* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

BİZ NEREDE YANLIŞ YAPTIK ?


Biz nerede yanlış yaptık?
Nerede olduğunu tam olarak çözemesem de büyük yanlışlar yaptık.
Zaman ilerleyip teknoji geliştikçe, alım gücü kolaylaştıkça, biz rahata alıştık.
Rahatımız bozulmasın, düzenimiz bozulmasın diye rüşvetçi, ödülcü, tavizci biyerler olduk.


7 yaşında okula başladığım zaman Annem ve babam okulun ilk günü yanımda olmuşlardı. Benden sonra okula başlayan kardeşlerim de öyle. İlk günden sonra birdaha beni ve diğer kardeşlerimi okula götürdüklerini hatırlamam. Bunları ben değil Annem söylüyor.


Bir kere ağladığımı ailemi üzdüğümü, okula isteksiz olduğumu hatırlamam. Diğer kardeşlerimde öyle.
Hatta Annemden duyduklarımda bu yönde. Bizi hiç üzmediniz der annem. Bir kere bile derslerden, Öğretmen'den, Okul'dan şikayet ettiğinizi duymadım der. Hiç çaktırmadan, derslerinizi yapardınız,bir kere bile öğretmenden şikayet duymadım der. O zamanlar daha zordu. Öğretmenin istediği kitabı bulabilmek için haftalarca kitapçı ve kırtasiye gezerdik. Çok pahalı olduğu için alamadığımız ,arkadaşımızın kitabını rica minnet ödünç aldığımız olurdu.
Öyle Ana sınıfı falan da yoktu hani. Okul öncesi hazırlıkmış, aileden ilgi alaka el üstüne tutulmak nerede...


Bazılarımızın Anne, babaları çalışırdı. Bazılarımız okul çıkışı annelerimizi komşu kapılarından toplardık. Akşam 8'de derslerimizi yapar çoktan uyumuş olurduk. Sabah kalkınca öyle özenli düzenli kahvaltımız bile yoktu bir çoğumuzun. Ellerimizde poğaçalarla okula tıkana tıkana giderdik :) Şimdi o günleri düşündükçe gülüyorum. Güzel ama zor günlerdi.


Şimdiye dönersek. Yani şu zamana, Ana sınıfına gitmiş çocuklar, okul öncesi eğitim almış çocuklar, ilkokul 1. sınıfta patır patır döküldüler. Kimisi ağlar, kimisinin psikolojisi bozulur Miğdesi bulanır. Annemi istiyorum diyerek feryat figan eder. Sabah okula gitmek istemez hasta numarası yapar. Özenle hazırlanmış beslenmesini yemez. Okulun bahçesinde annesini babasını ağaç eder.


Öğretmen sürekli şikayet dinlemekten derse giremez. OKUL FOBİSİYMİŞ. Okul fobisi falan değil bu çocuklar resmen bizi kullanıyor. Hemde öyle bir kullanıyorlar ki, Onlar Anne Baba bizlerde çocuk olduk. Öyle ki karşılarına geçip ağlar olduk. Onları üzmeyelim bağırmayalım, derken biz üzülür, bir ağlar olduk. Gerçekten nerede yanlış yaptık. bizim çocuklarımız neden bu kadar şımarık, sorumsuz çocuklar oldular. Annesi çalışan 3 sene Anne annesi tarafından bakılan, ana sınıfına bile gitmeyen çocuk, uslu uslu okula gidip tek gözyaşı dökmezken, bizim çocuklarımız neden bu hale geldi.


Öğretmen bize şöyle dedi; ''Çocuklarınızın hayatıyla oynuyorsunuz'' Anne'ye,Baba'ya aşırı bağımlı,Çok serbest, çok rahat, her istediği olan, hiç yalnız bırakılmayan, sürekli denetim altında olan, endişe içinde büyütülen çocuklar çok üzgünüm ki başarıısız çocuklar oluyorlar dedi. Ne çok serbest, ne çok tutucu olunmayacak, her istediği uygunsa alınacak, o istediği için değil ona uygun ve ihtiyacı varsa alınacak dedi. Ödülcü olunmayacak, bir sorumluğu yerine getirmesi için çocuğa ödül gibi rüşvetler sunulmayacak dedi.


Aslında tüm bunlarıın çocuk doğar doğmaz uygulamaya başlanması gerekiyormuş. Ama malesef çok geç kaldık. Geriye dönüşü zor bir yolda yürüyoruz. bu hatalarımız ve yanlışlarımızı nasıl düzelteceğiz bilemiyoruz. Hemen hemen tüm veliler bende dahil sıkıntı ve stres içindeyiz.
Sabır çare olur mu? zamanla bu duruma biz mi, yoksa çocuklarımız mı alışır bilemiyorum.


Ya bu gidişe bir son verip sıfırdan başlayacağız. Yada ipimizi çekmelerine göz yummaya devam edeceğiz. Yakın zaman da konuyla alakalı Önemli bir Röportaj ile karşınızda olacağım. BirMilyonKalem İnternet Sitesinin Editörü Psikolog Dr. ŞEBNEM SOYSAL' ile Çocuklarımız ve Okul Fobisi hakkında ki söyleşimizi sakın kaçırmayın.


Şimdilik benden bu kadar,
HOŞÇA VE SAĞLICAKLA KALIN.

Bizi de Okusana ;) × +