* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

“Saksağan kekliğin yürüyüşüne özenmiş, kendi yürüyüşünü de kaybetmiş”



- Anne "NOEL" ne demek?
- Yabancıların,kendi peygamberlerinin doğum gününü kutlaması demek canım.
- Biz niye kutluyoruz öyleyse?
- Biz noeli kutlamıyoruz anneciğim,biz yeni bir yıla girişi kutluyoruz sadece.

İsteyen istediğini yapar elbette,kimseye karışmaya hakkım olmadığını biliyorum,ancak sekiz yaşındaki bir çocuğun kafası karışıyorsa ve ben ona açıklama yaparken tezatlığı farkediyorsa ortada bir tuhaflık yok mudur sizce de?

Noel konusunda bile bir tutarlılık arzedemeyen sözüm ona medeniyet temsilcilerini taklit etmek ne işimize yarar acaba?

Aşağıdaki küçük bilgileri sıkılmadan okuyun lütfen...

Hz İsa’nın doğum tarihinin bilinmediği konusunda Batılı kaynaklar görüş birliği içindedir .Bu yüzden noelin kaynağı konusu oldukça karışıktır Hıristiyanlık’la ilgili temel kaynaklarda, noelin çıkışı itibariyle Hıristiyanlık’la ilgili olmadığı ve Hıristiyanlığa sonradan girdiği konusunda görüş birliği vardır

Hıristiyanlığın doğduğu yıllarda Doğu’da 6 Ocak’ta kaynağı çok eskilere dayanan ışık bayramı kutlanmaktaydı Söz konusu tarihte kış gün dönümü dolayısıyla, İskenderiye’de ve Yakındoğu’da törenler yapılırdı Yunanlılar da 5-6 Ocak gecesini “zamanların doğumu” (Aion) olarak kutlarlardı Aslında bu, Mısır’daki eski bir Osiris ritüelini Helenleştirmekten başka bir şey değildi Eski Mısır’da göğün bâkire kraliçesi İsis’in oğlu olan Osiris’in aynı tarihte (25 Aralık) doğduğu kabul edilir Osiris ritüelinde yeni zamanların doğumuyla aydınlığın çoğalması birlikte kutlanmaktaydı Bu bayrama Epiphany adı verildi

Putperestlerin kutladığı bu bayram
a) Aydınlıklar bayramı (phata),
b) İmparatorluk bayramı (theophaneia),
c) Doğuş bayramı (geethlia),
d) Tanrı’nnın yeryüzünde belirişinin bayramı (epiphany) şeklindeki ifadelerle anlatılmaktaydı

Buradaki epiphany Hıristiyanlığa adapte edilerek önce İsa’nın vaftizi olarak kutlanmaya başlanmış, daha sonra buna IV yüzyılın başında İsa’nın doğumunun kutlanması ilâve edilmiştir

Roma İmparatoru Aurelion tarafından 274’te “mağlûp edilemeyen güneş” (sol invictus) kültünün, imparatorluğun resmî dini olarak ilân edildiği bilinmektedir 25 Aralık güneş tanrısı Sol’ün doğum günüdür Dolayısıyla Roma imparatoru güneş tanrısının yeryüzündeki temsilcisi ve bedenleşmesi olarak kabul edilmiştir Böylece de politik gücünü attırmıştır Yine eski Roma’da 25 Aralık Mitraizm’deki güneş tanrısı Mitra’nın doğum günü olarak kutlanmıştır Hıristiyanlığın Roma’dan, Romalılar’ın da İran’dan aldıkları 25 Aralık tarihi, daha sonra Hz İsa’nın doğum günü olarak kutlanmaya başlanmıştır

İmparator Konstantin mağlûp edilemeyen güneş kültüyle Mitra kültünü Hıristiyanlık’la birleştirmiş, böylece onun zamanında noel ortaya çıkmıştır İmparator Aurelion’dan itibaren güneş kültü Hıristiyanlık inançlarıyla bir sentez oluşturmuştur Eski Ahid’in Malaki kitabında Mesih’in “salâh güneşi” olarak geleceğine işaret edilmiştir (4/2) Yuhanna İncili’nde de İsa’nın “dünyanın nuru” olduğu belirtilmiştir (8/12) Hıristiyanların noel gününde yaptıkları vaazlarda İsa’nın “yeni güneşimiz” olduğu belirtilmektedir Bunlar yanyana getirildiğinde “Sol ve Mitra” kültlerinin İsa’nın şahsında ve noel kutlamaları adı altında Hıristiyanlığa adapte edildiğini göstermektedir

21 Eylül tarihinden itibaren güneş ışınlarının gitgide zayıflaması karşısında putperest halk, güneşin kendilerini terkettiği gibi bir korkuya kapıldıkları için, 25 Aralık’ta güneşe kurbanlar kesip ibadet etmeye başlamışlardı Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının yeniden yükselmeye başlamasını dualarının kabul edildiği şeklinde yorumlayarak, her yıl bu kutlamaları yapmaya devam etmişlerdir Eski Roma’da 25 Aralık bir tarih hatası olarak bugünkü 21 Aralık yerine kısa günlerin başladığı kış gün dönümü şeklinde kabul edilmiştir Bu inanca sahip olan putperest Romalılar, hıristiyan olduktan sonra da aynı inancı sürdürmüşlerdir

Bunun üzerine kilise, güneş merkezli kültün önüne geçmek için dünyayı aydınlatan “güneş ışığı” ile “salâh güneşi” ve “dünyanın nuru” olarak insanları aydınlatan “Tanrı ışığı” İsa arasında benzerlik kurarak, bu tarihi Hz İsa’nın doğum günü olarak kabul etmiş ve noel kutlamalarını başlatmıştır

25 Aralık tarihi aynı zamanda aydınlık ve güneşin, dolayısıyla Güneş tanrısının, karanlık üzerindeki egemenliğin belirtisinin de başlangıcıdır Bu aynı zamanda günlerin uzamaya başlamasının ve ilkbaharın müjdecisidir Dolayısıyla 25 Aralık eski İranlılar, Mısırlılar, Fenikeliler, Suriyeliler, Yunanlılar, Romalılar, Meksikalılar, Perulular, Hintliler ve diğer milletler tarafından kutlanmıştır 25 Aralık Keltler, Druidler ve eski Almanlar tarafından da kutlanırken putperest İskandinavlar’ın en büyük bayramıdır Bütün bu anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi noel, Roma Katolikleri tarafından Hıristiyanlığa adapte edilmiştir ve onlar da bunu eski pagan kültünden almışlardır

Noel yortusunda kullanılan noel ağacı ilk defa 1521 veya 1605 yılında Almanya’da ortaya çıkmıştır Almanlar Ren nehri kıyılarında “cennet ağacı”nı temsilen köknar ağacını ışıklar, meyveler ve parlak süslerle donatırlardı Rengârenk bezenen çam ağacının, Kelt rahiplerinin tanrılarına sungularını astıkları meşe ağacının yerini aldığı da söylenir Noelde çam ağacı kesmenin Baltık sahillerinde yaşamış Tötonlar’ın dininden bir kalıntı olduğu da belirtilenler arasındadır

Bâbil Kralı Nemrud’un ölümünden sonra annesi Semiramis, onun spritüel bir varlık olarak yaşadığı şeklindeki inancını yaymaya çalışmış ve bunun için de Nemrud’un yeni bir hayatta doğumunun sembolü olarak kuru bir ağacın çıktığını söylemiş, her doğum yıl dönümünde Nemrud’un devamlı yeşil olan bu ağacı ziyaret edeceğini ileri sürmüştür Böylece 25 Aralık Nemrud’un yeni yıl dönümü olmuştur Noel ağacının asıl kaynağı budur diyenler vardır Bu suretle Semiramis Bâbil’in gök kraliçesi olmuş, Nemrud da göğün tanrısal oğlu haline gelmiştir Bu bağlamda anne ve oğul kültü, ülkelere ve dillere göre değişik adlar altında bütün dünyaya yayılarak Mısır’da İsis Osiris, Asya’da Cybele ve Denius, Roma’da Fortune ve Jüpiter olmuştur
IV yüzyılın ilk yarısına kadar Hz İsa’nın doğumu dolayısıyla kutlanan bir kilise festivali yoktur Ancak ilk yüzyıllardan itibaren Doğu’da 6 Ocak tarihi İsa’nın ruhanî doğumu veya vaftizi olarak kabul edilmiş ve aynı tarih biyolojik doğumuna da hamledilmiştir (Baldovin, IV, 1987, 132) Bu tarih 325, 336 veya 354 yılında 25 Aralığa adapte edilmiştir Bu bağlamda noel bayramı İmparator Konstantin’in saltanatının (324-337) sonundan itibaren kutlanmaya başlanmıştır

Halen Batı kiliseleri noeli 25 Aralık’ta kutlarken, Süryânî ve Ermeniler 6 Ocak’ta kutlamaktadırlar

Ermeni kilisesi Katagikos Nerse döneminde Divin’de toplanan (526-527) sinadda İsa’da ilâhî ve insanî tabiatın birleşerek ilâhî bir tabiata büründüğü şeklindeki monofizit görüşün bir simgesi olarak, noelle Hz İsa’nın vaftiz bayramının birleştirilmesi kararını onaylamıştır Kudüs kilisesi ise 549 yılına kadar 6 Ocağı kabul ederken, bu tarihten sonra 25 Aralığı benimsemiştir Doğu kiliselerindeki bu tarih değişikliği Aziz Ioannes Khrysastomas (ö 441 veya 442) ve Naziansoslu Aziz Gregorios’un (330-390) etkisiyle olmuştur

Noel gecesi çocuklara hediyeler dağıttığına inanılan beyaz sakallı, kırmızı cüppeli, papaz kukulatalı şahıs, Kuzey Avrupa ülkelerinin efsanevî bir kişisidir

İlk defa XVII yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkmıştır Noel Baba’nın Antalya’nın Kale (Demre) ilçesinde yaşadığına inanılan ve 6 Aralık 342 tarihinde ölen Aziz Nicolas ile bir ilgisi yoktur Buna rağmen 1981 yılından itibaren Antalya’nın Demre yerleşim biriminde her yıl Noel Baba şenlikleri düzenlenmeye başlamıştır Ayrıca hıristiyan cemaatin bulunmadığı bu yerde restore edilen kilisenin bahçesine bir Noel Baba heykeli dikilmiştir Ren geyikleri eşliğinde, karlar içinde seyahat eden Noel Baba’nın Antalya ile hiçbir ilgisi yoktur

Noel âyininde Kitâb-ı Mukaddes’ten bölümler okunur ve Evharistiya (ekmek-şarap) âyini yapılır Yıllık bir ibadet olan noel cemaatle kutlanır 24 Aralık akşamı kilise âyini ve kutsal gece eğlenceleriyle başlar 25 Aralık sabahı kiliselerde şenlikler yapılır 26 Aralık’ta misafirler ağırlanır, ziyafetler verilir, hastahaneler ve kimsesiz çocuklar ziyaret edilerek noel ibadeti tamamlanır

1 Ocak tarihinin yılbaşı olarak kutlanmasının temeli putperest Roma’ya dayanmaktadır Çünkü eski Romalılar’ın yılı 1 Ocak’ta başlamaktaydı, bu kullanım daha sonra bazı Ortaçağ ülkelerinde de sürmüştür Julien takvimi olarak bilinen bu takvim, Papa XII Gregorius’un 1582 yılında topladığı konsilde, “artık yıllar”ın giderilmesine çözüm bulunması amacına yönelik çalışmalar dolayısıyla Hıristiyanlık’la bağlantılandırılmıştır

Milât, “Hz İsa’nın doğumu” demek olduğu için hıristiyanlar Hz İsa’nın doğum gününü sıfır kabul ederek, bu tarihi “İsa’dan önce” (İÖ) ve “İsa’dan sonra” (İS) şeklinde kullamaktadır Yılın hangi ay ve gün ile başlayacağı konusu üzerinde yapılan çalışmalar sonunda ise, İngiltere’de 1 Ocak 1752 tarihi, birinci gün olarak kabul edilmiştir

Türkiye’de de inkılâplar çerçevesinde milâdî takvim 1926 yılında kabul edilmiştir Yılın ilk günü olarak kabul edilen 1 Ocak tarihi, 1935 yılında Başbakan İsmet İnönü tarafından verilen bir kanun teklifinin benimsenmesiyle resmî tatil günü ilân edilmiştir

Türk Tarih Kurumu yayımları arasında çıkan Tarih Çevirme Kılavuzu (Ankara 1997) adlı kitabın giriş bölümünde, yaygın olarak kullanılan takvimlerin ortaya çıkışları ve dayanakları konusunda bilgi verilir Burada güneş ve ayın hareketlerine göre takvimler “güneş, ay, güneş-ay takvimleri” şeklinde üçe ayırıldıktan sonra, “Dinlere Göre Takvimler” alt başlığında yahudi, hıristiyan ve müslüman toplumlarına ait takvimler tanıtılır “Hıristiyan Toplumlarında” kısmında şu bilgilere yer verilmektedir: Hıristiyanlık’ta “Hz İsa’nın hayatı ile özdeşleşmiş olan kilise yortu takvimi kullanılmıştır Bu takvimin başlangıcı İsa’nın doğumuna göre, en önemli yortu olan Paskalya’nın belirlenmesi ise İsa’nın diriliş tarihine göre hesaplanmıştır Bu takvim bugün kullandığımız milâdî takvimin temelini teşkil etmektedir.

Bunca şeyi neden yazdım?
Ne yaptığımızı bilerek yapalım lütfen...

Kaynak burası daha fazla bilgi isterseniz diye...

Bizi de Okusana ;) × +