* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Son Nefes | George D. Shuman


Gerçekten Muhteşem bir kitap.Son derece orijinal bir konu ve inanılmaz bir etkileyiciliğe sahip.”Son 18 Saniye”den sonra serinin ikinci kitabı olan “Son Nefes” de George D.Shuman gerilimi bir miktar arttırmış. O kadar olayların içinde hissediyorsunuz ki kendinizi,sayfanın ortalarında bir işiniz çıktığı için kapatmak zorunda kalırsanız,geri döndüğünüzde sayfanın başından değil kaldığınız satırdan okumaya devam ediyorsunuz.Bu da kitabın “sarıcılık” ivmesinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor heralde :) 3 D tadında kitap okumak istiyorsanız durmayın !!!

İyi ki okumuşum diyorum.Filminin çekileceğini tahmin ediyorum.Yalnız “Son Onsekiz Saniye” nin değil de “Son Nefes” in filminden uzak durmalı küçükler :) Sahnelerin çarpıcılığına dayanamayabilirler.Zira kitabın da + 18,5 olması gerekli.Başka kitapların ancak finallerinde okuyabileceğimiz sahneleri Shuman kitabın başından sonuna her yere serpiştirmiş.Üzümlü kek gibi kısacası :) Bu tür kitapları sevenler Son 18 Saniye ve Son Nefes ‘i atlamasın.Sevmeyenler de sevebilmek adına okumayı denesin.Son Nefes’in sonu gösteriyor ki üçüncü kitap yolda.Valla aha buraya yazıyorum böyle giderse daha 5 6 kitap gelir.Hem de büyük bir okuyucu kitlesine sahip olur.Zaten kısa sürede çok satanlar arasına girmiş.30 dile çevrilmiş.Yeni bir kitap sonuçta.”Son Nefes” Aralık 2009 da basılmış.

Kitabın içeriğine fazla girmek istemiyorum.Son 18 Saniye için yazdıklarımdan biraz alıntı yaparak temel bilgilendirmeyi yapayım.

"Sherry Moore ölü bedenlerin ellerini tutarak ölmeden önceki son 18 saniyede yaşadıklarını görebilen ama beş yaşında buzlu merdivenlerden kayarak düşüp sinirlerinin büyük hasar gördüğü günden beri diğer insanların görebildiklerini göremeyen kör ,genç ve çarpıcı derecede güzel bir kadındır.Herkesin göremediklerini görebilen olağanüstü bir yeteneğe sahip olan Sherry Moore tanrı vergisi yeteneği sayesinde polis araştırmaları danışmanı olmuştur.Bu özelliği ölü insanlara verilmiş bir hediyedir aslında.Ve aslında o ölü insanlara yardım eden bir melektir.
Güvenlik güçleri tarafından verilen adıyla yeteneğine getirilen en son açıklama,Sherry’nin bir cesede dokunduğunda ölünün üst derisindeki sinir alıcılarıyla beyninin giriş kapısı olan kısa süreli hafızasında bulunan sinir alıcıları arasındaki elektriksel bağlantıyı tamamladığı şeklindedir.Bu bağlantının iletkeni,ölünün merkezi sinir sistemidir.Elbette ki bu sadece ölmüş kişilerde,yani beyni kendi enerjisini üretmeyen ve dolayısıyla elektriksel sistemi istilaya açık olan kişilerde işe yaramaktadır.Ama bir çok yetenek gibi bu yeteneğin de bir bedeli vardır.

Sherry bir ölünün hafızasında kalan anıları gördüğünde o anılar kendi hafızasının bir parçası olmaktadır.Yıllar içerisinde Sherry’nin hafızası,çoğu acımasızca işlenmiş suçların mağduru olan sayısız insanın son anılarının bir araya geldiği uçsuz bucaksız bir depo halini almıştır.Canavarların Sherry’nin zihninde kapalı tutuldukları kafeslerinden çıkmak için haykırdıkları,duygu yoğunluğunun canavarları kontrol altında tutamayacağı kadar fazla olduğu günler olmaktadır.Sayısız ölünün elini tutmuş,sayısız son anının tanığı olmuştur.İlgilenen herhangi birine ölüm korkusunu ve o an yaşanan trajediyi tarif edebilirken, diğer şeyleri,kimsenin sormaya cesaret edemediği o şeyler tarif edemeyecektir.Gözünün önünden gitmeyen,hiç unutamadığı şeyler de işte onlardır.Öleceğini bilen insanların keder verici son anıları.Kamyonun altında kalan bir adam,akarsuda akıntıya kapılan bir kadın, elektrikli sandalyede ölümü bekleyen bir mahkum, dağlık bir bölgede burun üstü çakılmak üzere olan bir uçağın pilotu.Geride bırakmak üzere oldukları şeylerle ilgili düşüncelerini toparlamaya çalışan insanlar.

Bir insanın hayatının son on sekiz saniyelik özeti nasıl olabilrdi ki?"

Bence arka kapak yazısı şu olabilirdi.Kitabı okuyunca daha iyi anlayabilirsiniz.

"Ölüler son anlarında çoğu kez hayatlarında en çok değer verdikleri şeyi düşünüyorlardı.O tek şeyden kaçamıyorlardı,çünkü onları onlar yapan o tek şeydi.

George Dentin,gözleri önünde boğularak ölen annesinin çok değer verdiklerinin listesini yapmış mıydı? Annesinin hayatındaki en önemli başarı ve gerçeklik O muydu? Bunu annesi gibi boğularak ölen kadınların gözlerinden öğrenebilir miydi?"

Böyle olsa daha dikkat çekici olurdu değil mi?
Ama yine de Stephen King’in tek kelimeyle “Mükemmel “ demesi de alıp okumak için çok geçerli bir sebep.

Bizi de Okusana ;) × +