Hayvanlar Arası Dostluk



Son yıllarda hemen hemen her gün televizyonlarda ve yazılı basında bir köpek kediyi emzirdi, bir kedi köpek ile sarmaş dolaş oldu, bir köpek kuzuları emzirdi, kedi ile kuş arkadaş oldu gibi bir takım haberler moda oldu.

Ve bu tür hareketleri nedense hep hayvanların ne kadar güzel bir ilişki kurduğunu birbirlerine düşmanlığı bırakıp dost olabildiklerini ballandıra ballandıra anlatıp duruyorlar.

İnsanların hayvanlar kadar birbirlerine tahammül etmediklerini, hayvanlardan ders almaları gerektiğini söyleyip duruyorlar.

Tamam insan denen canlı varlık çok acayip bir yaratık ve git gide de daha bir zıvanadan çıkıp kendi hırsları için yapmadığı ve yapamayacağı şey de yok.

Ama şu da unutulmamalı ki, hayvanlarda son senelerde kendi kişiliklerinden sıyrılmaya başlayıp ne olduğu belli olmayan bir canlı türüne bürünmeye başladır.

İnsanoğlunun doğayı katletmesiyle doğanın dengesi bozuldu ve doğanın dengesini sağlayan hayvanlarda bu bozulmadan etkilenip ne yazık ki, kendi türlerine yakışmayan davranışlarda bulunmaya başladılar. Gerçi hep gayet barışçıl davranışlar göstermeye başladılar ama görünürde iyi bir şeymiş gibi gözükse de uzun vadede bunun iyi bir şey olmadığı ortaya çıkacaktır.

Her canlı kendi biyolojik yapısına göre hareket etmelidir. Yok öyle bir köpek kuzuyu emzirdi, bir kedi kuşu sevdi deyip de aaaa ne güzel insanoğlu bundan ders çıkarsın demek.

İnsan denen canlı türünü bir kenara koyun, o canlı türü ipini koparıp aldı başını gidiyor. Nereye gittiğini kendi de bilmiyor. Onun içinde koy verin gitsin. Bir gün gelir kendini hırslarının götürdüğü yere değil de yüreğinin götürmek istediği yere gider.

Kısacası hayvanlar arasındaki bu dostluk ilişkisinin sorumlusu hayvanlar değil, ne yazık ki onun da sorumlusu doğayı katleden ve doğanın dengesinin bozulmasından etkilenip hayvanları da genetik yapısından çıkaran İNSAN dır.

Köpek köpekliğini, kedi kediliğini, kuş kuşluğunu, kuzu kuzuluğunu, akrep akrepliğini yapacak. Yoksa yaşamın tadımı kalır.



Son yıllarda hemen hemen her gün televizyonlarda ve yazılı basında bir köpek kediyi emzirdi, bir kedi köpek ile sarmaş dolaş oldu, bir köpek kuzuları emzirdi, kedi ile kuş arkadaş oldu gibi bir takım haberler moda oldu.

Ve bu tür hareketleri nedense hep hayvanların ne kadar güzel bir ilişki kurduğunu birbirlerine düşmanlığı bırakıp dost olabildiklerini ballandıra ballandıra anlatıp duruyorlar.

İnsanların hayvanlar kadar birbirlerine tahammül etmediklerini, hayvanlardan ders almaları gerektiğini söyleyip duruyorlar.

Tamam insan denen canlı varlık çok acayip bir yaratık ve git gide de daha bir zıvanadan çıkıp kendi hırsları için yapmadığı ve yapamayacağı şey de yok.

Ama şu da unutulmamalı ki, hayvanlarda son senelerde kendi kişiliklerinden sıyrılmaya başlayıp ne olduğu belli olmayan bir canlı türüne bürünmeye başladır.

İnsanoğlunun doğayı katletmesiyle doğanın dengesi bozuldu ve doğanın dengesini sağlayan hayvanlarda bu bozulmadan etkilenip ne yazık ki, kendi türlerine yakışmayan davranışlarda bulunmaya başladılar. Gerçi hep gayet barışçıl davranışlar göstermeye başladılar ama görünürde iyi bir şeymiş gibi gözükse de uzun vadede bunun iyi bir şey olmadığı ortaya çıkacaktır.

Her canlı kendi biyolojik yapısına göre hareket etmelidir. Yok öyle bir köpek kuzuyu emzirdi, bir kedi kuşu sevdi deyip de aaaa ne güzel insanoğlu bundan ders çıkarsın demek.

İnsan denen canlı türünü bir kenara koyun, o canlı türü ipini koparıp aldı başını gidiyor. Nereye gittiğini kendi de bilmiyor. Onun içinde koy verin gitsin. Bir gün gelir kendini hırslarının götürdüğü yere değil de yüreğinin götürmek istediği yere gider.

Kısacası hayvanlar arasındaki bu dostluk ilişkisinin sorumlusu hayvanlar değil, ne yazık ki onun da sorumlusu doğayı katleden ve doğanın dengesinin bozulmasından etkilenip hayvanları da genetik yapısından çıkaran İNSAN dır.

Köpek köpekliğini, kedi kediliğini, kuş kuşluğunu, kuzu kuzuluğunu, akrep akrepliğini yapacak. Yoksa yaşamın tadımı kalır.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"