* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

12 Angry Men - 12 Kızgın Adam

Günümüz sinema dünyasında büyük başarı elde eden filmlerin genellikle yüksek bütçeli filmler olduğunu sanırım hepimiz biliyoruz.Daha iyi oyuncular,daha iyi kameralar,daha iyi teknolojilerin kullanılmasına imkan veren 'bütçe',su götürmez bir gerçektir ki sinema sektöründe önemli bir yere sahiptir.İnception,Yüzüklerin Efendisi(seri),Avatar,The Dark Knight vs diye uzar gider bu.Şunu da belirteyim bütçe kesinlikle bir filmin iyi olmasına yetmez tabiki.Senaryonun orijinalliği,yönetmenin ve oyunculukların kaliteleri gibi diğer unsurlar iyi olduktan sonra bütçenin önemide kalmıyor çoğu zaman.İşte 12 Angry Men bu kategoriye sokabileceğimiz filmler arasında belkide başı çekiyor.

Babasını öldürdüğü öne sürülen bir çocuk hakkında karar verilmesini 12 jüri üyesine bırakan hakim,belirli bir süre içinde jürinin karar vermesini ister.Juriden çıkacak sonuc çocuğu ya idama ya da özgürlüğe kavuşturacaktır.Çeşitli iş kollarına mensup juri üyeleri tartışma işini hemen halledip karar vermek için girdikleri odadan çıkmak için can atarlar.Genellikle hepsinin kararı çocuğun suçlu olduğu yönündedir ve idam edilmesini isterler.Birisi hariç.Sekiz numaralı juri üyesi(Henry Fonda),hakimin kendilerine karar vermek için tanıdığı süre zarfında konuşmaları,tartışmaları gerektiğini ve bir çocuğun hayatının ellerinde olduğunu,kesin olarak suçlu olduğu belli olmayan bu çocuğun en azından hakimin tanıdığı süre zarfında durumunun gözden geçirilmesini talep eder.Başta herkes karşı çıkar,çocuğun suçlu olduğu kesin gibi ifadeler kullanılır ama tartışma giderek büyüdükçe,konuşmalar birbirini tamamladıkça,gözden kaçan detaylar akıllarda belirinde yavaç yavaş herkes ilk başta verdiği kararı sorgulayacaktır.

Film bu eksende devam ettiğinden dolayı izlemeyenler için daha fazla yazarsam spoiler verme ihtimalim çok büyük ki zaten yukarıda da var baya.Genel olarak filme bakacak olursak önyargılar üzerine mükemmel bir film.Sırf bir kişiyi şuralı,şurda yaşıyor gibi özelliklerinden dolayı insafsızca yargılamanın yanlışlığını,böyle bir davranışın ne kadar yanlış olduğunu suratınıza çarpıyor.Ve bu önyargıları yıkmanın ne kadar zor olduğunu sizlere gösteriyor.Albert Einstein'ın dediği gibi;
Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur…” (Albert Einstein)

Filmin bir diğer mükemmel tarafı ise yazıya girişte bahsettiğim senaryonun,dialogların ve benzeri etkenlerin çok iyi olduktan sonra bütçenin öneminin olmadığıydı.Bu filmde de böyle bir durum söz konusu.Filmimiz sadece bir odada geçmekte.Tek mekanda geçmesine rağmen ustaca yazılmış senaryo ve sizi git gide filme sabitleyen enfes dialoglar ve merak duygusu filmin üstünden seneler geçmesine rağmen hala bir başyapıt olarak kalmasını sağlayan unsurlar.Üstünden seneler geçmesine rağmen dedim çünkü film 1957 yapımı.Kült film arayanlara,orijinal bir senaryo arayanlara ve hala izlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

Notumuz


8,5/10
Fragman













 


Bu yazı http://www.csyasoo.blogspot.com/ ' da yayınlandıktan sonra buraya konulmuştur.


Bizi de Okusana ;) × +