How Do You Know? (2010)

Türkiye’de gösterime girmeden raflarda yerini alan romantik komedi türündeki How Do You Know, oyuncu kadrosu ile izlenmesi gereken bir film gibi görünse de, istenileni tam olarak seyirciye sunmakta güçlük çekiyor. 3’ü 1 arada (yönetmen, senarist, yapımcı) ile karşımıza çıkan 47 Emmy adaylığından 20’sini kazanan üstat James L. Brooks da filmin izlenme sebebi için oyuncularla yarışabilir. Owen Wilson, Reese Witherspoon, Paul Rudd ve Jack Nicholson’a milyon dolarlar ödeyerek ikna etse de senaryo ve kurgu açısından zayıf olduğunu düşündüğüm 116 dakikalık bir projeyi ortaya çıkarıyor. 5 Oscar ödülü sahipli “Terms of Endearment” filmini 8 milyon $ bütçe ile çekip 108 milyon $’dan fazla bir hasılat elde ederken, bu filmde dibe vurduğu söylenebilir.


27 yaşındaki başarılı koşucu Lisa (Witherspoon), kariyerinin parlak günlerini yavaş yavaş kaybetmektedir. Tam bir dönemeçte iken, ukala beyzbol oyuncusu Matty (Wilson) ile tanışır. Diğer yandan başarılı bir iş adamı iken mali bir suçtan dolayı Lisa gibi bir dönemeçte olan George (Rudd), babası ile arasını bulmaya çalışır. Farklı dünyalardaki bu dörtlünün hayatı tesadüflerle kesişir.

Sinemada izlenmeye değer bir film olmadığı zaten gösterime girmediğinden belli oluyor (Gerçi bu her film için geçerli olmuyor ya neyse). “Broadcast News”, “Big”, “Jerry Maguire”, “As Good as It Gets”, “Spanglish”, “The Simpson Movie” gibi filmlere ve hepsini bir yana bıraktıracak “The Simpsons”a adını altın harflerle yazdıran James L. Brooks hayal kırıklığı yaratıyor. Aslında oyuncular oldukça başarılı; hatta “marka” oldukları için seyirci çekme olasılığı da yüksek görünüyor. Lakin senaryo ve kurgu o kadar zayıf ki romantik komedi olmasına rağmen ne gülüyorsunuz ne de duygulanıyorsunuz. Çok ortada kalmış bir türe/konuya/kurguya sahip. Senaryonun alt yapısı bu tür için fena sayılmasa da devamı geliştirilememiş duygusu yaratıyor. Bundan dolayı çok yavaş ilerlediğini ve bir türlü sona ulaşılamadığını hissediyorsunuz. Bazı başarılı diyaloglar Jack Nicholson ve Owen Wilson ile keyif verse de bu etki 116 dakikaya yayılamıyor. Ayrıca film afişi de oldukça tanıdık! Mayıs ayında yorumlarımı paylaştığım "Something Borrowed" filminin afişine sizce de benzemiyor mu?   
Projeyi biraz kötülemiş göründüğüm için vicdan azabı çekmeden oyunculara geçmek istiyorum. Jack Nicholson ve Owen Wilson filmin yavaşlığına enerjilerini katarak çıtayı yükseltiyorlar. Bu da filmi izlenebilir kılıyor. Owen Wilson’ı çok sevmeyen biri olmama rağmen burada kendini beğenmiş bir karakteri çok başarılı canlandırdığını itiraf etmem gerekiyor. 1976 doğumlu Reese Witherspoon da diğer çoğu filmindeki gibi romantik komedinin tipik oyunculuğu ile karşımıza çıkıyor. “Walk the Line” ile en iyi kadın oyuncu Oscar, Bafta, Altın Küre ödüllerini silip süpürse de favori kadın oyuncular arasına girmek için epey bir zamanı var gibi görünüyor. 78. Oscar Töreni’nde Judi Dench (Mrs. Henderson Presents), Felicity Huffman (Transamerica), Keira Knightley (Pride & Prejudice) ve Charlize Theron (North Country) gibi harika oyuncular ile adaylığı paylaşıp nasıl ödülü kazandığını hala çözebilmiş değilim.


Türkiye’de gösterime girmeden raflarda yerini alan romantik komedi türündeki How Do You Know, oyuncu kadrosu ile izlenmesi gereken bir film gibi görünse de, istenileni tam olarak seyirciye sunmakta güçlük çekiyor. 3’ü 1 arada (yönetmen, senarist, yapımcı) ile karşımıza çıkan 47 Emmy adaylığından 20’sini kazanan üstat James L. Brooks da filmin izlenme sebebi için oyuncularla yarışabilir. Owen Wilson, Reese Witherspoon, Paul Rudd ve Jack Nicholson’a milyon dolarlar ödeyerek ikna etse de senaryo ve kurgu açısından zayıf olduğunu düşündüğüm 116 dakikalık bir projeyi ortaya çıkarıyor. 5 Oscar ödülü sahipli “Terms of Endearment” filmini 8 milyon $ bütçe ile çekip 108 milyon $’dan fazla bir hasılat elde ederken, bu filmde dibe vurduğu söylenebilir.


27 yaşındaki başarılı koşucu Lisa (Witherspoon), kariyerinin parlak günlerini yavaş yavaş kaybetmektedir. Tam bir dönemeçte iken, ukala beyzbol oyuncusu Matty (Wilson) ile tanışır. Diğer yandan başarılı bir iş adamı iken mali bir suçtan dolayı Lisa gibi bir dönemeçte olan George (Rudd), babası ile arasını bulmaya çalışır. Farklı dünyalardaki bu dörtlünün hayatı tesadüflerle kesişir.

Sinemada izlenmeye değer bir film olmadığı zaten gösterime girmediğinden belli oluyor (Gerçi bu her film için geçerli olmuyor ya neyse). “Broadcast News”, “Big”, “Jerry Maguire”, “As Good as It Gets”, “Spanglish”, “The Simpson Movie” gibi filmlere ve hepsini bir yana bıraktıracak “The Simpsons”a adını altın harflerle yazdıran James L. Brooks hayal kırıklığı yaratıyor. Aslında oyuncular oldukça başarılı; hatta “marka” oldukları için seyirci çekme olasılığı da yüksek görünüyor. Lakin senaryo ve kurgu o kadar zayıf ki romantik komedi olmasına rağmen ne gülüyorsunuz ne de duygulanıyorsunuz. Çok ortada kalmış bir türe/konuya/kurguya sahip. Senaryonun alt yapısı bu tür için fena sayılmasa da devamı geliştirilememiş duygusu yaratıyor. Bundan dolayı çok yavaş ilerlediğini ve bir türlü sona ulaşılamadığını hissediyorsunuz. Bazı başarılı diyaloglar Jack Nicholson ve Owen Wilson ile keyif verse de bu etki 116 dakikaya yayılamıyor. Ayrıca film afişi de oldukça tanıdık! Mayıs ayında yorumlarımı paylaştığım "Something Borrowed" filminin afişine sizce de benzemiyor mu?   
Projeyi biraz kötülemiş göründüğüm için vicdan azabı çekmeden oyunculara geçmek istiyorum. Jack Nicholson ve Owen Wilson filmin yavaşlığına enerjilerini katarak çıtayı yükseltiyorlar. Bu da filmi izlenebilir kılıyor. Owen Wilson’ı çok sevmeyen biri olmama rağmen burada kendini beğenmiş bir karakteri çok başarılı canlandırdığını itiraf etmem gerekiyor. 1976 doğumlu Reese Witherspoon da diğer çoğu filmindeki gibi romantik komedinin tipik oyunculuğu ile karşımıza çıkıyor. “Walk the Line” ile en iyi kadın oyuncu Oscar, Bafta, Altın Küre ödüllerini silip süpürse de favori kadın oyuncular arasına girmek için epey bir zamanı var gibi görünüyor. 78. Oscar Töreni’nde Judi Dench (Mrs. Henderson Presents), Felicity Huffman (Transamerica), Keira Knightley (Pride & Prejudice) ve Charlize Theron (North Country) gibi harika oyuncular ile adaylığı paylaşıp nasıl ödülü kazandığını hala çözebilmiş değilim.


BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.