'King And King' Denklemi

Nescafe üçü bir arada için su ısıtıldı beyaz kupa bardağa konuldu.. Kahve suyun içine iyice karıştırıldı ve beyaz kupa bardak, çalışma masasının üzerindeki yerini aldı.. Gelip giden blogspot'tan bir açık kapı bulundu aralanan o kapıdan hemen içeri sızıldı.. Şimdi kaleme alınacak makalenin yayınlanması için dualara başlandı..
Ülkenin gündemine bakıldı; İbrahim Tatlıses'in durumu iyiye gidiyormuş diye hastane önünde türküler söyleyen kalabalık susmadan önce, benimde söyleyecek bir şeylerim var, diye etrafına bakınan adamın cep telefonuna sarılıp ' Bacı, kardeş, hala, yenge şu anda şu kanaldayım ' demesine engel hiçbir şey kalmadı.. Japonyadaki halkın çektiği sıkıntılar geri planda kalmış gibi hastaneden yapılan canlı bağlantılar ülkenin gündemini ele geçirdi.. Artık haber bülteninde sırıtan Mehmet Ali Birand'ı izleme vakti...

***
Yana yakıla 'Kocam erkek değil, hâlâ bakireyim, ispatlayabilirim' diyen kadının kocası, mağdur adam, şimdi erkekliğini kanıtlama derdine düştü.. Kanıtlayamazsa, karısına nafaka vermek zorunda kalacak.. Ülkenin haline bakar mısınız? Traji komik bir hâl içerisindeyiz, haberimiz yok!
LGBTT'ler eylem yaptılar, düşman çatlattılar.. Eylemden bir hafta önce Sekans Bup'ta tartaklanan ve kovulan LGBTT'ler olaydan bir hafta sonra, o barın önünde, öpüştüler.. Öfke; büyükşehirlerin eğlence merkezlerinde sözde özgürlükten bahseden insanların cinsel yönelime karşı tutundukları tavır ve sergiledikleri aşağılık muamele yüzündendi.. Aziz Emre Güliçen, eşcinsellerle hiçbir meselelerinin olmadığını söylese de, bu eylemden sonra verdiği demeçlerle homofobi ve transfobisini gün yüzüne çıkarmamayı beceremedi..
'Cinsellik herkesin kendi özelidir. Bana ne! Ama cinselliklerini buradaki kimseye göstermemeliler. Masum bir öpücükten bahsetmiyorum. Öpüşmek var, öpüşmek var, kimse kimseyi rahatsız etmesin! Onun haricinde herkes müşterimizdir. Sadece bu eylemi yapan arkadaşlar bir daha buraya giremezler! Kapıdaki güvenlik arkadaşlar bunu engelleyecektir. Çünkü o arkadaşlar art niyetle dün buraya gelip bu eylemi yaptılar.' kendi ağzından çıkan bu cümleler her şeyin kanıtı olmaya yeter sanırım..

Kısaca; LGBTT'ler eylemi taşla tüfekle yapanlara, eylem nasıl yapılır öğrettiler.. Kimler öğrendi, işte bu tartışılır..
***
Kadınıma nasıl dokunursun diyen bir adamın şiddetine maruz kalan erkek hemşire şimdi yediği dayakların etkisindeyken nasıl bir ülkede yaşadığımızın bir kez daha farkına vardım.. Kadın hemşirelerin sayısı artmalı, yoksa kocalar karılarının popolarına yapılan iğnenin hesabını sormaya devam edecek.. Tanrım! Ne vahim bir durum..
***
'King And King’i bilir misiniz? Hani şu başka bir prensle öpüşen ve evlenen bir prensin öyküsünün anlatıldığı kitap, işte; İngiltere bu kitabı okullarındaki öğrencilerin okumasını tavsiye ediyor.. Çünkü o okullarda 'Homofobi hastalığından çocukları korumak hedefleniyor' Eğitim paketinde ‘Aynı sevgiyi yaşayan farklı aileler’ türü posterler de yer alıyor.. Yani iki anne ve iki babadan oluşan eşcinsel ebeveyn resimleri o sevgiyi fazlasıyla anlatıyor.. Tabii bu durumdan rahatsız olan, eğitim paketinin öğrencilere sunulmasını hoş karşılamayan gruplar da var.. Bahaneleri; bu yapılanların,hıristiyanlık gelenek ve göreneklerine ters düşmesi...
Karşıt düşüncelerin ve hemfikir beyinlerin aralarında bir çatışma gerçekleşirken, ilk önce çocukların düşüncesi alınmalı, artık; Türkiyede de çocuklara homofobinin pençesine düşmeden nasıl kurtulacakları anlatılmalı.. Bu ülkede her çocuk 'King And King'kitabını okumalı..
Güya kahvemi yudumlayacaktım.. Beyaz kupa bardak masada kaldı ve ülke'm için dua etmeler, türküler okumalar, bir başka bahara yerini ısmarladı..

Nescafe üçü bir arada için su ısıtıldı beyaz kupa bardağa konuldu.. Kahve suyun içine iyice karıştırıldı ve beyaz kupa bardak, çalışma masasının üzerindeki yerini aldı.. Gelip giden blogspot'tan bir açık kapı bulundu aralanan o kapıdan hemen içeri sızıldı.. Şimdi kaleme alınacak makalenin yayınlanması için dualara başlandı..
Ülkenin gündemine bakıldı; İbrahim Tatlıses'in durumu iyiye gidiyormuş diye hastane önünde türküler söyleyen kalabalık susmadan önce, benimde söyleyecek bir şeylerim var, diye etrafına bakınan adamın cep telefonuna sarılıp ' Bacı, kardeş, hala, yenge şu anda şu kanaldayım ' demesine engel hiçbir şey kalmadı.. Japonyadaki halkın çektiği sıkıntılar geri planda kalmış gibi hastaneden yapılan canlı bağlantılar ülkenin gündemini ele geçirdi.. Artık haber bülteninde sırıtan Mehmet Ali Birand'ı izleme vakti...

***
Yana yakıla 'Kocam erkek değil, hâlâ bakireyim, ispatlayabilirim' diyen kadının kocası, mağdur adam, şimdi erkekliğini kanıtlama derdine düştü.. Kanıtlayamazsa, karısına nafaka vermek zorunda kalacak.. Ülkenin haline bakar mısınız? Traji komik bir hâl içerisindeyiz, haberimiz yok!
LGBTT'ler eylem yaptılar, düşman çatlattılar.. Eylemden bir hafta önce Sekans Bup'ta tartaklanan ve kovulan LGBTT'ler olaydan bir hafta sonra, o barın önünde, öpüştüler.. Öfke; büyükşehirlerin eğlence merkezlerinde sözde özgürlükten bahseden insanların cinsel yönelime karşı tutundukları tavır ve sergiledikleri aşağılık muamele yüzündendi.. Aziz Emre Güliçen, eşcinsellerle hiçbir meselelerinin olmadığını söylese de, bu eylemden sonra verdiği demeçlerle homofobi ve transfobisini gün yüzüne çıkarmamayı beceremedi..
'Cinsellik herkesin kendi özelidir. Bana ne! Ama cinselliklerini buradaki kimseye göstermemeliler. Masum bir öpücükten bahsetmiyorum. Öpüşmek var, öpüşmek var, kimse kimseyi rahatsız etmesin! Onun haricinde herkes müşterimizdir. Sadece bu eylemi yapan arkadaşlar bir daha buraya giremezler! Kapıdaki güvenlik arkadaşlar bunu engelleyecektir. Çünkü o arkadaşlar art niyetle dün buraya gelip bu eylemi yaptılar.' kendi ağzından çıkan bu cümleler her şeyin kanıtı olmaya yeter sanırım..

Kısaca; LGBTT'ler eylemi taşla tüfekle yapanlara, eylem nasıl yapılır öğrettiler.. Kimler öğrendi, işte bu tartışılır..
***
Kadınıma nasıl dokunursun diyen bir adamın şiddetine maruz kalan erkek hemşire şimdi yediği dayakların etkisindeyken nasıl bir ülkede yaşadığımızın bir kez daha farkına vardım.. Kadın hemşirelerin sayısı artmalı, yoksa kocalar karılarının popolarına yapılan iğnenin hesabını sormaya devam edecek.. Tanrım! Ne vahim bir durum..
***
'King And King’i bilir misiniz? Hani şu başka bir prensle öpüşen ve evlenen bir prensin öyküsünün anlatıldığı kitap, işte; İngiltere bu kitabı okullarındaki öğrencilerin okumasını tavsiye ediyor.. Çünkü o okullarda 'Homofobi hastalığından çocukları korumak hedefleniyor' Eğitim paketinde ‘Aynı sevgiyi yaşayan farklı aileler’ türü posterler de yer alıyor.. Yani iki anne ve iki babadan oluşan eşcinsel ebeveyn resimleri o sevgiyi fazlasıyla anlatıyor.. Tabii bu durumdan rahatsız olan, eğitim paketinin öğrencilere sunulmasını hoş karşılamayan gruplar da var.. Bahaneleri; bu yapılanların,hıristiyanlık gelenek ve göreneklerine ters düşmesi...
Karşıt düşüncelerin ve hemfikir beyinlerin aralarında bir çatışma gerçekleşirken, ilk önce çocukların düşüncesi alınmalı, artık; Türkiyede de çocuklara homofobinin pençesine düşmeden nasıl kurtulacakları anlatılmalı.. Bu ülkede her çocuk 'King And King'kitabını okumalı..
Güya kahvemi yudumlayacaktım.. Beyaz kupa bardak masada kaldı ve ülke'm için dua etmeler, türküler okumalar, bir başka bahara yerini ısmarladı..

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.