Biz artık gitmiyoruz, bence onlar da gelmeyecek


Bu cümle 60 ve 70li yıllarda çocuk olanlar için çok şey ifade eder. Adlarını ezberlediğimiz Apollo 11 personelinden Neil ARMSTRONG'un aya ilk ayak bastığında söylediği cümleler. Uzay çağında insanlığın en heyecanla izlediği macera,

ve bitti...
Nasa tarafından "Uzay mekiği" projesi rafa kaldırıldı ve bir dönem bence sona erdi. Neydi o dönem:

Çocukluklarında "Gökler hakimi Gordon"un çizgi romanlarını okuyanlar, bugünlerde yine hit olan BBC yapımı Dr.WHO'nun kitaplarını okuyanlar, filmlerini izleyenler için "Uzay Yolculuğu" çok fantastik bir hayaldi. O yıllarda çocuklar sorulduğunda doktor olacağım, mühendis olacağım değil, astronot olacağım diyorlardı.

Bir zamanların en heyecan verici dizilerinden "Uzay yolu ve Atılgan adlı uzay gemisi" Kaptan Kirk ve Mürettebatı, özellikle Vulcanlı Mr.Spock Karakteri bizim neslin hafızalarında yer etmişti. Sonraki yıllarda çevrilen "Ay Üssü Alfa"nın heyecanlı bölümleri, Efsane sinema filmleri serisi "Yıldız Savaşları", son yıllarda izlediğimiz "Battlestar Galactica"ya da ilham veren insanoğlunun düş yolculuğunda önemli kilometre taşlarından birisidir.

İnsanoğlunun uzay yolculuğu düşü 1985 yılında yazar Jules Verne'nin Ay'a Seyahat adlı romanı ile başlamış ve Ay'a Yolculuk başarıldıktan sonra kendinin onlarca katı büyüklükte hayaller kurulmasına, Hollywood film endrüstrisinin inanılmaz ilham kaynaklarından biri olmuştur. 

Holywood'un dahi çocuğu "Steven Spielberg'in E.T" si ile "Alien'de bir korku öğesi olan Uzaylı yaratıklar sevimli canlılara dönüşmüş, insanoğlunun düşman arama sevdası, uzaylıların da dost olabileceği fikrinin de zihnimize yerleşmesine yol açmıştır. Uzay ve gelecek konulu film endüstrisi aynı zamanda teknolojinin, hayal gücünün sınırlarını da zorlamış ve kurulan düşlerden teknolojik gelişmelere ulaşılmasına yol açmıştır. Gelecekte makinelerin insanlığı yokedeceğini işleyen Terminator serisi en güzel gelecek korkusu aşılayan film örneklerindendir.

Önceleri bizim uzaya yolculuğumuzu esas alan filmler yerini zamanla uzaylıların bizi ziyaretine dönüşen filmlere bırakmış, korkunç istilacı uzaylılar yerine dünyamızı ziyarete gelen sevimli, yakışıklı ve güzel uzaylılarla "love story" tadında filmler kurgulanmıştır.

Bu hayal gücü sektörü öyle etkilemiştir ki kendine paralel, sadece uzay filmleri olarak tanımlanamayacak bir çok fantastik film türü de ortaya çıkmıştır. Bu bir bilimsel makale ya da film yazısı olmadığı için ben kendi bilgi yetersizliğime rağmen en beğenilecek filmlerden biri de Jodie Foster'in oynadığı "Mesaj" dır diyebiliyorum. Aslında bunlara uzay filmi yerine Bilim - Kurgu filmi demek daha doğru olur sanırım.

İnternetin gelişmesi ve sanal gerçeklik kavramının yerleşmesi ile birlikte Film endüstrisi Uzay yerine insanın iç dünyasına, karanlık hayallerine doğru da yola çıkmış "Matrix", Beşinci Element, vb filmler gişelerde iyi hasılatlar yapmış, insanların zihinlerinde yeni düşünceler ve ufuklar açılmıştır.

Aynı şekilde olayı Tİ'ye alan filmler de gündeme gelmiş. İlginç esprili, uzay filmleri de çevrilmiştir. Bizim ülkemizde Cem YILMAZ'ın G.O.R.A sı buna güzel bir örnek olarak gösterilebilir.


Uzay yolculuğu fikri, pahalı ve oldukça riskli bir olaydır. İnsanlı uzay uçuşlarında bir çok insan pek birşey elde edilemediği görüşündedir. Ülkeler uzaya turistik seyahat planları yapmakta, işin artık maceraya dayalı maddi kazanç yönü konuşulmaktadır. Eskiden beri Ay'a yolculuğun gerçekleşmediği bunun Rusya ve ABD arasındaki psikolojik savaşın Hollywood stüdyolarında Rusya'nın yenilmesi için kotarılmış bir stüdyo zaferi olduğu ileri de sürülmektedir.

Ancak insanoğlu durmamış, gezegenlere insansız uzay araçları göndermiş, teleskoplar, iletişim araçları, uydular vb. sayesinde bir çok yeni bilimsel veri elde etmiştir. Uzay yolculuğu fikri ne kadar masraflı olursa olsun bir dönem insanının hayal gücünü kamçılamış ve inanılmaz bir etkileşim yaratmıştır.

Bence bugün "İnternet ve Sanal Gerçeklik" kavramı zihinlere egemen olmuş, ülkeler de insanlar da masabaşında ürettikleri senaryolarla, siber savaşlarla, iç dünyalarımıza yolculuklarla uğraşmaktadır. Belki bunun etkisi ile insanoğlu bundan sonra, eskiden sadece mistik olarak baktığı "zihinsel iletişim, cinlerle iletişim" kavramlarını bilimsel yollarla nasıl çözebileceği gibi bir hayalin peşine düşecektir.

Uzay yolculuğu uzun ve bir yazı ile anlatılamayacak kadar detaylı bir kavram, son yüzyıla damgasını vurmuş, adını vermiş bir olgudur. Yazım yorumlarınızla gelişime muhtaçtır ama bence anlatmak istediğim maksat da hasıl olmuştur.

Olay benim açımdan tam bir hayal kırıklığıdır. Şaka ama, artık uzaylı bir sevgilimiz olma ihtimali sıfırdır. Mutlaka bilim insanları yeni teknolojilerle uzay macerasını sürdürecektir ama "Mars'a ve diğer gezegenlere gitmek gibi bir hayalimiz" artık olmayacaktır. "Galaksiler arası yolculuk" bugün bir balon bile değildir. Artık benim "zamanda ve mekanda yolculuk" hayalim en azından "Geleceğe dönüş" filminden ibaret olup,  bu yüzyılda yaşayan bizler için bitmiş gözükmektedir.

Bu internet teknolojileri ve sanal gerçeklik kavramının zaferidir aynı zamanda. Bu bir savaş değildir ama uzay yolculuğu hayali bitmiş, sanal alem kazanmıştır.  Uzay yolculuğunun masraflı ve riskli olduğu söylenebilir, oraya harcanan paralarla fakir ülkelerde açlıktan ölen çocuklara yardım edilebileceği gibi son derece güzel yorumlar yapılabilir ama insanoğlunun ne tür şeylere masraf ettiğini düşününce bu söylem de çok doğru değildir.

Üzgünüm dostlar, artık uzaya gitmiyoruz ve bence uzaylılar da gelmeyecekler. Yine de ne olur olmaz siz "Ufo düşleri" görmeye "X files" izlemeye devam edin...
Yazımı son zamanlarda severek dinlediğim Katy Pery'nin bir klibi ile bitireyim.


Katy Perry ft. Kanye West — E.T... RnbXHipHop

Bu cümle 60 ve 70li yıllarda çocuk olanlar için çok şey ifade eder. Adlarını ezberlediğimiz Apollo 11 personelinden Neil ARMSTRONG'un aya ilk ayak bastığında söylediği cümleler. Uzay çağında insanlığın en heyecanla izlediği macera,

ve bitti...
Nasa tarafından "Uzay mekiği" projesi rafa kaldırıldı ve bir dönem bence sona erdi. Neydi o dönem:

Çocukluklarında "Gökler hakimi Gordon"un çizgi romanlarını okuyanlar, bugünlerde yine hit olan BBC yapımı Dr.WHO'nun kitaplarını okuyanlar, filmlerini izleyenler için "Uzay Yolculuğu" çok fantastik bir hayaldi. O yıllarda çocuklar sorulduğunda doktor olacağım, mühendis olacağım değil, astronot olacağım diyorlardı.

Bir zamanların en heyecan verici dizilerinden "Uzay yolu ve Atılgan adlı uzay gemisi" Kaptan Kirk ve Mürettebatı, özellikle Vulcanlı Mr.Spock Karakteri bizim neslin hafızalarında yer etmişti. Sonraki yıllarda çevrilen "Ay Üssü Alfa"nın heyecanlı bölümleri, Efsane sinema filmleri serisi "Yıldız Savaşları", son yıllarda izlediğimiz "Battlestar Galactica"ya da ilham veren insanoğlunun düş yolculuğunda önemli kilometre taşlarından birisidir.

İnsanoğlunun uzay yolculuğu düşü 1985 yılında yazar Jules Verne'nin Ay'a Seyahat adlı romanı ile başlamış ve Ay'a Yolculuk başarıldıktan sonra kendinin onlarca katı büyüklükte hayaller kurulmasına, Hollywood film endrüstrisinin inanılmaz ilham kaynaklarından biri olmuştur. 

Holywood'un dahi çocuğu "Steven Spielberg'in E.T" si ile "Alien'de bir korku öğesi olan Uzaylı yaratıklar sevimli canlılara dönüşmüş, insanoğlunun düşman arama sevdası, uzaylıların da dost olabileceği fikrinin de zihnimize yerleşmesine yol açmıştır. Uzay ve gelecek konulu film endüstrisi aynı zamanda teknolojinin, hayal gücünün sınırlarını da zorlamış ve kurulan düşlerden teknolojik gelişmelere ulaşılmasına yol açmıştır. Gelecekte makinelerin insanlığı yokedeceğini işleyen Terminator serisi en güzel gelecek korkusu aşılayan film örneklerindendir.

Önceleri bizim uzaya yolculuğumuzu esas alan filmler yerini zamanla uzaylıların bizi ziyaretine dönüşen filmlere bırakmış, korkunç istilacı uzaylılar yerine dünyamızı ziyarete gelen sevimli, yakışıklı ve güzel uzaylılarla "love story" tadında filmler kurgulanmıştır.

Bu hayal gücü sektörü öyle etkilemiştir ki kendine paralel, sadece uzay filmleri olarak tanımlanamayacak bir çok fantastik film türü de ortaya çıkmıştır. Bu bir bilimsel makale ya da film yazısı olmadığı için ben kendi bilgi yetersizliğime rağmen en beğenilecek filmlerden biri de Jodie Foster'in oynadığı "Mesaj" dır diyebiliyorum. Aslında bunlara uzay filmi yerine Bilim - Kurgu filmi demek daha doğru olur sanırım.

İnternetin gelişmesi ve sanal gerçeklik kavramının yerleşmesi ile birlikte Film endüstrisi Uzay yerine insanın iç dünyasına, karanlık hayallerine doğru da yola çıkmış "Matrix", Beşinci Element, vb filmler gişelerde iyi hasılatlar yapmış, insanların zihinlerinde yeni düşünceler ve ufuklar açılmıştır.

Aynı şekilde olayı Tİ'ye alan filmler de gündeme gelmiş. İlginç esprili, uzay filmleri de çevrilmiştir. Bizim ülkemizde Cem YILMAZ'ın G.O.R.A sı buna güzel bir örnek olarak gösterilebilir.


Uzay yolculuğu fikri, pahalı ve oldukça riskli bir olaydır. İnsanlı uzay uçuşlarında bir çok insan pek birşey elde edilemediği görüşündedir. Ülkeler uzaya turistik seyahat planları yapmakta, işin artık maceraya dayalı maddi kazanç yönü konuşulmaktadır. Eskiden beri Ay'a yolculuğun gerçekleşmediği bunun Rusya ve ABD arasındaki psikolojik savaşın Hollywood stüdyolarında Rusya'nın yenilmesi için kotarılmış bir stüdyo zaferi olduğu ileri de sürülmektedir.

Ancak insanoğlu durmamış, gezegenlere insansız uzay araçları göndermiş, teleskoplar, iletişim araçları, uydular vb. sayesinde bir çok yeni bilimsel veri elde etmiştir. Uzay yolculuğu fikri ne kadar masraflı olursa olsun bir dönem insanının hayal gücünü kamçılamış ve inanılmaz bir etkileşim yaratmıştır.

Bence bugün "İnternet ve Sanal Gerçeklik" kavramı zihinlere egemen olmuş, ülkeler de insanlar da masabaşında ürettikleri senaryolarla, siber savaşlarla, iç dünyalarımıza yolculuklarla uğraşmaktadır. Belki bunun etkisi ile insanoğlu bundan sonra, eskiden sadece mistik olarak baktığı "zihinsel iletişim, cinlerle iletişim" kavramlarını bilimsel yollarla nasıl çözebileceği gibi bir hayalin peşine düşecektir.

Uzay yolculuğu uzun ve bir yazı ile anlatılamayacak kadar detaylı bir kavram, son yüzyıla damgasını vurmuş, adını vermiş bir olgudur. Yazım yorumlarınızla gelişime muhtaçtır ama bence anlatmak istediğim maksat da hasıl olmuştur.

Olay benim açımdan tam bir hayal kırıklığıdır. Şaka ama, artık uzaylı bir sevgilimiz olma ihtimali sıfırdır. Mutlaka bilim insanları yeni teknolojilerle uzay macerasını sürdürecektir ama "Mars'a ve diğer gezegenlere gitmek gibi bir hayalimiz" artık olmayacaktır. "Galaksiler arası yolculuk" bugün bir balon bile değildir. Artık benim "zamanda ve mekanda yolculuk" hayalim en azından "Geleceğe dönüş" filminden ibaret olup,  bu yüzyılda yaşayan bizler için bitmiş gözükmektedir.

Bu internet teknolojileri ve sanal gerçeklik kavramının zaferidir aynı zamanda. Bu bir savaş değildir ama uzay yolculuğu hayali bitmiş, sanal alem kazanmıştır.  Uzay yolculuğunun masraflı ve riskli olduğu söylenebilir, oraya harcanan paralarla fakir ülkelerde açlıktan ölen çocuklara yardım edilebileceği gibi son derece güzel yorumlar yapılabilir ama insanoğlunun ne tür şeylere masraf ettiğini düşününce bu söylem de çok doğru değildir.

Üzgünüm dostlar, artık uzaya gitmiyoruz ve bence uzaylılar da gelmeyecekler. Yine de ne olur olmaz siz "Ufo düşleri" görmeye "X files" izlemeye devam edin...
Yazımı son zamanlarda severek dinlediğim Katy Pery'nin bir klibi ile bitireyim.


Katy Perry ft. Kanye West — E.T... RnbXHipHop

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"