Kelime oyunu

Biraz kelimelerle oynamak istiyorum yüksek müsaadenizle. Biliriz bazı kelimeler vardır ve onların üzerimizdeki etkisi inanılmaz derecede büyüktür. Kimisi bizi yıkar, paramparça eder veya acı çektirir aynı mutlu edip, yeniden doğmuş gibi hissettirmeleri gibi. Kelimelerle karşı karşıya gelen herkes bunu bilir. Bazı şarkılarda daha fazla üzülmemizin veya okuduğumuz yazılardan daha fazla etkilenmemizin nedenleri de bu "kelimelerdir" aslında. Bu yazının tam olarak neye benzeyeceğini bilmiyorum ama ne anlatmak istediğimden eminim. Bu yüzden yazının kendi içinde düzenini boş verip anlatmak istediğim bölümlere geçmek istiyorum.

Kelimemiz "yok-sun"; "yok" kökünden türemiş bir kelime anlamını zaten biliyoruz. Bir yokluk ifadesidir bu "yoksun" net olan tek bir şey vardır ki kelime olarak baktığımız zaman sadece onu görürüz ve biliriz. Aslında bu kelimeyi "sen yoksun" olarak da yazabiliriz çünkü kelimenin içinde ki "-sun" eki bu kelimenin bir başkasını anlattığı gösteriyor. "sen yoksun" başında sen yazmamız aslında oradaki yokluğu biraz daha derinleştirmeye ve netleştirmeye yarıyor. Sonrasında bunu birlikte kullandığımız diğer kelimelere göre de yer veya zaman gibi değişkenleri öğrenebiliriz. Mesela "sen şu an yanımda yoksun" gibi bir cümlemiz olsa yokluğun sadece "şu an" ile sınırlı olabileceğini düşünürüz çünkü vurgulanan zaman "şu an" ile sınırlıdır. Ancak "sen şu an yanımda yoksun ve bir daha gelmeyeceksin" dediğimiz noktada yokluğun "şu an"dan başlayıp sonrasına gideceğini görürüz. Bu tarz bir cümlelerin içindeki ayrılığı hissederiz ardından.

Başka kelimeler başka anlamlar yükler kelimemize. Zaman ve yer kiplerini değiştirerek tamamen farklılaştırabiliriz. Mesela "sen yoktun ve bir anda girdin hayatıma" bu cümle de ise yokluğun geçmişte kaldığını görebiliyoruz. "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma" ilk cümledeki durumla ilgili daha fazla bilgi veriyor bize. Sadece üç kelime ile bize yokluk zamanlarında hayatın nasıl olduğunu anlıyoruz ve aynı zamanda kişinin hayatı nasıl ifade ettiğini. Bu cümleyi okuyan birisi bir hayatın baştan sona değiştiğini düşünebilir ki bu değişimin olumlu olduğunu kanaatindeyizdir. Ta ki bir kaç keşlime daha ekleyene kadar "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma sonrasında bir hayatım kalmadı" bu noktada ise bütün o olumlu anlamların tersine döndüğünü ve iğneleyici bir tondan sitem dolduğunu görüyoruz cümlenin. Başka bir kaç kelimenin yardımıyla ise tekrardan olumluya dönebilir cümlemiz "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma sonrasında bir hayatım kalmadı ama seni öyle sevdim ki önemi yoktu bunun" sevginin olduğunu ve bu sevginin yitirilen hayatı önemsizleştirdiğini okuyoruz bu şekilde. Fedakarlıklar yapılmış ki bu bir anlamı ile hayattan fedakarlıklar yapılmış ama sevginin bunun çok ve çok üstünde olduğu anlatılıyor.

Tamamen olumsuz veya olumlu cümleler üretilebilir "yoksun" kelimesinden. "Sen yoksun ve asla gelmeyeceksin" de yoğun bir ümitsizlik, yorulmuşluk var. Belki bıkkınlık belki devam edememe var "Sen yoksun ve asla gelmeyeceksin, sensiz nasıl devam ederim bilemiyorum" da olduğu gibi. Bu sefer cümlemize bilinmezlik ve bazı şeyleri durdurma, bitirme isteği de ekleniyor. Bu cümleyi söyleyen her kimse bu belirsizlikte yaşamına devam edecek veya başka bir şeyler yapacak. Acı bir cümle bu aynı zamanda bir insanın kolaylıkla söyleyemeyeceği kadar da güçlü. Belki sözcüklerin devamında kifayetsiz kalabileceği derin bir sessizliği başlatacak bir anın habercisi.

Aynı zaman da gelecekteki bir ayrılığı da anlatabilir "biliyorum yarın sen gidecek ve  hayatımdan yok olacaksın." Bu sefer belirsizliği geleceğe taşıdık ve yokluğa dair ne varsa hepsi gelecekte. Ancak nasıl geçmişteki bir "sen yoksun" etkisini şimdiye taşıyorsa gelecekte kinin de etkileri şimdiden başlıyor. Yoğun bir korku belki bu ayrılığa karşı kendini hazırlama ortaya çıkıyor. "Biliyorum yarın sen gidecek ve  hayatımdan yok olacaksın, kendime sürekli söylüyorum bunu ama asla kabullenmek istemiyorum" reddediş de eklendi artık. Kişinin kendini onun gidişine hazırlamaya çabaladığını ama bu çabanın boşuna olduğu aynı zamanda onun gidişinin kabullenilemeyeceğini de öğreniyoruz.

Daha bir çok örnek verilebilir aslında ama hepsine gücüm yetmez sanırım. "Yoksun" kelimesini okuduğumuzda aklımızdan neler geçmişse yokluğa dair neler tahmin etmişsek onunla ilgili cümleler veya hikayeler yazılabilir. Sadece tek bir kelime yazmak istiyordum bu başlığa ama sadece o kelimeyi yazmamın ne derece eksik olacağını da çok iyi biliyordum. Anlattıklarım aslında yazacağım kelimenin bende hissettirdiklerinin birer yansıması. Nasıl sizde bambaşka şeyler hissettirmişse bende de bir çok farklı yere dokunuyor.

Bazı kelimelerin bizde ki etkileri bu yüzden çok daha büyüktür. Onların nelere ulaşıp, dokunup, parçalanabileceğini bilemeyiz çünkü. Aslında yazının en başında söylemem gereken tek bir kelimeyi yazıp gitmek istiyorum umarım kelimelerle neler yapılabileceğini biraz da olsa anlatmayı başarabilmişimdir. 

"Yoksun"
"Yoksun, hiç bir zaman gerçek olmadın ve olamayacaksın ama benim umudum var hala..." 

düş mezarlığı
ms güncesi 


Biraz kelimelerle oynamak istiyorum yüksek müsaadenizle. Biliriz bazı kelimeler vardır ve onların üzerimizdeki etkisi inanılmaz derecede büyüktür. Kimisi bizi yıkar, paramparça eder veya acı çektirir aynı mutlu edip, yeniden doğmuş gibi hissettirmeleri gibi. Kelimelerle karşı karşıya gelen herkes bunu bilir. Bazı şarkılarda daha fazla üzülmemizin veya okuduğumuz yazılardan daha fazla etkilenmemizin nedenleri de bu "kelimelerdir" aslında. Bu yazının tam olarak neye benzeyeceğini bilmiyorum ama ne anlatmak istediğimden eminim. Bu yüzden yazının kendi içinde düzenini boş verip anlatmak istediğim bölümlere geçmek istiyorum.

Kelimemiz "yok-sun"; "yok" kökünden türemiş bir kelime anlamını zaten biliyoruz. Bir yokluk ifadesidir bu "yoksun" net olan tek bir şey vardır ki kelime olarak baktığımız zaman sadece onu görürüz ve biliriz. Aslında bu kelimeyi "sen yoksun" olarak da yazabiliriz çünkü kelimenin içinde ki "-sun" eki bu kelimenin bir başkasını anlattığı gösteriyor. "sen yoksun" başında sen yazmamız aslında oradaki yokluğu biraz daha derinleştirmeye ve netleştirmeye yarıyor. Sonrasında bunu birlikte kullandığımız diğer kelimelere göre de yer veya zaman gibi değişkenleri öğrenebiliriz. Mesela "sen şu an yanımda yoksun" gibi bir cümlemiz olsa yokluğun sadece "şu an" ile sınırlı olabileceğini düşünürüz çünkü vurgulanan zaman "şu an" ile sınırlıdır. Ancak "sen şu an yanımda yoksun ve bir daha gelmeyeceksin" dediğimiz noktada yokluğun "şu an"dan başlayıp sonrasına gideceğini görürüz. Bu tarz bir cümlelerin içindeki ayrılığı hissederiz ardından.

Başka kelimeler başka anlamlar yükler kelimemize. Zaman ve yer kiplerini değiştirerek tamamen farklılaştırabiliriz. Mesela "sen yoktun ve bir anda girdin hayatıma" bu cümle de ise yokluğun geçmişte kaldığını görebiliyoruz. "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma" ilk cümledeki durumla ilgili daha fazla bilgi veriyor bize. Sadece üç kelime ile bize yokluk zamanlarında hayatın nasıl olduğunu anlıyoruz ve aynı zamanda kişinin hayatı nasıl ifade ettiğini. Bu cümleyi okuyan birisi bir hayatın baştan sona değiştiğini düşünebilir ki bu değişimin olumlu olduğunu kanaatindeyizdir. Ta ki bir kaç keşlime daha ekleyene kadar "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma sonrasında bir hayatım kalmadı" bu noktada ise bütün o olumlu anlamların tersine döndüğünü ve iğneleyici bir tondan sitem dolduğunu görüyoruz cümlenin. Başka bir kaç kelimenin yardımıyla ise tekrardan olumluya dönebilir cümlemiz "Sen yoktun hayatım anlamsızdı ve bir anda sen girdin hayatıma sonrasında bir hayatım kalmadı ama seni öyle sevdim ki önemi yoktu bunun" sevginin olduğunu ve bu sevginin yitirilen hayatı önemsizleştirdiğini okuyoruz bu şekilde. Fedakarlıklar yapılmış ki bu bir anlamı ile hayattan fedakarlıklar yapılmış ama sevginin bunun çok ve çok üstünde olduğu anlatılıyor.

Tamamen olumsuz veya olumlu cümleler üretilebilir "yoksun" kelimesinden. "Sen yoksun ve asla gelmeyeceksin" de yoğun bir ümitsizlik, yorulmuşluk var. Belki bıkkınlık belki devam edememe var "Sen yoksun ve asla gelmeyeceksin, sensiz nasıl devam ederim bilemiyorum" da olduğu gibi. Bu sefer cümlemize bilinmezlik ve bazı şeyleri durdurma, bitirme isteği de ekleniyor. Bu cümleyi söyleyen her kimse bu belirsizlikte yaşamına devam edecek veya başka bir şeyler yapacak. Acı bir cümle bu aynı zamanda bir insanın kolaylıkla söyleyemeyeceği kadar da güçlü. Belki sözcüklerin devamında kifayetsiz kalabileceği derin bir sessizliği başlatacak bir anın habercisi.

Aynı zaman da gelecekteki bir ayrılığı da anlatabilir "biliyorum yarın sen gidecek ve  hayatımdan yok olacaksın." Bu sefer belirsizliği geleceğe taşıdık ve yokluğa dair ne varsa hepsi gelecekte. Ancak nasıl geçmişteki bir "sen yoksun" etkisini şimdiye taşıyorsa gelecekte kinin de etkileri şimdiden başlıyor. Yoğun bir korku belki bu ayrılığa karşı kendini hazırlama ortaya çıkıyor. "Biliyorum yarın sen gidecek ve  hayatımdan yok olacaksın, kendime sürekli söylüyorum bunu ama asla kabullenmek istemiyorum" reddediş de eklendi artık. Kişinin kendini onun gidişine hazırlamaya çabaladığını ama bu çabanın boşuna olduğu aynı zamanda onun gidişinin kabullenilemeyeceğini de öğreniyoruz.

Daha bir çok örnek verilebilir aslında ama hepsine gücüm yetmez sanırım. "Yoksun" kelimesini okuduğumuzda aklımızdan neler geçmişse yokluğa dair neler tahmin etmişsek onunla ilgili cümleler veya hikayeler yazılabilir. Sadece tek bir kelime yazmak istiyordum bu başlığa ama sadece o kelimeyi yazmamın ne derece eksik olacağını da çok iyi biliyordum. Anlattıklarım aslında yazacağım kelimenin bende hissettirdiklerinin birer yansıması. Nasıl sizde bambaşka şeyler hissettirmişse bende de bir çok farklı yere dokunuyor.

Bazı kelimelerin bizde ki etkileri bu yüzden çok daha büyüktür. Onların nelere ulaşıp, dokunup, parçalanabileceğini bilemeyiz çünkü. Aslında yazının en başında söylemem gereken tek bir kelimeyi yazıp gitmek istiyorum umarım kelimelerle neler yapılabileceğini biraz da olsa anlatmayı başarabilmişimdir. 

"Yoksun"
"Yoksun, hiç bir zaman gerçek olmadın ve olamayacaksın ama benim umudum var hala..." 

düş mezarlığı
ms güncesi 


BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"