* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

TOPHANE VAKKASI.

Efendim ben Tophane semtinde doğdum büyüdüm. Ve bununla da her zaman  gurur duydum.

Bizim Tophane'de zaman zaman bu tür kavgalar oluyordu. Hiç unutmam çok seneler evvel Erbakan döneminde bir grup sakkalı cübbeli tabir edilen bir grup mahallede mini etekle gezdi diye bir kızcağızı tekme tokat dövmüşlerdi. Son Tophane vakkasın da adı geçen Sanat Galerisi tam Annemlerini evinin 30 m. aşşağısında yer alıyor. Evlerin marketlerin, çocukların, bakkaların ev hanımlarının kısacası AİLE'lerin bulunduğu bir mahalle efendim bildiğimiz bir mahalle.!
Burada Annemler, yani benim ailem ve mahalle sakinleri oturuyor.
Ben Annemin evine gittiğim zaman bu Sanat Galerisi'nin tam önünden geçiyorum. İçeride olan biteni görüyorum yani. Bakın bunu altını çizerek söylüyorum kapının önü bira şişeleriyle dolu.!
 Mekanın önünde ki arabaların geçtiği cadde ye votka şişesi atılmıştı. Hatta eşimle çok kınamıştık bu durumu.

Aynı güzargahta, Boğazkesen caddesi'nde bahsedilen galerinin yine 50 m. kadar ilerisinde bir yurt var. Yine kaldırım kenarında yerlere oturmuş, bir elinde bira, bir elinde kitap düzgün giyimli entel yabancı uyruklu bir genç kız. Biz şaştık kaldık bu olaya. Canım Tophane, Canım Boğazkesen ne hale gelmiş. Her mahalle'nin kendine göre bir ahlâkı, bir kuralı vardır. Biz annemlere gidip kadığımız da sabaha kadar müzik sesinden uyuyamayız. Artık oralar tamamen kendi tabirimle sosyeteleşti.

Tophane'den tutun Boğazkesen caddesine, oradan Galatasaray'a Beyoğlu'na, Taksim'e kadar heryer yabancıların şuan. Bizim bir akrabamızın oturduğu tarihi bina Otel haline gelmiş. Barlar Cafeler, İçkili mekanlar artık mahallelerin içine taşınmış. O'da yetmemiş Evlerin, bakalların, okulların yanlarına yer edinmeye başlamışlar.


Tophane Semti Tarihi bir Semtdir. Yapısı itibariyle dar sokak ve caddelerden oluşur. Yüzyıllardır bir çok Din'i, farklı etnik kültürü, Ermenisi, Yahudisi, Kürdü, hep bir arada yaşatmış ve hala yaşayan bir tarihi semtdir. Tophane'nin bir çok mahallesinde çocukluğum geçti. Şimdi o güzelim mahalle ve sokakları ölüme mahkum ediyorlar. Sanat galerileri, Eğlence mekanları, entel dantel ne varsa Malesef Tophanemizin Tariihi değerini öldürmektedir. Bu güzelim tarih kokan semt kaderine bırakılmıştır, Yeni yerleşimciler,tüm Tophane yerli sakinlerine ap açık alenen gidin buradan demekteler.


Son yaşanan olay üzücü asla tavfip etmiyorum. Ama Koskaca Tophane'nin Boğazkesen'in bu kadar ayaklar altına alınmasına, sokaklara içki şişesi atılmasına, taşkınlılara karşıyım. Buna da keskin bir çözüm bulunması gerekiyor. Bu insanlar defalarca uyarıldılar. Ama inadına daha fazlasını yaptılar.
Sanat dediler, Sergi dediler, o güzelim Sanat galerisini yada her neyse sosyetik entel meyhaneye çevirdiler. Bu demek değildir ki, şiddeti onaylıyorum. Asla ve asla olmaması gereken büyük bir ayıptır. Birdaha olmamasını umud ediyorum.

Keşke bu yazım bir Gazete'de yayınlasa ve herkez okuyabilse. Eminim bir çok kişi bana hak ve onay verecektir. Ve gerçekleri anlayabileceklerdir.
Toplumumuz küçük Mahalle ve caddelerden oluşuyor. Biraz daha saygı, biraz daha dikkat edilmesi gerekiyor. Özgürlük diyoruz. Bir başkasını rahatsız ederek ortalığa alkol şişesi atarak olmaz bu.
Şimdi bir örnek verelim. Taksim'de Beyoğlu'nda Etiler'de, Eğlence mekanlarının olduğu bir gece klübüne siz içki içiyorsunuz diye baskın yapıldı mı şimdiye kadar. Buralar ruhsatlı mekanlardır. Adamlar gider bu rusatlı içkili eğlence mekanlarına içkisini içer eğlenir çıkar. Ama Sanat Sergisi adı altında mahalle ortasında, Ailelerin bulunduğu bir yerde içki içip sokağa atıp ''Ben sanat yapıyorum diyemessin'' Her iki tarafta hatalı. Umarım tatlıya bağlanır ve bu tür olaylar bir daha yaşanmaz.
Son söz :Valla Sanat ,Kültür yapıyorum deyip insanları rahatsız ediyorsan ben o kültürde yokum varsın bana kültürsüz desinler.

Bizi de Okusana ;) × +