"evler de hırçınlaşırmış meğer"



bu ev, onu bırakıp gidiyorum diye neler yapıyor bana biliyor musunuz..

giysilerini oraya buraya savuran adamlar gibi, perdeleri söküp yerinden savuruyor yerlere.. intihar etmiş bir insanı bulmuş gibi tüylerim diken diken olmuştu yerdeki perdenin o halini görünce..

sondan bir önceki geldiğimde de hüngür hüngür ağlıyordu resmen.. sifonun contalarını gevşetmiş, ki yıllardır böyle bir şey olmadı, iki göz iki çeşmeydi sanki yukarıdan aşağıya doğru akan.. zor susturdum, vanayı kapattığım halde susmuyor.. ilgi ve sevgiyle susturabildim ancak..

Moda'dan buraya gelirken korka korka geliyorum artık; "bu kez neyle karşılaşacağım acaba.." diye..

saat bile bana küsmüş gibi, çalıştığı halde ne akrep ne yelkovan ne de saniyesi bir saniye bile ilerlemiyor.. ses var ama görüntü hep aynı yerde.. pilini değiştirdiğim halde hem de..

küçük tuvalet kapısını açmıyor, "gittin ve kalbini kapadın bize, ben de kapılarımı açmıyorum sana.." diye söylenip duruyor ben açmaya uğraştıkça.. dokunur dokunmaz açılırdı halbuki.. elimi acıtıncaya kadar uğraştırıyor şimdi beni..

sadece ben onu değil, bu ev de beni seviyormuş meğerse.. bırakıp gittikçe ve geri geldikçe anlıyorum ki, o benim cennetimmiş, ben onun nefesiymişim..

evlerin bile sevgiye karşılık verdiğini öğrettiği için bana, sevgiyle ve ilgiyle temizliyorum şimdi onu..

herkesten ve herşeyden geçip kendime sığınmak için geldiğim ev burası..
bu eve sığınmak Tanrı'ya sığınmakla eş anlamlı benim için..

bana;"eve dönüş gibisi yok.." dedirten ilk evim.. ilk gözağrım.. bendeki değerinin ve yerinin büyüklüğünü bildiği için küsüyor zaten bana.. onu bırakıp gittikçe onun değerini daha iyi anladığımı bilmiyor ki.. hiç yapmadığı yaramazlıkları yapıp ağlatıyor beni şimdi olduğu gibi..

onu ne kadar sevdiğimi ve benim için ne kadar değerli olduğunu bilsin diye, ıslak ıslak öpüyorum onu cam gözlerinden.. kapanıp ayaklarına ıslak ıslak siliyorum yerlerini..

anla işte sevgili evim seni aşk ile seviyorum, ben bunları hayatımdaki adamlara yapmadım yahu..

işte böyle.. yaşayarak bir şeyi daha öğrenmiş oluyorum; ilgisiz ve sevgisiz bırakıldığında evler de hırçınlaşırmış meğer..

"ben hırçınlaşmışım çok mu sevgili.."

Hülya Bilge GÜLTEKİN



bu ev, onu bırakıp gidiyorum diye neler yapıyor bana biliyor musunuz..

giysilerini oraya buraya savuran adamlar gibi, perdeleri söküp yerinden savuruyor yerlere.. intihar etmiş bir insanı bulmuş gibi tüylerim diken diken olmuştu yerdeki perdenin o halini görünce..

sondan bir önceki geldiğimde de hüngür hüngür ağlıyordu resmen.. sifonun contalarını gevşetmiş, ki yıllardır böyle bir şey olmadı, iki göz iki çeşmeydi sanki yukarıdan aşağıya doğru akan.. zor susturdum, vanayı kapattığım halde susmuyor.. ilgi ve sevgiyle susturabildim ancak..

Moda'dan buraya gelirken korka korka geliyorum artık; "bu kez neyle karşılaşacağım acaba.." diye..

saat bile bana küsmüş gibi, çalıştığı halde ne akrep ne yelkovan ne de saniyesi bir saniye bile ilerlemiyor.. ses var ama görüntü hep aynı yerde.. pilini değiştirdiğim halde hem de..

küçük tuvalet kapısını açmıyor, "gittin ve kalbini kapadın bize, ben de kapılarımı açmıyorum sana.." diye söylenip duruyor ben açmaya uğraştıkça.. dokunur dokunmaz açılırdı halbuki.. elimi acıtıncaya kadar uğraştırıyor şimdi beni..

sadece ben onu değil, bu ev de beni seviyormuş meğerse.. bırakıp gittikçe ve geri geldikçe anlıyorum ki, o benim cennetimmiş, ben onun nefesiymişim..

evlerin bile sevgiye karşılık verdiğini öğrettiği için bana, sevgiyle ve ilgiyle temizliyorum şimdi onu..

herkesten ve herşeyden geçip kendime sığınmak için geldiğim ev burası..
bu eve sığınmak Tanrı'ya sığınmakla eş anlamlı benim için..

bana;"eve dönüş gibisi yok.." dedirten ilk evim.. ilk gözağrım.. bendeki değerinin ve yerinin büyüklüğünü bildiği için küsüyor zaten bana.. onu bırakıp gittikçe onun değerini daha iyi anladığımı bilmiyor ki.. hiç yapmadığı yaramazlıkları yapıp ağlatıyor beni şimdi olduğu gibi..

onu ne kadar sevdiğimi ve benim için ne kadar değerli olduğunu bilsin diye, ıslak ıslak öpüyorum onu cam gözlerinden.. kapanıp ayaklarına ıslak ıslak siliyorum yerlerini..

anla işte sevgili evim seni aşk ile seviyorum, ben bunları hayatımdaki adamlara yapmadım yahu..

işte böyle.. yaşayarak bir şeyi daha öğrenmiş oluyorum; ilgisiz ve sevgisiz bırakıldığında evler de hırçınlaşırmış meğer..

"ben hırçınlaşmışım çok mu sevgili.."

Hülya Bilge GÜLTEKİN

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"