Yabancı

"İnsan kırıldığında tamir etmesi zordur" dedi adam kızın gözlerinin içine bakarak. Ellerini masanın üzerine koymuş ve hafifçe kamburunu çıkartarak oturmuştu. Kız karşısında kollarını kavuşturmuş bir şekilde duruyor iletişime kapalıyım mesajını veriyordu. Buna karşılık adam ise avuç içlerini göstererek güven kanamaya çalışıyordu. Ellerinden birisi biraz daha öndeydi."Kaç parçaya bölündüğünü inan bilmiyorum. Anlatmadığın sürece de inan bilemeyeceğim. Aslında anlatmak zorunda değilsin sadece yaralarınla ilgilenmeme izin ver" konuşurken kızın kaçırmaya çalıştığı bakışlarını yakalamaya çalışıyordu.

"Daha seni tanımıyorum bile" diye karşılık verdi kız "neden sana güveneyim. Kızın kolları hala bağlıydı, hala kapalıydı.

"Beni bir daha göremeyeceğin bir yabancı olarak düşün. Anlatacakların bir daha asla karşına çıkmayacak. Sadece anlatmış ve kurtulmuş olacaksın en karanlım kabuslarını. Bırak yaralarınla ilgileneyim" dedi adam kızın bakışlarının peşinde koşarken.

"Anlamıyorsun kime anlattıysam yaralarımı derinleştirdiler. Kimseye inanmak veya güvenmek istemiyorum. Yaralarım var kanıyorum evet ama neden bana yardım etmek istediğini de bilmiyorum" kız bakışlarını masanın altına doğru çevirmişti.

"Neden sana yardım etmek istiyorum bilmiyorum doğrusu. Gözlerinden bir damla yaşın daha dökülmesini istemiyorum. Kendi içinde kaybolmanda kötü olur. Kimin için kötü olur diye soracaksan eğer senin için kötü olur. Benim sendin kazanabileceğim hiçbir şey yok." Adam sağ elini biraz daha ileriye uzatmıştı.

Kız gözlerinden akmakta olan birkaç damla yaşı silmek için kollarının bağını bozdu. İşaret parmağının ucu göz kapaklarının etrafında dolaşırken dağılmış olan göz kalemi biraz daha etrafa saçıldı. "Anlamıyorsun, kimseye güvenemem ben. Kendi içime doğru yok olma yolculuğuna çıksam da önemli değil. Ben iyi niyete alışık değilim, yanlış anlama lütfen."

Adam hafifçe güldü kız cümlesini bitirdiğinde "aslında seni çok iyi anlıyorum. burada oturmamın sebeplerinden biri de bu belki. geçtiğin yollardan ben de geçtim. Acılarını bende hissettim inan. Benim gibi kaybolmanı istemiyorum sadece. Gözlerinde farklı olan bir şey var ve onun için burdayım. Onun silinmesini istemiyorum. Sana yeni bir hayat veremem, her şeyi sil baştan yaşamanı sağlayamam. Yoluna devam etmeni sağlayabilirim sadece."

"Yaşadıklarımı anlatmak istemiyorum gereksizler çünkü. Neler hissettiğimi anlatabilirim belki ama inan çok güç. Kelimeler dudaklarımdan dökülmeden önce değişiyor ve ben bambaşka bir cümle kuruyorum. Neden karşımdasın inan bilmiyorum. Bundan sonra neler olacak hiçbir fikrim yok." kız ellerini koltuğun iki yanına koymuştu bu onun açık olduğunu gösteriyordu.

"Söylediğim gibi tek amacım yoluna devam etmeni sağlamak. Konuşmamız bittiğinde daha önce söylediğim gibi gidicem ben. Bir daha asla göremeyeceksin beni. Eğer hayatında kalırsam benim sayemde ayağa kalkmış olursun bu da bensiz tekrar düşeceğini gösterir. Zehrini akıtmanı bekliyorum burada. Yaralarını sarıp gidicem"

"Her güzel şeyin bir sonu varmış demek. Nedense fikrini değiştiremeyeceğimi hissediyorum. O kadar iyi geldin ki bana yokluğunu düşünmek bile istemiyorum. Gitme desem de gideceksin. Ağlasam ki az önce ağlıyordum bunun senin için olmadığını düşüneceksin."

"Gideceğim evet. Sen ne dersen de gideceğim hatta. Dediğim gibi beni ilk yardım ekibi olarak düşün. Bundan sonra
doktora gitmen gerekir ve doktor sensin. vakit ayrılığı gösteriyor sanırım. Zaman geldi ama şunu söyleyeyim sana. Bana ihtiyacın kalmadığında, ayağa tek başına kalktığında beni tekrar göreceksin. O zamana kadar elveda."

Kız ellerini adamın ellerini üzerine koydu. Beklediğinin aksine ağlamadı. Sadece büyük bir yumru oturdu boğazına. O yumru yüzünden konuşmayı beceremedi. Adam uzaklaşırken ismini bile sormadığını hatırladı. Bir isme ihtiyacı vardı onun ve ona yabancı ismini uygun gördü. Yabandan gelip, hayatı olduğu için

"İnsan kırıldığında tamir etmesi zordur" dedi adam kızın gözlerinin içine bakarak. Ellerini masanın üzerine koymuş ve hafifçe kamburunu çıkartarak oturmuştu. Kız karşısında kollarını kavuşturmuş bir şekilde duruyor iletişime kapalıyım mesajını veriyordu. Buna karşılık adam ise avuç içlerini göstererek güven kanamaya çalışıyordu. Ellerinden birisi biraz daha öndeydi."Kaç parçaya bölündüğünü inan bilmiyorum. Anlatmadığın sürece de inan bilemeyeceğim. Aslında anlatmak zorunda değilsin sadece yaralarınla ilgilenmeme izin ver" konuşurken kızın kaçırmaya çalıştığı bakışlarını yakalamaya çalışıyordu.

"Daha seni tanımıyorum bile" diye karşılık verdi kız "neden sana güveneyim. Kızın kolları hala bağlıydı, hala kapalıydı.

"Beni bir daha göremeyeceğin bir yabancı olarak düşün. Anlatacakların bir daha asla karşına çıkmayacak. Sadece anlatmış ve kurtulmuş olacaksın en karanlım kabuslarını. Bırak yaralarınla ilgileneyim" dedi adam kızın bakışlarının peşinde koşarken.

"Anlamıyorsun kime anlattıysam yaralarımı derinleştirdiler. Kimseye inanmak veya güvenmek istemiyorum. Yaralarım var kanıyorum evet ama neden bana yardım etmek istediğini de bilmiyorum" kız bakışlarını masanın altına doğru çevirmişti.

"Neden sana yardım etmek istiyorum bilmiyorum doğrusu. Gözlerinden bir damla yaşın daha dökülmesini istemiyorum. Kendi içinde kaybolmanda kötü olur. Kimin için kötü olur diye soracaksan eğer senin için kötü olur. Benim sendin kazanabileceğim hiçbir şey yok." Adam sağ elini biraz daha ileriye uzatmıştı.

Kız gözlerinden akmakta olan birkaç damla yaşı silmek için kollarının bağını bozdu. İşaret parmağının ucu göz kapaklarının etrafında dolaşırken dağılmış olan göz kalemi biraz daha etrafa saçıldı. "Anlamıyorsun, kimseye güvenemem ben. Kendi içime doğru yok olma yolculuğuna çıksam da önemli değil. Ben iyi niyete alışık değilim, yanlış anlama lütfen."

Adam hafifçe güldü kız cümlesini bitirdiğinde "aslında seni çok iyi anlıyorum. burada oturmamın sebeplerinden biri de bu belki. geçtiğin yollardan ben de geçtim. Acılarını bende hissettim inan. Benim gibi kaybolmanı istemiyorum sadece. Gözlerinde farklı olan bir şey var ve onun için burdayım. Onun silinmesini istemiyorum. Sana yeni bir hayat veremem, her şeyi sil baştan yaşamanı sağlayamam. Yoluna devam etmeni sağlayabilirim sadece."

"Yaşadıklarımı anlatmak istemiyorum gereksizler çünkü. Neler hissettiğimi anlatabilirim belki ama inan çok güç. Kelimeler dudaklarımdan dökülmeden önce değişiyor ve ben bambaşka bir cümle kuruyorum. Neden karşımdasın inan bilmiyorum. Bundan sonra neler olacak hiçbir fikrim yok." kız ellerini koltuğun iki yanına koymuştu bu onun açık olduğunu gösteriyordu.

"Söylediğim gibi tek amacım yoluna devam etmeni sağlamak. Konuşmamız bittiğinde daha önce söylediğim gibi gidicem ben. Bir daha asla göremeyeceksin beni. Eğer hayatında kalırsam benim sayemde ayağa kalkmış olursun bu da bensiz tekrar düşeceğini gösterir. Zehrini akıtmanı bekliyorum burada. Yaralarını sarıp gidicem"

"Her güzel şeyin bir sonu varmış demek. Nedense fikrini değiştiremeyeceğimi hissediyorum. O kadar iyi geldin ki bana yokluğunu düşünmek bile istemiyorum. Gitme desem de gideceksin. Ağlasam ki az önce ağlıyordum bunun senin için olmadığını düşüneceksin."

"Gideceğim evet. Sen ne dersen de gideceğim hatta. Dediğim gibi beni ilk yardım ekibi olarak düşün. Bundan sonra
doktora gitmen gerekir ve doktor sensin. vakit ayrılığı gösteriyor sanırım. Zaman geldi ama şunu söyleyeyim sana. Bana ihtiyacın kalmadığında, ayağa tek başına kalktığında beni tekrar göreceksin. O zamana kadar elveda."

Kız ellerini adamın ellerini üzerine koydu. Beklediğinin aksine ağlamadı. Sadece büyük bir yumru oturdu boğazına. O yumru yüzünden konuşmayı beceremedi. Adam uzaklaşırken ismini bile sormadığını hatırladı. Bir isme ihtiyacı vardı onun ve ona yabancı ismini uygun gördü. Yabandan gelip, hayatı olduğu için

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"