Doğal gazdan tayyare, selam söyle o yâre


Siz blog yazılarınızı nasıl yazıyorsunuz bilmiyorum ama bendeniz her Türk evladı gibi, Wc meskûn mahallinde ıkınırken aklıma gelen güzel fikirleri tuşlara döküyor, yazıyor çiziyorum. İşte yine bir pazar günü düşünürken fazla ıkınmış olmalıyım ki gürültülü bir şekilde çıkan gaz yüzünden "nedir bu gaz diyerek?" Konuyu bulmuş oldum ve yazmaya başladım.

Efendim gaz insan ve toplumların hayatında olmazsa olmaz şeylerden biridir. Her maddenin katı, sıvı ve gaz hali olduğunu ilkokulda öğrenmiştik. İşte yediğimiz besinler ve biraz da hava yutma neticesinde midemizdeki bir takım enzimler ve faaliyetlerle birlikte "gaz" denilen mucizevî madde meydana gelmektedir. Bu gaz sıkışması neticesinde def-i hacet kabilinden bir takım katı atıkları bedenimizden uzaklaştırabilmekteyiz.

Haliyle yediğimiz şeylere göre bazen gaz fazlasının da "fıss"veya "zort" şeklinde vücuttan uzaklaştırılması da gerekmekte. Her ne kadar bu fiillerin sessiz ve kimsesiz şekilde yapılması gerekse de, şahsen bendeniz için gazını vücudundan uzaklaştıran bir insan evladı ile sigarasının dumanını üzerime üfleyen insan evladı arasında fark yoktur. Hatta gaz salınımında bulunan daha masumdur kanısındayım.

Gaz insan canlısı dışında tüm diğer canlıların da bedenlerinden saldığı bir şey olduğu gibi, ayrıca dünyamızın da bir şekilde hayatı devam ettirirken meydana getirdiği güze bir şeydir. Nitekim kendisi olmazsa hayat olmaz diye bildiğimiz "su"yun gaz haline gelip buharlaşması yaşam zincirinin bir halkası olduğu gibi, görsel anlamda bulutlar vs gibi, hem dünyamıza faydalı hem de göze hoş görünen icraatlara da sebebiyet vermektedir.

Yine dünyamızın magmasında kaynayan, fokurdayan erimiş madenlerin ufaktan yeryüzüne salınımı ile bizlere deprem öncesi ipucu veren "radon" gazı da önemli bir işleve sahiptir. Depremler, volkanlar öncesinde ufaktan dünyanın gazının alınması ile yaşamsal bir felakete uğramamız önlenmektedir. Yani bir şekilde gazın varlığı ve bünyeden uzaklaştırılması hayat için çok önem arz etmektedir.

Aynı şekilde çakmaklara doldurulan gazın dolabilmesi için yine çakmağın içinde birikmiş başka bir gazın "hava"nın uzaklaştırılması gerekmektedir. Aynı şekilde biriktirilmiş ve tüplere doldurulmuş gazlar, ihtiva ettiği özelliklere göre yanıcı, yakıcı ve hayat kurtarıcı olabilmektedir. Bakınız : oksijen

Bireylerin gazı "yellenerek" uzaklaştırılırken toplumların birikmiş gazı genelde "konserler de ve özellikle arenalarda, futbol maçlarında" alınmaktadır. Müzik ve spor bünyedeki gazı alabilmek için bulunmuş en güzel çarelerden biridir. Yoksa gazı alınmamış toplumlar patlayabilmekte, iç karışıklıklara düşebilmekte veya bu verilen gaz usta hatipler elinde dış düşmana karşı oldukça gereksiz ve pahalı bir yöntem olan savaş yolu ile bünyeden şiddetle defedilebilmektedir.

Gaz insan bünyesinde her zaman "gaz" olarak birikmez. Bazen hormonal birikimlerle cinsel abazanlık ya da sinirsel birikimlerle "öfke" olarak da kendini gösterir. Bu yüzden gazı alınmamış bireyler, bazen cinsel saldırganlık, bazen hır gür çıkarmak gibi fiilleri sergileyerek toplumda rahatsızlık yaratırlar. Bu durumu gidermek için "kavga sporları ve hayat kadınları" türünden faydalı mı, zararlı mı olduğu tartışılır buluşlar yapılmıştır.

Kendisinden çıkan gazı yeterince iyi değerlendiremeyen insanoğlu, doğadan açığa çıkan gazı ise tam aksine iyi değerlendirilerek "doğal gaz" sayesinde çevre kirliliğini önlemeyi başarmıştır. Ancak yine de otomobillerden ve fabrikalardan doğaya salınan "kötü gaz"larla işin bokunu çıkarmayı bir şekilde becermiştir. Bakınız: çevre kirliliği ve sera gazları.

Sözün özü; insan ve doğa bünyesinin olmazsa olmazlarından olan "gaz"ların, iyi bir şekilde motive edilmesiyle güzel işler yapılabilirken, kontrolsüz kullanım ve salınımı neticesinde ortaya zarar verici yan etkiler çıkabilmektedir. Siz siz olun gazınızı ister "yellenerek ve geğirerek" ister "maden suyu ve antiasitlerle" uzaklaştırarak, isterse "spor ya da seks ile" uzaklaştırmayı tercih edin, bunu mutlaka uygun bir şekilde yapın. Yoksa gazınızı havan batsın diyerek "başkaları" alırsa  sonuçlar sizin için hiç de memnun edici olmayabilir.

Spor'un kavgayla hakaretle bokunu çıkarmayın, toplum içinde fütursuzca yellenmeyin, geğirmeyin. Sizi seven ve değer veren, insanlarla insanca sevişin vs vs vs... Hiç birşey yapamazsanız, siz de böyle bir yellenmeden yola çıkıp uzun bir blog yazısı yazın...















Siz blog yazılarınızı nasıl yazıyorsunuz bilmiyorum ama bendeniz her Türk evladı gibi, Wc meskûn mahallinde ıkınırken aklıma gelen güzel fikirleri tuşlara döküyor, yazıyor çiziyorum. İşte yine bir pazar günü düşünürken fazla ıkınmış olmalıyım ki gürültülü bir şekilde çıkan gaz yüzünden "nedir bu gaz diyerek?" Konuyu bulmuş oldum ve yazmaya başladım.

Efendim gaz insan ve toplumların hayatında olmazsa olmaz şeylerden biridir. Her maddenin katı, sıvı ve gaz hali olduğunu ilkokulda öğrenmiştik. İşte yediğimiz besinler ve biraz da hava yutma neticesinde midemizdeki bir takım enzimler ve faaliyetlerle birlikte "gaz" denilen mucizevî madde meydana gelmektedir. Bu gaz sıkışması neticesinde def-i hacet kabilinden bir takım katı atıkları bedenimizden uzaklaştırabilmekteyiz.

Haliyle yediğimiz şeylere göre bazen gaz fazlasının da "fıss"veya "zort" şeklinde vücuttan uzaklaştırılması da gerekmekte. Her ne kadar bu fiillerin sessiz ve kimsesiz şekilde yapılması gerekse de, şahsen bendeniz için gazını vücudundan uzaklaştıran bir insan evladı ile sigarasının dumanını üzerime üfleyen insan evladı arasında fark yoktur. Hatta gaz salınımında bulunan daha masumdur kanısındayım.

Gaz insan canlısı dışında tüm diğer canlıların da bedenlerinden saldığı bir şey olduğu gibi, ayrıca dünyamızın da bir şekilde hayatı devam ettirirken meydana getirdiği güze bir şeydir. Nitekim kendisi olmazsa hayat olmaz diye bildiğimiz "su"yun gaz haline gelip buharlaşması yaşam zincirinin bir halkası olduğu gibi, görsel anlamda bulutlar vs gibi, hem dünyamıza faydalı hem de göze hoş görünen icraatlara da sebebiyet vermektedir.

Yine dünyamızın magmasında kaynayan, fokurdayan erimiş madenlerin ufaktan yeryüzüne salınımı ile bizlere deprem öncesi ipucu veren "radon" gazı da önemli bir işleve sahiptir. Depremler, volkanlar öncesinde ufaktan dünyanın gazının alınması ile yaşamsal bir felakete uğramamız önlenmektedir. Yani bir şekilde gazın varlığı ve bünyeden uzaklaştırılması hayat için çok önem arz etmektedir.

Aynı şekilde çakmaklara doldurulan gazın dolabilmesi için yine çakmağın içinde birikmiş başka bir gazın "hava"nın uzaklaştırılması gerekmektedir. Aynı şekilde biriktirilmiş ve tüplere doldurulmuş gazlar, ihtiva ettiği özelliklere göre yanıcı, yakıcı ve hayat kurtarıcı olabilmektedir. Bakınız : oksijen

Bireylerin gazı "yellenerek" uzaklaştırılırken toplumların birikmiş gazı genelde "konserler de ve özellikle arenalarda, futbol maçlarında" alınmaktadır. Müzik ve spor bünyedeki gazı alabilmek için bulunmuş en güzel çarelerden biridir. Yoksa gazı alınmamış toplumlar patlayabilmekte, iç karışıklıklara düşebilmekte veya bu verilen gaz usta hatipler elinde dış düşmana karşı oldukça gereksiz ve pahalı bir yöntem olan savaş yolu ile bünyeden şiddetle defedilebilmektedir.

Gaz insan bünyesinde her zaman "gaz" olarak birikmez. Bazen hormonal birikimlerle cinsel abazanlık ya da sinirsel birikimlerle "öfke" olarak da kendini gösterir. Bu yüzden gazı alınmamış bireyler, bazen cinsel saldırganlık, bazen hır gür çıkarmak gibi fiilleri sergileyerek toplumda rahatsızlık yaratırlar. Bu durumu gidermek için "kavga sporları ve hayat kadınları" türünden faydalı mı, zararlı mı olduğu tartışılır buluşlar yapılmıştır.

Kendisinden çıkan gazı yeterince iyi değerlendiremeyen insanoğlu, doğadan açığa çıkan gazı ise tam aksine iyi değerlendirilerek "doğal gaz" sayesinde çevre kirliliğini önlemeyi başarmıştır. Ancak yine de otomobillerden ve fabrikalardan doğaya salınan "kötü gaz"larla işin bokunu çıkarmayı bir şekilde becermiştir. Bakınız: çevre kirliliği ve sera gazları.

Sözün özü; insan ve doğa bünyesinin olmazsa olmazlarından olan "gaz"ların, iyi bir şekilde motive edilmesiyle güzel işler yapılabilirken, kontrolsüz kullanım ve salınımı neticesinde ortaya zarar verici yan etkiler çıkabilmektedir. Siz siz olun gazınızı ister "yellenerek ve geğirerek" ister "maden suyu ve antiasitlerle" uzaklaştırarak, isterse "spor ya da seks ile" uzaklaştırmayı tercih edin, bunu mutlaka uygun bir şekilde yapın. Yoksa gazınızı havan batsın diyerek "başkaları" alırsa  sonuçlar sizin için hiç de memnun edici olmayabilir.

Spor'un kavgayla hakaretle bokunu çıkarmayın, toplum içinde fütursuzca yellenmeyin, geğirmeyin. Sizi seven ve değer veren, insanlarla insanca sevişin vs vs vs... Hiç birşey yapamazsanız, siz de böyle bir yellenmeden yola çıkıp uzun bir blog yazısı yazın...














BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"