* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Kalbim bir vantrolog

Bu aralar küpün dışına mutluluk saçan sevimli şeyler sızmıyor.Verdiğim rahatsızlık için en başından özür diliyorum


  • Bin parçaya bölünmüş bir kalp varken neden çakıl taşları biriktirecektim ki.Al hepsini at geçtiğin yollara.Ben ruhsuz bir bedenle beklerim o bin parçayı,yeter ki dönerken kaybolmadığından emin olayım.

  • Aptal ! İçinde saflık, hesapsızlık, başarısızlık, beceriksizlik, üzüntü ve pişmanlık barındıran bir sıfat. Şu sıralar aptallığın iyi birşey olduğunu söyleyecek insanları dinlemeye ihtiyacım var.

  • Her zaman kabustan uyanılmaz.Bazen kabusa uyanırsın.Arasındaki fark birinde "geçti geçti" derler diğerinde "geçer geçer" .

  • Ürkek ve yabani bir kuşa beslenen sevgi gibidir aşk. Zor olanıdır kavuşmanın..birlikte olmanın zorudur..onu alıştırmak için tüm her şeyden geçmen tüm sevgini ona vermen gerekir..yaklaşır sana..yaklaşır yaklaşır. sonra senden korkar..ona güven vermiştirsin oysa..beslemişsindir onca..ama yabanidir ve ürkmüştür bir kere..artık her çaban onu daha da tedirgin eder..daha da uzaklaşır senden..eskisinden daha kötü olur..bir yabancının ayağının önüne konabilir ancak senin uzağına bile konmaz.Bu acıtır işte


  • Üzgün olmam gerektiği için üzülüyor olsaydım kendime mutlu olmam gerektiğini söylerdim.Ama üzgün olmamayı başaramadığım için üzgün, mutlu olmayı haketmediğim için mutsuzum.

  • Gerçeği kaybedince arkanı döndüğün tüm yalanlar daha bir çirkefleşir.O yüzden son gerçeğine sahip çık.

  • Bazen insan dolabında Narnia benzeri dünyalara açılan bir kapı olmasını daha fazla istiyor.Çünkü bazen bu dünyada zaman çok yavaş ilerliyor.

  • Tuzlu şekerli acılı ekşili kelimelerim var söylenmemiş.Kalbim bulandı. Cümleler kusmama az kaldı.Yutkunduğum her kelime geldiği yere düşerken bin parçaya bölünüyor.Bazıları bu parçalanmaya sindirmek diyor.Bazıları "zaman".Ama bildiğim bir şey var, o da zehirli kelimeler kanıma karışıyor.


Korkak bir çocuğun kararan havaya rağmen,
dik bir yokuştan tehlikeli bir ormanın derinliklerine ilerlemesi gibi.
Düşündükçe ilerliyor, düşündükçe hava kararıyor, düşündükçe iniyor derinlere.
İçinde bulunduğu korkuyu hesaplamaya üşeniyor.
Korkmaktan korkuyor.
Hava daha da kararıyor.
Arkasını karanlığa dönemiyor artık.
Geri dönerken arkasında birşey bırakmak istemiyor.
Zifiri karanlığa dalıyor.
O çocuk şimdi,
az önce karanlığın durduğu yerde duruyor artık.
Arkasını dönemediği tüm korkuların tam ortasında.



Denize düşerken her bir yağmur damlası
kendisinin alkışlandığını sanır,
bilmez ki yağmur da olsa boğulur denizde.
Düşen bir yağmur damlasına mutluluk verirken
aslında tek yaptığı son kez çırpınmaktır.



Birbirine karışmış bir yumak ipliği kullanmak,
açıkta olan ucunu gittiği yere kadar çekmekle olmaz.
En başından sabırla açılmalıdır ki
ilerde kördüğüm olacak yerden koparmak zorunda kalmayasın

  • Suskunlukla sessizliği birbirine karıştırma.Sessizlik elimde değil.Duymadığın sadece suskunluğum.

  • Masalların içine insanlar girdiğinden beri dünya görüşüm değişti.Nesi vardı sanki La Fontaine'in.İnsan gibi konuşan hayvanların olduğu masallar istiyorum ben hayvan gibi yaşayan insanların olduğu gerçek dünyayı değil.

  • Kelimeler düşüncelerini aktarmakta,kuru fasulyelerden resim yapmak istediğindeki kadar özgürlük tanır sana.
  • Cümlelerim düşündüklerimin kadavrası.Korkunu yenmek için dokun onlara.
  • Her insan kendi bedeninin öğretmenidir aslında.Gözleri,elleri,kalbi, beyni...hepsi öğrencisidir. Kulağa anlatır gözler anlamaz, göze anlatır kulağı anlamaz. Beynine anlatır elleri anlamaz, ellere anlatır dili anlamaz. Ama en aptal öğrencisi kalbidir. Kime ne anlatırsa anlatsın o bişey anlamaz.


Evet kalbim bir vantrolog.Ben de onun elindeki kukla.

Bizi de Okusana ;) × +