[1mk] ÂMÂ’NIN KOKU DUYUSU



Kör duvarların sağır telaşlarına hapissiniz!

Artık bir çok şeye gözünüzü kapatır olmuşsunuz!

…….……….Yok olmadı bir dakika…. 1 2 3 4 5…..60'a kadar saydırtma : ……....

"Artık bir çok şeye gözünüzü kapatır olmuşsunuz!" Eylemler sadece işaret parmağıyla karşıyı göstermemeli bazen, şayet psikologların söylediği gibi işaret parmağı karşıyı gösterirken diğer üç parmak kendini göstermeli… O yüzden tümceyi tekrarda fayda var. Artık bir çok şeye gözümüzü kapatır olmuşuz. At gözlükleri bile halt etmiş bizim göremeyen ve gerçeği gösteremeyen gözlüklerimiz yanında!

……………..……………Bu satırları gözlerim kapalı yazıyorum………………….……..

…Çalan alarm sesi günün aydığının habercisi… Evet kulaklarım çalışıyor şimdi… Duyuyorum… Dilimde açlığımın habercisi çamurumsu bir tat var, tahmini saat koyuyorum an'ıma… Görmediğim güneş şekline… Siz görebilenler ve görme duyusu bahşedilenler; güneş size sadece saat 12:00'de tam tepenizden bakabilir değil mi? Biz Âmâ'lar cehenneminin tepesinde ise her salise cenneti çizer o güneş!

Açlığımın kokusudur sabah… Islak ve nem kokar… Bir pencere arar parmak uçlarım ve evet oksijenin yoluna rehberlik eder Hatçe ninemde kalma kemer burnum… Ah Hatçe nine o güzel mavi gözlerinin görüsünü vermek yerine kemer burnunu bana miras bıraktığın için minnettarım sana! Şimdi söyleyenlerin doğrucusu; küçük yüzümde iki pencerenin kapalı perdeleri burun kemeriyle tutunuyor hayata! Hafif bir grip hali köreltiyor ya koku duyumu, o günlerde ben bitkisel hayata geçmiş kaktüsleri oynuyorum; çöldeyim derken deve sesi çınlıyor da kulağıma bu sefer kepçe kulaklarım tutunuyor hayata... …

Renk nasıl doğadaki her hangi bir şeyin yansıması ise; boya da yaşamın maskeleyicisidir. Çirkin kadınlar boyalar vasıtasıyla kimlik kazandıklarını varsayarlar. Halbuki boya doğada sadece materyali temsil eden bir görsel efekttir belki… Ve boyanmak eylemi sadece eskimiş ve yıpranmış yüze /ye gerçekleştirilen bir tadilat işidir. İşte bu yüzden siz hep lekeyi örtmede kullandığınız boyalarınızın artık fırçalarını değiştirmelisiniz. Bu gayet iyimser bir yaklaşım… Tabloyu değil, paleti değil fırçayı değiştirmelisiniz! Boyayı artık başka bilek hareketleriyle başka yönlerde sarf etmelisiniz!

…………….Bu satırları da gözlerim kapalı yazıyorum…………………..…

Ve sana bugün 5 dakika da olsa gözlerini kapatıp derin bir nefes almanı öneriyorum… İnan farklı dünyaların duyusuna ulaşacaksın! Biraz yalnızlık kokusu alacak yanmış toprağın üstüne düşen çiğ damlasının yaydığı koku gibi, okka burnun… Karanlıkların dünyasına sadece gözlerini yumarak dahil olabildiğin için şanslı olduğunu unutma! Ve hadi yum gözlerini… de aldığın kokuyla âmâ'nın dünyasını algıla!...

Güzel Allah'ın size bahşettiği bir çift elması n'olur karanlıkta bırakmayın… Ve bu lütfa haizken lütfen perdeli gözleri unutmayın..


--
2/03/2011 12:56:00 PM tarihinde Kelime Yığıcısı tarafından 1mk adresine gönderildi

Kör duvarların sağır telaşlarına hapissiniz!

Artık bir çok şeye gözünüzü kapatır olmuşsunuz!

…….……….Yok olmadı bir dakika…. 1 2 3 4 5…..60'a kadar saydırtma : ……....

"Artık bir çok şeye gözünüzü kapatır olmuşsunuz!" Eylemler sadece işaret parmağıyla karşıyı göstermemeli bazen, şayet psikologların söylediği gibi işaret parmağı karşıyı gösterirken diğer üç parmak kendini göstermeli… O yüzden tümceyi tekrarda fayda var. Artık bir çok şeye gözümüzü kapatır olmuşuz. At gözlükleri bile halt etmiş bizim göremeyen ve gerçeği gösteremeyen gözlüklerimiz yanında!

……………..……………Bu satırları gözlerim kapalı yazıyorum………………….……..

…Çalan alarm sesi günün aydığının habercisi… Evet kulaklarım çalışıyor şimdi… Duyuyorum… Dilimde açlığımın habercisi çamurumsu bir tat var, tahmini saat koyuyorum an'ıma… Görmediğim güneş şekline… Siz görebilenler ve görme duyusu bahşedilenler; güneş size sadece saat 12:00'de tam tepenizden bakabilir değil mi? Biz Âmâ'lar cehenneminin tepesinde ise her salise cenneti çizer o güneş!

Açlığımın kokusudur sabah… Islak ve nem kokar… Bir pencere arar parmak uçlarım ve evet oksijenin yoluna rehberlik eder Hatçe ninemde kalma kemer burnum… Ah Hatçe nine o güzel mavi gözlerinin görüsünü vermek yerine kemer burnunu bana miras bıraktığın için minnettarım sana! Şimdi söyleyenlerin doğrucusu; küçük yüzümde iki pencerenin kapalı perdeleri burun kemeriyle tutunuyor hayata! Hafif bir grip hali köreltiyor ya koku duyumu, o günlerde ben bitkisel hayata geçmiş kaktüsleri oynuyorum; çöldeyim derken deve sesi çınlıyor da kulağıma bu sefer kepçe kulaklarım tutunuyor hayata... …

Renk nasıl doğadaki her hangi bir şeyin yansıması ise; boya da yaşamın maskeleyicisidir. Çirkin kadınlar boyalar vasıtasıyla kimlik kazandıklarını varsayarlar. Halbuki boya doğada sadece materyali temsil eden bir görsel efekttir belki… Ve boyanmak eylemi sadece eskimiş ve yıpranmış yüze /ye gerçekleştirilen bir tadilat işidir. İşte bu yüzden siz hep lekeyi örtmede kullandığınız boyalarınızın artık fırçalarını değiştirmelisiniz. Bu gayet iyimser bir yaklaşım… Tabloyu değil, paleti değil fırçayı değiştirmelisiniz! Boyayı artık başka bilek hareketleriyle başka yönlerde sarf etmelisiniz!

…………….Bu satırları da gözlerim kapalı yazıyorum…………………..…

Ve sana bugün 5 dakika da olsa gözlerini kapatıp derin bir nefes almanı öneriyorum… İnan farklı dünyaların duyusuna ulaşacaksın! Biraz yalnızlık kokusu alacak yanmış toprağın üstüne düşen çiğ damlasının yaydığı koku gibi, okka burnun… Karanlıkların dünyasına sadece gözlerini yumarak dahil olabildiğin için şanslı olduğunu unutma! Ve hadi yum gözlerini… de aldığın kokuyla âmâ'nın dünyasını algıla!...

Güzel Allah'ın size bahşettiği bir çift elması n'olur karanlıkta bırakmayın… Ve bu lütfa haizken lütfen perdeli gözleri unutmayın..


--
2/03/2011 12:56:00 PM tarihinde Kelime Yığıcısı tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"