AKIL VE YÜREK


Akıl; parçalı bulut. Güneşli günlere gebe.Yol yorgunu kaç zamandır, mola yerlerinde, fazla beklemiş bir bardak çayın renginde. Öyle çok uzaklara varıp varıp geri geldi ki, şimdilerde kendine hasret, yakınların gölgesinde. Akıl ne geçmişin dizinin dibinde konaklıyor artık, ne de geleceğin rahminde filizleniyor. Hala bugünün belleğinde, derin bir uykunun kollarıyla sarıp sarmalıyor kendini. Sarıyor ve uyandırılmayı bekliyor yürekten gelen bir ezginin gül kokan öpücüğüyle...

Yürek; yediveren, mevsimsiz kalmış, soluk ve sessiz. Bir daha açar mı, açar da kırmızı ya boyar mı, cevapsız. Kelimeler o doğmadan yitip gitmiş, sözler asılı kalmış dikenler arasında, ama olsun.Yürek yine de büyümüş, büyümüş de adam olmuş, yetmemiş adam sevmiş. Gidip gidip gelmiş, olmayan yüreklerde yer edinmiş. Her durakta bir nefeslik molalar, her yürekte bir parçacık anılar kazımış kendine. Zaman denen avcıdan zamansız anlar kurtarmış. Yürek kanayan yara, aralık bırakılan kapı, göz önünde kendinden saklanan bir sevda habercisi. Olmayan düşlere inat, gerçeklere kuruyor şimdi saatlerini. Verilmeyen zamanları biriktirip kendine, bir aklın izini gözlüyor. Peşinden hiç düşünmeden salıvereceği gülleriyle...


Bir gün;
Aklımın bileceği,
Yüreğimin seveceği,
Dilimin döneceği bir yerde
Olur musun?


Görsel: Deviantart

Akıl; parçalı bulut. Güneşli günlere gebe.Yol yorgunu kaç zamandır, mola yerlerinde, fazla beklemiş bir bardak çayın renginde. Öyle çok uzaklara varıp varıp geri geldi ki, şimdilerde kendine hasret, yakınların gölgesinde. Akıl ne geçmişin dizinin dibinde konaklıyor artık, ne de geleceğin rahminde filizleniyor. Hala bugünün belleğinde, derin bir uykunun kollarıyla sarıp sarmalıyor kendini. Sarıyor ve uyandırılmayı bekliyor yürekten gelen bir ezginin gül kokan öpücüğüyle...

Yürek; yediveren, mevsimsiz kalmış, soluk ve sessiz. Bir daha açar mı, açar da kırmızı ya boyar mı, cevapsız. Kelimeler o doğmadan yitip gitmiş, sözler asılı kalmış dikenler arasında, ama olsun.Yürek yine de büyümüş, büyümüş de adam olmuş, yetmemiş adam sevmiş. Gidip gidip gelmiş, olmayan yüreklerde yer edinmiş. Her durakta bir nefeslik molalar, her yürekte bir parçacık anılar kazımış kendine. Zaman denen avcıdan zamansız anlar kurtarmış. Yürek kanayan yara, aralık bırakılan kapı, göz önünde kendinden saklanan bir sevda habercisi. Olmayan düşlere inat, gerçeklere kuruyor şimdi saatlerini. Verilmeyen zamanları biriktirip kendine, bir aklın izini gözlüyor. Peşinden hiç düşünmeden salıvereceği gülleriyle...


Bir gün;
Aklımın bileceği,
Yüreğimin seveceği,
Dilimin döneceği bir yerde
Olur musun?


Görsel: Deviantart

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"