* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

KENDİ ADIM SESLERİMİZ...


Hayatın içinde bildiklerimizi değil yaşadıklarımızın tecrübe olduğunu öğrendiğimizden beri, kendi adım seslerimizden korkar olduk. Tedirgin, ürkek, korkmuş kediler gibi kendi ev sınırlarımıza hapsettik kendimizi.. Sınırlarımızı çizdik kalın, koyu, silinmez kalemlerle.. Evden işe, işten eve, bir iki arkadaş, bir iki yakınımızla görüşerek  sınırlarımızı belirlemiş olduk. Gittikçe içimize döndük, zorlasak ana rahmine geri dönebilirdik. Kapanıp içimize, kendimize bile itiraf etmediğimiz hallerimizi gizledik. Kimseye  açmadık içimizi. Çokça dinleyip, çokça sustuk. Paylaşmayı eksilmek zannettik. Paylaştıkça çoğalacağımızı unuttuk. Kendi adımlarımızı takip etmekle yetindik, başkasının adım seslerine kulaklarımızı tıkadık. Sorgulamadan, düşünmeden yaşamayı tasasız yaşam diye adlandırdık. Tasasız kaldıkça ıssızlaştık, kendi seçimimiz diye kendimizi kandırdık. Yalnız kaldıkça dinlenmedik, yalnızlaştık. Yapacak hiç bir şey olmadığından değil artık bir şeyler yapmaya inancımız kalmadığından, hiç bir şey yapmaz olduk. Küçük evlerimizde, küçük hayatlar yaşamayı seçtik ama kısa sürede isyan bayrağını da çektik. Dünyanın güzel olduğunu hatırladık. Eskiden yaşadıklarımızı özledik. Eski halimizi özledik. Yeni steril hayatımızın ne kadar sıkıcı olduğunu farkettik. Üzüldük, kendi elimizle kurduğumuz yeni hayatımız da kendi kendimizi boğmuştuk. Yeni olandan da sıkılmıştık.
Kendimizi dışarı atmak istedik, yeni insanlar tanımak, yeni güzellikler keşfetmek için. Çoğumuz başarabildi bunu, çoğu hala koltuğuna bağımlı yaşamaya devam ediyor. Mutlu olmayı, eskisi kadar gülmeyi özledik. Kahkalarla etrafı çınlattığımız zamanlar tasasız olduğumuzu anladık. İçimize, evimize kapandığımız zamanlar değil. Neyi geride bırakmak istemiştik? Neyi beğenmemiştik ve şimdi neyi özlüyorduk. Nasıl eskisi gibi olacaktık bilmiyoruz. Bitmek bilmeyen bir özlemle, hep bir yürek burkulması ile yaşamaya devam ediyoruz. Hem eskisi gibi olmak hem şimdiki gibi olmak istedik. Eskiye özlem duymaktan yeni iyi yaşamayaz olduk. Size bunun bir yolunu buldum demeyi çok isterdim ama hala aynı ikilemi ben de yaşamaktayım. Ne eskisi gibiyim ne yeni biriyim, hepsi benim ama farklı farklı... Tüm mutsuz anları kesip mutlu olan anları birbirine ekleme şansım olsa keşke. 
Hayatımızı montajlama şansımız olsa keşke. İşte yenibir yazı için ilham kaynağı bir konu, düş kurmak için eşssiz bir konu. Hadi bakalım derin derin düşünmeye; mutlu anlarımızı arka arkaya dizseydik. Neleri sıralardık?

20.Ocak.2012
HALENİN HARESİ 
http://haleninharesi.blogspot.com/

Reklamlar

Bizi de Okusana ;) × +