* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Underworld: Awakening (2012)

Karanlıklar Ülkesi: Uyanış

Hafta sonu üşenmeyip pek tercih etmediğim bir türe gittim. 3 Boyutlu olması elbette sinemaya çekti. “Underworld” serisinin dördüncü filmi olan Uyanış, 88 dakikalık aksiyon, fantastik ve korku türünde bir ABD yapımıdır. Kevin Greviouz, Len Wiseman ve Danny McBride’a ait orijinal karakterleri senaryoya Len Wiseman, Michael Straczynski ve Allison Burnett aktarmışlardır. Yönetmen koltuğunda Mans Marlind ve Björn Stein oturuyorlar. Kate Beckinsale, Stephen Rea ve Michael Ealy’nin baş rollerinde oynadığı proje, 70 milyon $ bütçe ile çekilirken hasılatı şimdiden 90 milyon $’a ulaşmıştır. Türkiye’de ise 3 Şubat’ta gösterime girmiştir.

Filmin konusuna geçmeden önce ilk üç filmin konusunu kısaca bir anlatmak daha uygun görünüyor. Böylece seriye genel bir bakış atarız.

İlk film 2003’te, ikincisi “Underworld: Evolution” 2006’da, üçüncüsü “Underworld: Rise of the Lycans” ise 2009’da gösterime girmişti. Şehirlerde kendi hallerinde insanlar yaşarken, yer altı aristokrat vampirlerle sokakların hakimi kurt adam Lycan’lar arasında bölünmüştür. Ta ki bir vampir, kurt adama aşık olana kadar! Savaş işte o zaman başlar! İkinci filmde ise Vampir Selene ile kurt adam Michael aşkı son hız devam etmektedir. Lakin Selene kendi geleceğini kurtarmak adına kral Marcus’a ulaşmak zorundadır. Bu mücadelede Michael ona yardım etmek istese de içindeki kurt adama güvenemez. Üçüncü filmde ise takvim daha eskiye dönüp vampirler ile Lycan’lar arasındaki savaşın temeline iner.

Gelelim serinin son filmi olan Uyanış’ın konusuna… Selene, hapisten kurtulmayı başarır ve kendisini vampirlerle Lycanlar’ın varlığını keşfeden insanların dünyasında bulur. Savaş iyice ayyuka çıkar. Selene’nin içindeki intikam duygusu ise her geçen an büyümektedir.
Underworld”, “The Girl Next Door”, “Vacancy”, “Shoot ‘Em Up”, “Underworld: Rise of the Lycans”, “Death Race”, “Death Race 2” filmlerinin müzik çalışmalarını ele alan Paul Haslinger, serinin son filminde de karşımıza çıkar. Projenin türüne uygun müzikler kulağa hoş geliyor ve aksiyonun daha heyecanlı seyredilmesini sağlıyor. Görsellik olarak pek bir şey katmasa da Karanlıklar Ülkesi temasına yakışır renk ve kontrast ayarları başarılı görünüyor. 3 boyutlu özelliğine değinecek olursam; sakın ama sakın aldanmayın! Sadece cep doldurma hedefli bir oyuna maruz kalırsınız. Pek çok sahnede gözlüğü çıkarıp gayet normal bir şekilde izledim. Zaten 3 boyutla alakalı bir sahne ya da aksiyon yoktu. Fantastik türünü pek sevmesem de yabancı kalmamak amaçlı ara sıra seyretmeyi tercih ediyorum. Ama bu seferki senaryo gerçekten başarısızdı. Yönetmen de bunu anlamış olacak ki filmi 88 dakikada bitirmiş. Bu yorumlarım seriyi hayranlıkla takip edenler tarafından olumsuz karşılansa da gerçekler ortada. Kate Beckinsale’ın dahi filmi kurtarması imkansız görünüyor. Mekan ve dekor detayları türe göre normal ama çok büyük bir yaratıcılık barındırmıyor. Seslendirme ve kostümde de etkileyicilik görmek için hayata pembe gözlüklerle bakmanız lazım. Ortadaki öykünün herhangi bir odak noktası bulunmadan tasarlanmış. Yani kurgudan bihaber çekilmiş film.

Projeyi beğenmeyen zaten sadece ben değilim! Gelen eleştiriler de hep olumsuz yöndedir. Bunun ana sebebi ise senaryo ve kurgunun vasatlığından kaynaklanmaktadır. 3 boyutu zaten tekrardan yazıya dökmeye bile gerek yok. IMDB’de 7.1, Rotten Tomatoes’ta 28, Metacritic’te de 39 puan almıştır. “The Iron Lady”ye 6.2 puan verip de bu filme 7.1 verilmesi IMDB’ye karşı hissiyatımı alt üst ediyor. Neyse ki diğer iki site durumu kurtarıyor.

1973 İngiltere doğumlu Kate Beckinsale, güzelliği ile ön plana çıkan oyunculardandır. Henüz Oscar ya da Altın Küre adaylığı bulunmamakla beraber, ileride bu şansı yakalar mı; pek emin değilim. Yer aldığı öne çıkan projeler ise şunlardır: “Pearl Harbor”, “Serendipity”, “Underworld serisi”, “The Aviator”, “Van Helsing”, “Click”, “Everybody’s Fine”. Fantastik filmler ağırlıklı bir kariyeri görünse de diğer filmlerin romantik türünde olması bir avantaj mıdır yoksa dezavantaj mıdır? Sanki iki tür arasında sıkışıp kalmış gibi geliyor.

Bizi de Okusana ;) × +