2 am

şimdi yazacaklarımı sadece referans olarak almanız umudu ile yazdığımı (kesinlikle mızmızlanmak, hayata bakışımı anlatmak ya da başka herhangi bir şey istediğimi sanmayın lütfen) bilmenizi istiyorum.
bana önce bipolar, sonra alkolik, sonra tekrar ve tekrar bipolar tanısı konuldu. bir süre tedavi gördüm, ilaçlara rağmen ya da ilaç kullanmadığım için birden fazla intihar girişimim oldu ki, en son olan için çok iddialıyım, amaç kendimi öldürmek kesinlikle değildim (her ne kadar o sırada konuştuğum arkadaşa alkolün etkisi ile bundan daha iyi olamaz, bu kadar zamandır normal gidiyor kesin kötü bir şey olacak demiş olsam da...)!
şu hayatta değil, dünyada da değil, hadi türkiye'de de değil, şu istanbul'da kimse kimseyi dinlemiyor, kimse anlamaya çalışmıyor ve herkes salt gördüğünden yola çıkarak yorum yapıp bunu doğru kabul ediyor.
1. karşınızdakinin nasıl bir hayat sürdüğünü bilemezsiniz değil mi?
2. karşınızdakinin kendi hayatından ne kadar memnun/iyetsiz olduğunu da bilemezsiniz değil mi?
3. ne kadar açık anlatsanız da, karşınızdakinin sizi illa anlamadığı durumlar illlaa ki oldu değil mi??
4. yanlış anlaşıldığınız yanlış yargılandığınız da oldu eminim bundan?!

"1mk ben geldim dizlerin duruyor mu başımı koyacak" yazımda ufacık çıtladığım bir şey vardı, yapayalnız olduğum, kimsenin kalmadığı ve herkesin gittiği vs vs
tekrarlıyorum: bu yazıyı yine kendimden bahsetmek için değil, kendimde gördüğüm (kendime görene dek kaçırdığım) bir kaç şeyi vurgulamak için yazıyorum


ilgili kişinin
1. neredeyse her hareketi bir "cry for help", "s.o.s.", ne bileyim, bir çığlıktır! neredeyse her hareketi, nedensiz sana küsüşü, dalga geçer gibi bile olsa hesap soruşu, dandik dandik şeyleri bir sırmışçasına sana gelip anlatması (aslında onun açından o şeyin gerçekten bir sır olması!), yalan söylemesi, abartması, deli gibi gülmesi :) deli gibi ağlaması? hepsi birer imdat çağrısıdır...
2. çok durgun olması, sessiz, düşünceli olması tehlikeli olduğu kadar, o kişinin çok hareketli olması, anlamsız ve hızlı konuşması çok ve hatta yüksek sesle gülmesi (manasız şeyler için bile) **not: normalde stres altında insan da bu tepkiyi verebiliyor benim bahsettiğim sadece bipolar olan insanlar**
***benim yazdığım kesinlikle genel geçer kurallar ya da herkes için geçerli gerçekler değildir***
bu insan bir yerden sonra ajite olur, yorgunluğuna rağmen (inanılmaz bir uykusuzluk safhası vardır) ve gerçek hayal ayır edemeyecek hale bile gelir. inanılmaz enerjik olduğu sırada bile iflas etmek üzere olduğunu büyük ihtimalle hissetmiyordur, hissediyorsa bile aslında umursamıyordur. zaten çoğu şeyin de farkında değildir, ne kendisinde olan biten ne de etrafında gelişenleri algılayamıyordur. ve bir şey diyeyim mi? bu halinde bile, kahkahalar arasında hala "ben iyi değilim" der, bu işte bir işarettir! bunu kimse anlamaz, kimse önemsemez; halbuki o insan aslında o anda yokuş aşağı hızlı bir yuvarlanıştadır ve bayadır düşüyordur!
3. kendi kendiyledir, sizinleyken bile bir anlığına bile olsa mutlaka kendisiyledir; fark etmezsiniz fark ettiğinizde geçiştirir. yalan çok güzel söyler alışmıştır, kendisine ve en yakın çevresine sürekli telkin vermekten alışkındır. bırakmayın kendi başlarına, kandırın, mecbursun diyin, tehdit edin (gerçek olmasa bile) yalnız bırakmayın ne olur. kendisiyle başbaşa bırakmayın onları. kendilerini bilir kendilerini çok zor severler, hassastırlar her hatayı kendilerinde ararlar. (tekrar diyorum genelleyemem..)
4. tarzları değişir, kişiliklerinde başlayan değişiklik dinlediği müziklere, giyim ve makyajlarına kadar her şeylerinde bir farklılık fark edersiniz. bütün gece sex yapmış gibi çıkabilirler karşınıza ertesi sabah, ya da sabaha kadar çalışmış kadar yorgun. anahtar kelimeler "yoo" "bir şey yok" "aynı" vs benzeri kelimelerdir.
5. zaafları / bağımlılıkları artar, abartma eğilimi var bilenler bilir, haftada bir'den iki akşamda bir'e çıkar alkol sefaları, arka arkaya sigara içmezken elindeki bitmeden sigara yakarlar, aynı şeyi tekrarlar unuturlar, bağımlılık bununla alakalı mı çözemedim de bazı doktorlar bu yüzden yanlışlıkla karşına geçip alkoliksin diyebiliyorlar. sevmiyorum artık doktorları, ilaçlarla ağzıma ettiler.. doktorlar çare değildir (öyle olduğunu iddia ediyorlar inanmak gerekir sanırım, çünkü ben tedaviyi bırakalı bayağı oldu :) )

**cradle your head in your hand, and breathe.. just breathe**
6. sürekli bir şey istiyorlardır, spor, tiyatro, gezmek içmek vs, bir kısım deli gibi yapar bunu bir kısım ise sadece kaçar, dibine kadar kaçar (episode'lara bağlıdır bunlar). hayattan uzaklaşanı da, boyundan büyük tempoya gireni de görürsünüz.
şimdi yazacaklarımı sadece referans olarak almanız umudu ile yazdığımı (kesinlikle mızmızlanmak, hayata bakışımı anlatmak ya da başka herhangi bir şey istediğimi sanmayın lütfen) bilmenizi istiyorum.
bana önce bipolar, sonra alkolik, sonra tekrar ve tekrar bipolar tanısı konuldu. bir süre tedavi gördüm, ilaçlara rağmen ya da ilaç kullanmadığım için birden fazla intihar girişimim oldu ki, en son olan için çok iddialıyım, amaç kendimi öldürmek kesinlikle değildim (her ne kadar o sırada konuştuğum arkadaşa alkolün etkisi ile bundan daha iyi olamaz, bu kadar zamandır normal gidiyor kesin kötü bir şey olacak demiş olsam da...)!
şu hayatta değil, dünyada da değil, hadi türkiye'de de değil, şu istanbul'da kimse kimseyi dinlemiyor, kimse anlamaya çalışmıyor ve herkes salt gördüğünden yola çıkarak yorum yapıp bunu doğru kabul ediyor.
1. karşınızdakinin nasıl bir hayat sürdüğünü bilemezsiniz değil mi?
2. karşınızdakinin kendi hayatından ne kadar memnun/iyetsiz olduğunu da bilemezsiniz değil mi?
3. ne kadar açık anlatsanız da, karşınızdakinin sizi illa anlamadığı durumlar illlaa ki oldu değil mi??
4. yanlış anlaşıldığınız yanlış yargılandığınız da oldu eminim bundan?!

"1mk ben geldim dizlerin duruyor mu başımı koyacak" yazımda ufacık çıtladığım bir şey vardı, yapayalnız olduğum, kimsenin kalmadığı ve herkesin gittiği vs vs
tekrarlıyorum: bu yazıyı yine kendimden bahsetmek için değil, kendimde gördüğüm (kendime görene dek kaçırdığım) bir kaç şeyi vurgulamak için yazıyorum


ilgili kişinin
1. neredeyse her hareketi bir "cry for help", "s.o.s.", ne bileyim, bir çığlıktır! neredeyse her hareketi, nedensiz sana küsüşü, dalga geçer gibi bile olsa hesap soruşu, dandik dandik şeyleri bir sırmışçasına sana gelip anlatması (aslında onun açından o şeyin gerçekten bir sır olması!), yalan söylemesi, abartması, deli gibi gülmesi :) deli gibi ağlaması? hepsi birer imdat çağrısıdır...
2. çok durgun olması, sessiz, düşünceli olması tehlikeli olduğu kadar, o kişinin çok hareketli olması, anlamsız ve hızlı konuşması çok ve hatta yüksek sesle gülmesi (manasız şeyler için bile) **not: normalde stres altında insan da bu tepkiyi verebiliyor benim bahsettiğim sadece bipolar olan insanlar**
***benim yazdığım kesinlikle genel geçer kurallar ya da herkes için geçerli gerçekler değildir***
bu insan bir yerden sonra ajite olur, yorgunluğuna rağmen (inanılmaz bir uykusuzluk safhası vardır) ve gerçek hayal ayır edemeyecek hale bile gelir. inanılmaz enerjik olduğu sırada bile iflas etmek üzere olduğunu büyük ihtimalle hissetmiyordur, hissediyorsa bile aslında umursamıyordur. zaten çoğu şeyin de farkında değildir, ne kendisinde olan biten ne de etrafında gelişenleri algılayamıyordur. ve bir şey diyeyim mi? bu halinde bile, kahkahalar arasında hala "ben iyi değilim" der, bu işte bir işarettir! bunu kimse anlamaz, kimse önemsemez; halbuki o insan aslında o anda yokuş aşağı hızlı bir yuvarlanıştadır ve bayadır düşüyordur!
3. kendi kendiyledir, sizinleyken bile bir anlığına bile olsa mutlaka kendisiyledir; fark etmezsiniz fark ettiğinizde geçiştirir. yalan çok güzel söyler alışmıştır, kendisine ve en yakın çevresine sürekli telkin vermekten alışkındır. bırakmayın kendi başlarına, kandırın, mecbursun diyin, tehdit edin (gerçek olmasa bile) yalnız bırakmayın ne olur. kendisiyle başbaşa bırakmayın onları. kendilerini bilir kendilerini çok zor severler, hassastırlar her hatayı kendilerinde ararlar. (tekrar diyorum genelleyemem..)
4. tarzları değişir, kişiliklerinde başlayan değişiklik dinlediği müziklere, giyim ve makyajlarına kadar her şeylerinde bir farklılık fark edersiniz. bütün gece sex yapmış gibi çıkabilirler karşınıza ertesi sabah, ya da sabaha kadar çalışmış kadar yorgun. anahtar kelimeler "yoo" "bir şey yok" "aynı" vs benzeri kelimelerdir.
5. zaafları / bağımlılıkları artar, abartma eğilimi var bilenler bilir, haftada bir'den iki akşamda bir'e çıkar alkol sefaları, arka arkaya sigara içmezken elindeki bitmeden sigara yakarlar, aynı şeyi tekrarlar unuturlar, bağımlılık bununla alakalı mı çözemedim de bazı doktorlar bu yüzden yanlışlıkla karşına geçip alkoliksin diyebiliyorlar. sevmiyorum artık doktorları, ilaçlarla ağzıma ettiler.. doktorlar çare değildir (öyle olduğunu iddia ediyorlar inanmak gerekir sanırım, çünkü ben tedaviyi bırakalı bayağı oldu :) )

**cradle your head in your hand, and breathe.. just breathe**
6. sürekli bir şey istiyorlardır, spor, tiyatro, gezmek içmek vs, bir kısım deli gibi yapar bunu bir kısım ise sadece kaçar, dibine kadar kaçar (episode'lara bağlıdır bunlar). hayattan uzaklaşanı da, boyundan büyük tempoya gireni de görürsünüz.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"