* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

BİR ÖLÜDEN MEKTUP

Gözlerinde, kelimelerin yetersiz kaldığı zamanlardan kalma bir bakış yakalayacağımı sanmıştım. Hiç bilmediğim yabancı bir öfke değil. Sözlerinde, içinde sadece biz olan cümleler. Oysa kurduğun bu şiddet yüklü kelimeler ne sana ne bana ait değil. Ellerin göğsüme uzandığında yüreğime dokunacaksın sanmıştım. Bütün bir yaşamının izinin yerleştiği ellerinle bütün bir yaşamı biriktirdiğim yüreğime. Bacaklarıma değdiğinde gitmeyeyim istiyorsun sanmıştım. Seni bırakıp da buralarda tek başına, gitmeyeyim hiçbir yere...

Gitmedim. Gidemedim. Bak buradayım hala. Bir dere kenarında, paramparça ettiğin bedenimle hala ne olduğunun, nasıl olduğunun şaşkınlığındayım. Tanımlayamadığım, adını koyamadığım bu öfke sana mı ait sahiden? Neden olduğunu bilmediğim bu şiddet mi benim payıma düşen? Sahi sen hangi bakışların taşıyıcısısın, kimlerin kuklası vücüdumu parçalayan bu ellerin? Hangi dilin sözlerinde konuşmaktasın benimle, hangi yaşamın sözlüğünde yazılı benim bu hallerim? Neyi temizleyecek benden akıttığın bu kan, neyin bedeliyim ben senin yaşamında? Söylesene; en çok hangimize ait yeryüzünde yarattığımız bu cehennem, hangimizin yüreğinde?

Sorarım sana; şimdi ben öldüm ya hani, içimin her yerinde kaldı ya ellerinin kanlı izi, sen daha mı çok yaşadın temizlenmiş, günahsız, öfkesiz, şiddetsiz, sorgusuz sualsiz, hesapsız? Eksik kalan yanlarını benim yaşamımla mı tamamladın, tamamlayacaksın? Ben her gün başka bir isimle, başka bir bedende bir namlunun ucunda paramparça, bir bıçak kesiğinde delik deşik, yerin altında canlı canlı bir kez daha ölürken, sahi sen benden çaldığın her nefesle daha mı çok yaşayacaksın?

Bizi de Okusana ;) × +