[1mk] YOK SAYIN!! (AVRAM)

 
 
Bir OTORİTERİN GÜCÜ , elindeki güç ve olanakların dışında, insanların uysallığı ile doğru orantılıdır.
Eğer karşınızdaki Otoriter, her istediğini dilediği şekilde kullanmaya kalkışır ve özgürlüklerinizi elinizden alıp nefes alışınızı bile denetlemeye çalışırsa insanların yapabileceği tek şey kalır geriye; otoriteyi yok saymak.
Hayır, itaatsizlik ya da moda deyimi ile sivil itaatsizlik değil bu. İtaat kelimesinin geçtiği her cümle içinde boyun eğmeyi ve bir otoritenin varlığını kabullenmeyi de barındırır. Oysa YOK       SAYMAK, OTORİTENİN VARLIĞINI KABUL ETMEMEKTİR.
Otoriter, yaşayabilmek için yasalara gereksinim duyar. Yasalar, Onun en büyük silahıdır her türlü HUKUKSUZLUĞUNU yasallaştırabilmesi için. Yasalar aracılığı ile insanları sindirir, önce mahkemeleri doldurur sonra cezaevlerini doldurur. Silaha sahip olan gücü de en büyük koyucusu olur hukuksuz yasalarını uygulatırken...
   İtaatsizlik bu yasaların varlığını kabul etmektir. Yok saymak ise, o yasaları kabul etmemekten de öte, tanımamaktır. Ben bu yasayı kabul etmiyorum değil ben bu yasayı tanımıyorum demektir.
O nedenle, YOK SAYACAKSINIZ!
Filtrelerini YOK SAYACAKSINIZ!
Kitap toplama kararlarını YOK SAYACAKSINIZ!
Bu yasaları uygulayan Mahkemeleri YOK SAYACAKSINIZ!
Savcılarını YOK SAYACAKSINIZ!
Kolluk gücünü YOK SAYACAKSINIZ!


Filtrelerini yok sayıp, dns ayarlarınızı değiştireceksiniz;
Toplanan kitapları internetten indireceksiniz;
Savcılık sizi çağırdığında ifade vermeniz için, gözlerinin içine bakarak : Sen bu yasayı uygulayacaksan seni YOK SAYIYORUM diyeceksiniz;
Polisine, GEL VE ZORLA-YAKA PAÇA GÖTÜREBİLİYORSAN GÖTÜR ÇÜNKÜ SENİ YOK SAYIYORUM diyeceksiniz;  
Mahkemede yargıç ifadenizi almaya çalıştığında SENİ DE YOK SAYIYORUM diyeceksiniz.
Ne derlese desinler aldırmayacaksanız; Ne derlerse desinler YOKSUN SEN!!! Diyeceksiniz…
Diyeceksiniz ki, ONLAR RAHATSIZ OLACAK…Bir, iki,üç…
Bin,ikibin,üçbin… Onlar TEDİRGİN OLACAK
Onbin,yirmibin,otuzbin….KORKACAKLAR.

Bu ülkenin cezaevi kapasitesi tıka basa doldursalar bile 60.000 i aşamaz.
NE oldu, korktunuz mu? O zaman aşağıdaki linke bir göz atın. Onlar korkmadılar. Yaşları henüz yirmilerinin başındaydı ve bu Dünyanın gördüğü en büyük ZORBA-KATİL den korkmadılar. Polisine, Savcısına, Hakimine, Askerine, Gardiyanına, Celladına aynı şeyi tekrarladılar: Sizler Katilsiniz!!! Ve ben sizi YOK SAYIYORUM…
Bir günde yargılanıp giyotinle idam edildiler. Ama korkmadılar. Onun için alt tarafı bir filtre.. Tanımayın.. Bakın bugün Özgür Basın günü toplam 57 gazeteci cezaevinde. Onlar da korkmadı. Herkesi içeri atamazlar. Ben biliyorum  sayıyı, taş çatlasa 60.000… 


--
5/04/2011 12:37:00 PM tarihinde AVRAM tarafından 1mk adresine gönderildi
 
 
Bir OTORİTERİN GÜCÜ , elindeki güç ve olanakların dışında, insanların uysallığı ile doğru orantılıdır.
Eğer karşınızdaki Otoriter, her istediğini dilediği şekilde kullanmaya kalkışır ve özgürlüklerinizi elinizden alıp nefes alışınızı bile denetlemeye çalışırsa insanların yapabileceği tek şey kalır geriye; otoriteyi yok saymak.
Hayır, itaatsizlik ya da moda deyimi ile sivil itaatsizlik değil bu. İtaat kelimesinin geçtiği her cümle içinde boyun eğmeyi ve bir otoritenin varlığını kabullenmeyi de barındırır. Oysa YOK       SAYMAK, OTORİTENİN VARLIĞINI KABUL ETMEMEKTİR.
Otoriter, yaşayabilmek için yasalara gereksinim duyar. Yasalar, Onun en büyük silahıdır her türlü HUKUKSUZLUĞUNU yasallaştırabilmesi için. Yasalar aracılığı ile insanları sindirir, önce mahkemeleri doldurur sonra cezaevlerini doldurur. Silaha sahip olan gücü de en büyük koyucusu olur hukuksuz yasalarını uygulatırken...
   İtaatsizlik bu yasaların varlığını kabul etmektir. Yok saymak ise, o yasaları kabul etmemekten de öte, tanımamaktır. Ben bu yasayı kabul etmiyorum değil ben bu yasayı tanımıyorum demektir.
O nedenle, YOK SAYACAKSINIZ!
Filtrelerini YOK SAYACAKSINIZ!
Kitap toplama kararlarını YOK SAYACAKSINIZ!
Bu yasaları uygulayan Mahkemeleri YOK SAYACAKSINIZ!
Savcılarını YOK SAYACAKSINIZ!
Kolluk gücünü YOK SAYACAKSINIZ!


Filtrelerini yok sayıp, dns ayarlarınızı değiştireceksiniz;
Toplanan kitapları internetten indireceksiniz;
Savcılık sizi çağırdığında ifade vermeniz için, gözlerinin içine bakarak : Sen bu yasayı uygulayacaksan seni YOK SAYIYORUM diyeceksiniz;
Polisine, GEL VE ZORLA-YAKA PAÇA GÖTÜREBİLİYORSAN GÖTÜR ÇÜNKÜ SENİ YOK SAYIYORUM diyeceksiniz;  
Mahkemede yargıç ifadenizi almaya çalıştığında SENİ DE YOK SAYIYORUM diyeceksiniz.
Ne derlese desinler aldırmayacaksanız; Ne derlerse desinler YOKSUN SEN!!! Diyeceksiniz…
Diyeceksiniz ki, ONLAR RAHATSIZ OLACAK…Bir, iki,üç…
Bin,ikibin,üçbin… Onlar TEDİRGİN OLACAK
Onbin,yirmibin,otuzbin….KORKACAKLAR.

Bu ülkenin cezaevi kapasitesi tıka basa doldursalar bile 60.000 i aşamaz.
NE oldu, korktunuz mu? O zaman aşağıdaki linke bir göz atın. Onlar korkmadılar. Yaşları henüz yirmilerinin başındaydı ve bu Dünyanın gördüğü en büyük ZORBA-KATİL den korkmadılar. Polisine, Savcısına, Hakimine, Askerine, Gardiyanına, Celladına aynı şeyi tekrarladılar: Sizler Katilsiniz!!! Ve ben sizi YOK SAYIYORUM…
Bir günde yargılanıp giyotinle idam edildiler. Ama korkmadılar. Onun için alt tarafı bir filtre.. Tanımayın.. Bakın bugün Özgür Basın günü toplam 57 gazeteci cezaevinde. Onlar da korkmadı. Herkesi içeri atamazlar. Ben biliyorum  sayıyı, taş çatlasa 60.000… 


--
5/04/2011 12:37:00 PM tarihinde AVRAM tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"