. Gece gündüz. Her yerini. Foton foton.
Sennheiser’ı kaçırıp ıslak havluyla dövücez.
Bir bir anlatacak.
Bulduğumuz bu özü; mikro cımbızlar, kuantumsal sistemler, yapay zekalar, şamanik düstur ve iman gücüyle içinden çekecek ve altın oranda dünya magmasına enjekte edicez. En doğru adamı biliyorum bunun için; kimsenin anlayamadığı, ‘bu’ olmayan adam ‘Ali Ağaoğlu’. Çünkü o herkes mutlu olsun istiyor, ayrıca daha iyi, daha güzel projeler peşinde. Bunu duyduğu an üzerine atlayıp, ormanlara koşacağına eminim. Sarıyer belediyesi sponsorluğunu da ayarlar bize. Pratik adam.
Güzeeel.
Kaynak gözlüklerini de takıp, ağa’yı magmaya sarkıtırız.
Özü enjekte ettikten sonra, kontrol mekanizması da bir tuşa bağlanacak. En son ayfon 6 aplikasyonuynan nihayete erdiririz gibi geliyor. Aplikasyon tek tuştan oluşacak. Bi basımlık.
Ama kilitli. Parolası var, şiirli.
Ve sadece doğru hissi yakaladığında açılacak.
Yeterli istek ve arzu ile aynı anda hem sevgiliye hitap eder gibi yumuşak tonunu, bir yandan ‘yetti bu dünyanın kahrı’ serzenişi taşıyacak.
İşte bu sesin enerjisi molekül molekül algılanınca sistem açılıp, düğme basılır hale gelecek.
Tek bir kere, tek bir kişi için.
Telaş yok. Tabi ki, hepimiz deniycez.
Susuz, sabunsuz. Dertsiz, tasasız.
İşte bir kablonun özünde yatan kaos ruhu.
Ya.
Teknolojilerin böyle işbirlikçi pislikler gibi birbirlerine destek olmaları ne kadar gıcık dimi?
Değil işte.
Aynı itin soyu, ne kıl oluyosun? Kullanmayı bilicen.
Bu tuş sayesinde artık amerikanın komploları tarihe karıştığı gibi, illüminati yalan, Greenpeace dolan olacak.
Delirmek yok.
Saçı başı ağartmak yok.
Bakınız.
Küsürlere takılmayınız,
Sadece 0.99 euro’ya, bu iş tamam.
Gibicibicis marka krem, o da fabrikamızın hediyesidir, çok muhterem abilerim.


Sistem kilidini açma parolalı şiiri:

Bilirim en gerektir,
Kuvvetli cesaret huyu.
Şuursuz kurcalarsam,
Yakındır dünyanın sonu.

Meraklanma severim,
Çiçeği ve de kuşu.
Gıcığım insanadır,
Tam bir puştun soyu.

Kökünde var cehalet,
Buna lazım sağlam haduu.
O biçim kopsun kıyamet,
Bu işin piridir, Ryu.

Ne sihirdir ne keramet,
Geldi şiirin sonu.
Getiresin bol bereket,
Dünyayı ele geçir tuşu!


NOT:  Görüldüğü gibi çözülmemiş gizemler, kullanışsız tavırlarının altında ayarsız beceriler barındırırlar. Sizin de kenara attığınız, çözülmedi diye yok saydığınız, belki de hor gördüğünüz gizemleriniz varsa, lütfen belirtiniz. 
Birlikte çözelim.
Olmadı kenarına dantel geçer, derya baykal’a veririz.
Sevinir çünkü, sevap.


Teselli şiiri:

Roses are red,
Violets are blue.
Hala mı lan Samet?
Bana da açmadı, sktret.


BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"