Yazıyorum da Noluyo-86

*1 haftalık aranın ardından yine ben.

*1 haftalık yazı yazmadım da yan gelip yattım sanmayın a dostlar. O süre zarfını madem vücudumuzda bir koltuk altı varsa, haliylen bu koltuğun bir üstü ve koltuğun ta kendisi olması lazım diye düşündüm de düşündüm. Düşündüm de düşündüm, en sonunda uyudum.

*Şu yerinyüzeyindeki en büyük mutlulukların başında gelir, bankadan sıra no alır almaz, sıranın sende olduğunu anons eden ses.

Çok Üzlüyorum Çok
*En çok kime üzülüyorsun diye sorsalar, şu Ezel isimli ultrasonik dizideki pense mi, tornavida mı ne rolündeki adama diye cevap veririm. Her rolde 2. veyahut 3. adam konumunda. En son süpersonik yönetmen ve senarist Özcan Deniz’in bir filiminde afişte öyle yine melül melül arkadan bakıyordu. Nerede görsem o afişi  üzülüyorum o adama ve oraya üzüntümün sembolü olan bir damla göz yaşımı bırakıyorum.

*Tarantino dâhil tüm önde gelen yönetmenler ve yeni yönetmen adayları Özcan Deniz ve Mahsun Kırmızıgül ’ün yönetimdeki bu üstün performanslarını görünce işi gücü bırakıp türkücülüğe soyunmaya karar vermiş. Hatta Tarantino’nun ‘’Sıkılmadım Ayaktayım’’ isimli albümü haftaya tüm müzik marketlerde.

*Ne zamanki bir yerde Media Markt’ a Medya Market diyen bir görsem, hemen gidip onla enseye şaplak kanka olmak istiyorum.

*Apaçi dalgası ülkemizi yavaş yavaş terk ediyor. Ama uzmanlar uyardı. Balkanlardan en az dale don dale, satışfakşın, kolbastı veya apaçi kadar etkili bir akım, en geç nisan ayına kadar ülkemize ulaşacak.

*Geçen haftanın müzik listelerini altüst eden şarkı: Melih Gökçek- Tuz Döktüm Yollarına.

*İnsanların feyisbuğtan arkadaşı gibi bahsetmesi ne acayip lan. Dün akşam feyisteytim işte, çay may koymuş, anası da bir kek yapmış var ya, offf. 4’e kadar takıldım işte. Ayşe’ler falan da geldi işte. Birbirimizi dürtükleye dürtükleye zaman nasıl geçti anlayamadık.

*Bence 3–5 kişi toplanıp siyasi parti kurak, hazır seçimlerde yaklaşırkene. Seçime girecek her partiye devlet hazinesinden bütçe ayırıyorlar. Biz de ‘’Ağabey seçime gireceğiz, at bi-iki bir şey buraya’’ deriz. Sonra da gider çatır çutur yerik parayı. İlgilenenler ulaşsın bana. Ama fikir benim, genel başkan ben olurum ha.

*Buradan tüm kızlara sesleniyorum. Geçen hafta gördüğünüz o yakışıklı, o karizmatik çocuğu hatırlıyorsunuz değil mi. Evet o çocuk dâhil tüm yakışıklı ve karizmatik(ne yazık ki, yakışıklı ve karizmatik biri olarak ben de bu gruptayım) çocukların pantollarının altında picama vardı. Ne acı değil mi?

*Kimse bana kadın erkek eşittir zırvasıyla gelmesin. Ne zaman karda kışta mini etek giyen bir kız olmaz, veyahut bir delükanlı şortlan dolaşır o zaman kadın erkek eşitliğine inanırım. Şu halimize bakın, siz mini eteklerlen dolaşırkene, biz pantol altına picama devrindeyiz hala. Resmen çağ dışıyız yahu.

*Buradan istek yapmak istiyorum. O güzel sesi ilen yüzonseğizonseğizi seslendiren İbrahim Tatlıses’in bir de aynı güzellikle 333 demesini reca ediyorum.

*Haftanın espiriye gerek kalmayan haberi;
'Bizim ateistimiz sofrada besmele çeker' - SP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kamalak

*Dı End.
*1 haftalık aranın ardından yine ben.

*1 haftalık yazı yazmadım da yan gelip yattım sanmayın a dostlar. O süre zarfını madem vücudumuzda bir koltuk altı varsa, haliylen bu koltuğun bir üstü ve koltuğun ta kendisi olması lazım diye düşündüm de düşündüm. Düşündüm de düşündüm, en sonunda uyudum.

*Şu yerinyüzeyindeki en büyük mutlulukların başında gelir, bankadan sıra no alır almaz, sıranın sende olduğunu anons eden ses.

Çok Üzlüyorum Çok
*En çok kime üzülüyorsun diye sorsalar, şu Ezel isimli ultrasonik dizideki pense mi, tornavida mı ne rolündeki adama diye cevap veririm. Her rolde 2. veyahut 3. adam konumunda. En son süpersonik yönetmen ve senarist Özcan Deniz’in bir filiminde afişte öyle yine melül melül arkadan bakıyordu. Nerede görsem o afişi  üzülüyorum o adama ve oraya üzüntümün sembolü olan bir damla göz yaşımı bırakıyorum.

*Tarantino dâhil tüm önde gelen yönetmenler ve yeni yönetmen adayları Özcan Deniz ve Mahsun Kırmızıgül ’ün yönetimdeki bu üstün performanslarını görünce işi gücü bırakıp türkücülüğe soyunmaya karar vermiş. Hatta Tarantino’nun ‘’Sıkılmadım Ayaktayım’’ isimli albümü haftaya tüm müzik marketlerde.

*Ne zamanki bir yerde Media Markt’ a Medya Market diyen bir görsem, hemen gidip onla enseye şaplak kanka olmak istiyorum.

*Apaçi dalgası ülkemizi yavaş yavaş terk ediyor. Ama uzmanlar uyardı. Balkanlardan en az dale don dale, satışfakşın, kolbastı veya apaçi kadar etkili bir akım, en geç nisan ayına kadar ülkemize ulaşacak.

*Geçen haftanın müzik listelerini altüst eden şarkı: Melih Gökçek- Tuz Döktüm Yollarına.

*İnsanların feyisbuğtan arkadaşı gibi bahsetmesi ne acayip lan. Dün akşam feyisteytim işte, çay may koymuş, anası da bir kek yapmış var ya, offf. 4’e kadar takıldım işte. Ayşe’ler falan da geldi işte. Birbirimizi dürtükleye dürtükleye zaman nasıl geçti anlayamadık.

*Bence 3–5 kişi toplanıp siyasi parti kurak, hazır seçimlerde yaklaşırkene. Seçime girecek her partiye devlet hazinesinden bütçe ayırıyorlar. Biz de ‘’Ağabey seçime gireceğiz, at bi-iki bir şey buraya’’ deriz. Sonra da gider çatır çutur yerik parayı. İlgilenenler ulaşsın bana. Ama fikir benim, genel başkan ben olurum ha.

*Buradan tüm kızlara sesleniyorum. Geçen hafta gördüğünüz o yakışıklı, o karizmatik çocuğu hatırlıyorsunuz değil mi. Evet o çocuk dâhil tüm yakışıklı ve karizmatik(ne yazık ki, yakışıklı ve karizmatik biri olarak ben de bu gruptayım) çocukların pantollarının altında picama vardı. Ne acı değil mi?

*Kimse bana kadın erkek eşittir zırvasıyla gelmesin. Ne zaman karda kışta mini etek giyen bir kız olmaz, veyahut bir delükanlı şortlan dolaşır o zaman kadın erkek eşitliğine inanırım. Şu halimize bakın, siz mini eteklerlen dolaşırkene, biz pantol altına picama devrindeyiz hala. Resmen çağ dışıyız yahu.

*Buradan istek yapmak istiyorum. O güzel sesi ilen yüzonseğizonseğizi seslendiren İbrahim Tatlıses’in bir de aynı güzellikle 333 demesini reca ediyorum.

*Haftanın espiriye gerek kalmayan haberi;
'Bizim ateistimiz sofrada besmele çeker' - SP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kamalak

*Dı End.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"