* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Susturamadım Kendimi


-> Göçmen kuşuna aşık olmuş penguen gibiyim.Uçamam onun gibi.Kalamaz benim gibi.

-> Ben rüya ile gerçeği ayırt edemeyen "hayat" ın yanağıyım.Her şüphesinde tokat yiyor ve her gerçeğiyle acı çekiyorum.

-> Umut, açılmayan paraşütünle yere çakılırken nereden geldiği belli olmayan bir kuş tüyüdür elindeki.

-> Sessizlik diye bir ülke var.Hepsi en büyük çığlığından sonra sürülmüş oraya.

-> Kendi bedenime sunî teneffüs yapıyorum.Ruhun yaptığı ilkyardım değil bu.Son yardım.

-> Ve ruh, kalbin omzunda mantığın bir tel saçını bulduğunda kaybeder sonsuzluğunu.

-> Kalbimin yerinde bir kum saati var sanki.Kaybettiğim hafızam söylemiyor bana geçen neyin zamanı ki bu kadar değerli.

-> Herşey elinde midir insanın? Peki nerde benim ellerim ?

‎-> 'Aşk + özlem' hayatın slow motion tuşlarıdır.

-> Hayat her ne kadar berbat olsa da şöyle bir gerçek var ki kaldırımdaki tüm çizgilere basarak yürümek, hiçbirine basmadan yürümekten daha kolay.evet.

-> Hani Xp' yi kapatmak istediğinde iptal kapat ve yeniden başlat seçenekleri gelir ve ekran solar ya.İşte öyleyim.Evet iptal etme ihtimalim var.Yeniden de başlayabilirim.Ama buraya kapatmak isterken geldim.

-> Huzur, bir kırmızı kapak götürene değil kapağın altındaki aşk şarabını içene veriliyor.

-> Duymak istemediği tüm sesler birleştirilip bir ninni hazırlanmış bu çocuğa.

-> Aşk ateşinin yaktığı mumun ikindiden korkusu olmaz.

-> Ruh ve bedenin buluşma yeriyim.Ruh gelmedi gelmeyecek.Beden soruldukça hep 'bir arkadaşı bekliyorum' diyecek..

-> Sıkıldım.Güle oynaya ölen , hiçbirşeyi dert etmeyenlerin dünyası bu dünya.Kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulu.Onur şeref dürüstlük rafa kaldırılmış.Ne yapmalıyım ? Alt raflar dolmuş.Uzanamayacağım yerler kalmış onları bırakacağım. Boşluktayım.Elimde "son eğlenme zamanı" geçmiş oyuncaklar.

-> Omzuna attığı kürekle çıkarken mezarlıktan aynı eliyle tuttuğu gaz lambası gözyaşlarının donmasını engelliyordu.Girerken kelimelerle dolu olan eli bomboştu.

-> Tarihi gel sen at 'kalbime döktüğüm betona'.

-> 'Yalın'ız. Yalnızca 'yalnız' değil.

-Hayal?
-Hayal, geleceğin hiç olmadığı kadar yavaş dönüşmesidir geçmişe
-Hayal kırıklığı?
-Hayal kırıklığı, geleceğin hiç olmadığı kadar hızlı dönüşmesidir geçmişe.

->
Defnettim ruhumu bedenime.
Sonraki iş bir mezarın defni.
Komik değil mi?
Tıpkı matruşka gibi.

->
Yine kötüyüm. dedim
"Ne bekliyordun ki? Aynı rüyayı üst üste iki gece görmeyi mi?"
diye sordu bir melek.
Sustum.
Haklıydı.


ve dinleyin;

Cem Adrian- O Kirpik Hala Bende Sevgilim

Bizi de Okusana ;) × +