Immortals (2011)

Ölümsüzler


300” filminin ünlü yapımcısı Mark Canton imzasını gören çoğu insan benim gibi sinema salonlarına koşmuştur ve koşacaktır! Sonuçta harika bir görsellik, yönetmen, senaryo, kurgu ve oyunculuğa şahit olmuştuk. Üstelik Ölümsüzler'i bir de 3D özelliği ile izleme fırsatı heyecanlanmak için diğer önemli bir sebep görünüyor. Peki beklentileri karşılıyor mu? Görsellik dışında ne yazık ki koca bir hayır. Yönetmenliğini Tarsem Singh yaparken, senaryo Vlas Parlapanides ve Charley Parlapanides tarafından kaleme alınıyor. Henry Cavill, Stephen Dorff, Luke Evans, Freida Pinto ve Mickey Rourke’un oyuncu kadrosunu oluşturduğu bu 110 dakikalık ABD yapımının bütçesi ise 80 milyon $ açıklandı. Zaten bütçenin çoğu görselliğe gitmiş gibi görünüyor. Yunan mitolojisine dayanan fantastik ve macera türündeki film, tüm dünyada 11.11.11’de gösterime girmiştir.

Savaşçı prens Theseus, kötü güçlere karşı savaş açar. Titan Hyperion da yıllar sonra insanlığa savaş açar ve Epirus Yayı’nın sahibi olmak ister. Bu yay, Titanları kurtaracaktır. İnsanlar Titanlara karşı iken Tanrılar taraf tutamamakla yükümlüdür. Tabi ki ortaya insanların, barbarların ve Tanrıların dahil olacağı amansız bir mücadele çıkar.

Türüne göre başarılı bir müzik çalışması yapan Trevor Morris, görsellikle beraber izlenilirliği arttırıyor. Oscar ödüllü kostüm tasarımcısı Eiko Ishioka da, görselliği daha da üstün kılacak başarılı kıyafetlerle mitolojiye renk katıyor. Filmin en büyük artısı olan görsellik, cidden çok kaliteliydi. Üstelik 3D özelliği diğer birçok projeye göre daha iyiydi. Hatta “Epik filmler dışında 3D izlemeye değer mi?” sorusunu getirecek kadar başarılı. Kullanılan renkler, çekim özellikleri, dövüş sahneleri buram buram “300” kokuyor. Fakat “300” filmini beğenenleri rahatsız edecek bir durum neyse ki yok. Aksiyon ve görsellik sinemada sizin için vazgeçilmez ise kesinlikle kaçırmayın! Sürekli "300" ile kıyaslamam doğru görünmeyebilir. Sonuçta yönetmen, senarist ve oyuncular birbirinden farklı. Diğer yandan, seyircileri koltuğa oturtmak için bu filmin adı kullanılıyor. Başka çare yok!
Diğer yandan, görsellik dışında tatmin edici bir senaryo, kurgu ya da oyunculuk ne yazık ki bulunmuyor. Zaten pek çok kez seyirci ile buluşan senaryoda kopukluklar sezebilirsiniz. Bir iki mantık hatası bile dikkatinizi çekebilir. Kurgu açısından da zayıflığı göze çarpıyor. Kalabalık oyuncu kadrosu düşünecek zaman bırakmasa da Mickey Rourke dışında çok etkileyici bir performans görünmüyor. Bu belki de oyunculardan kaynaklı değildir. Onlara sunulan rol ya da diyaloglar kısıtlı/tatminsiz verildiği için izleyiciye de bu durum negatif yansımış olabilir. Gerçi tür fantastik olunca senaryo ve oyunculuğun çok ön plana geçmesi beklenilmez. Görsel zenginlik bir şekilde bunları alaşağı eder. Her ne kadar fantastik türünü çok sevemesem de her tür filmi izleyebilmek adına epik sinemayı az çok takip ederim. Görsellik dışında kalan detayların epeyce zengin olduğu pek çok mitolojik projeyi de izledim. Onların içinde belki görsellik haricinde zayıf halkalardan biri Immortals sayılabilir!

Eleştirilere gelince; henüz gösterime yeni girdiği için ilk heyecanla IMDB notu 7.1 görünüyor. Rotten Tomatoes sitesi ise 38 puanı layık görmüştür. Metacritic’ten de 47 puan alan projenin, öykü anlatımı konusunda sıkıcı olduğu görüşü ağırlık basıyor.

Filmde en tatmin edici performansa sahip 1952 ABD doğumlu ünlü oyuncu, profesyonel boksör ve senarist Mickey Rourke, 1979 yılından itibaren sinema dünyasında adını duyurmuştur. Yer aldığı 50 projeden en öne çıkanlar ise; “Diner”, “Barfly”, “Animal Factory”, “Once Upon a Time in Mexico”, “Man on Fire”, “Sin City”, “9 ½ Weeks”, “The Wrestler” ve “Iron Man 2”dur. Aksiyon ve gerilim filmlerinde aranan oyuncu listesindeki Rourke, bu filmde fiziksel özelliğini de kullanarak göz dolduruyor.

Ölümsüzler


300” filminin ünlü yapımcısı Mark Canton imzasını gören çoğu insan benim gibi sinema salonlarına koşmuştur ve koşacaktır! Sonuçta harika bir görsellik, yönetmen, senaryo, kurgu ve oyunculuğa şahit olmuştuk. Üstelik Ölümsüzler'i bir de 3D özelliği ile izleme fırsatı heyecanlanmak için diğer önemli bir sebep görünüyor. Peki beklentileri karşılıyor mu? Görsellik dışında ne yazık ki koca bir hayır. Yönetmenliğini Tarsem Singh yaparken, senaryo Vlas Parlapanides ve Charley Parlapanides tarafından kaleme alınıyor. Henry Cavill, Stephen Dorff, Luke Evans, Freida Pinto ve Mickey Rourke’un oyuncu kadrosunu oluşturduğu bu 110 dakikalık ABD yapımının bütçesi ise 80 milyon $ açıklandı. Zaten bütçenin çoğu görselliğe gitmiş gibi görünüyor. Yunan mitolojisine dayanan fantastik ve macera türündeki film, tüm dünyada 11.11.11’de gösterime girmiştir.

Savaşçı prens Theseus, kötü güçlere karşı savaş açar. Titan Hyperion da yıllar sonra insanlığa savaş açar ve Epirus Yayı’nın sahibi olmak ister. Bu yay, Titanları kurtaracaktır. İnsanlar Titanlara karşı iken Tanrılar taraf tutamamakla yükümlüdür. Tabi ki ortaya insanların, barbarların ve Tanrıların dahil olacağı amansız bir mücadele çıkar.

Türüne göre başarılı bir müzik çalışması yapan Trevor Morris, görsellikle beraber izlenilirliği arttırıyor. Oscar ödüllü kostüm tasarımcısı Eiko Ishioka da, görselliği daha da üstün kılacak başarılı kıyafetlerle mitolojiye renk katıyor. Filmin en büyük artısı olan görsellik, cidden çok kaliteliydi. Üstelik 3D özelliği diğer birçok projeye göre daha iyiydi. Hatta “Epik filmler dışında 3D izlemeye değer mi?” sorusunu getirecek kadar başarılı. Kullanılan renkler, çekim özellikleri, dövüş sahneleri buram buram “300” kokuyor. Fakat “300” filmini beğenenleri rahatsız edecek bir durum neyse ki yok. Aksiyon ve görsellik sinemada sizin için vazgeçilmez ise kesinlikle kaçırmayın! Sürekli "300" ile kıyaslamam doğru görünmeyebilir. Sonuçta yönetmen, senarist ve oyuncular birbirinden farklı. Diğer yandan, seyircileri koltuğa oturtmak için bu filmin adı kullanılıyor. Başka çare yok!
Diğer yandan, görsellik dışında tatmin edici bir senaryo, kurgu ya da oyunculuk ne yazık ki bulunmuyor. Zaten pek çok kez seyirci ile buluşan senaryoda kopukluklar sezebilirsiniz. Bir iki mantık hatası bile dikkatinizi çekebilir. Kurgu açısından da zayıflığı göze çarpıyor. Kalabalık oyuncu kadrosu düşünecek zaman bırakmasa da Mickey Rourke dışında çok etkileyici bir performans görünmüyor. Bu belki de oyunculardan kaynaklı değildir. Onlara sunulan rol ya da diyaloglar kısıtlı/tatminsiz verildiği için izleyiciye de bu durum negatif yansımış olabilir. Gerçi tür fantastik olunca senaryo ve oyunculuğun çok ön plana geçmesi beklenilmez. Görsel zenginlik bir şekilde bunları alaşağı eder. Her ne kadar fantastik türünü çok sevemesem de her tür filmi izleyebilmek adına epik sinemayı az çok takip ederim. Görsellik dışında kalan detayların epeyce zengin olduğu pek çok mitolojik projeyi de izledim. Onların içinde belki görsellik haricinde zayıf halkalardan biri Immortals sayılabilir!

Eleştirilere gelince; henüz gösterime yeni girdiği için ilk heyecanla IMDB notu 7.1 görünüyor. Rotten Tomatoes sitesi ise 38 puanı layık görmüştür. Metacritic’ten de 47 puan alan projenin, öykü anlatımı konusunda sıkıcı olduğu görüşü ağırlık basıyor.

Filmde en tatmin edici performansa sahip 1952 ABD doğumlu ünlü oyuncu, profesyonel boksör ve senarist Mickey Rourke, 1979 yılından itibaren sinema dünyasında adını duyurmuştur. Yer aldığı 50 projeden en öne çıkanlar ise; “Diner”, “Barfly”, “Animal Factory”, “Once Upon a Time in Mexico”, “Man on Fire”, “Sin City”, “9 ½ Weeks”, “The Wrestler” ve “Iron Man 2”dur. Aksiyon ve gerilim filmlerinde aranan oyuncu listesindeki Rourke, bu filmde fiziksel özelliğini de kullanarak göz dolduruyor.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"