Başı Bağlıların Demokrasi Zûlmü..

Üşenmedim, istatistik sahasına el attım ve istatistiksel bir veri elde ettim..



Çevremde, üç aşağı-beş yukarı benimle yaşıt olan arkadaşlarımın yüzde altmışikisi evli.. Bu yüzde altmışiki oranında evli olan arkadaşlarımın yüzde doksandört virgül yedisinin çocuğu var..



Geri kalan arkadaşlarımın, yüzde yirmialtısı sözlü veya nişanlı.. Yani yakın zamanda evlenecek grubundalar..



Geri kalan arkadaşlarımın yüzde dokuzunun ciddi bir birlikteliği, yani sevdalı oldukları insanlar var..



% 62 + % 26 + % 9 = % 97



Arkadaş grubumun yüzde doksanyedisinin başı bağlı.. Geriye, benim de içinde bulunduğum yüzde üç gibi küçük bir sayı kalıyor.. Bu yüzde üçlük kesimin kimisi benim gibi çirkin ve işe yaramaz olduklarından karşı cinsin ilgisini çekmiyor, kimisi parasız olduğunu beyan ederek kimseye bakmayı göze alamıyor, kimisi de yaşlarının genç olduğunu düşünerek birlikteliği erteliyor..



Arkadaş grubumdan yüzde doksanyedilik başı bağlı olan kesim, yüzde üç olan kesime öyle bir baskı yapıyor ve bu kesimin de başını bağlamak için öyle yoğun uğraşıyor ki anlatamam.. Çoğunluk, her zaman azınlığa hükmeder ilkesi gereğince, yakın zamanda yüzde üç olan özgür kesimden de kopmalar yaşanacaktır diye korkmaya başlamadım dersem yalan olur..



Benim merakım şudur : Demokrasi, yeni hazırlanan anayasa paketi, referandum; beni çoğunluğa karşı koruyacak ve yüzde üçlük bir kesimde olsam bile hür olarak dolaşmamın teminatını verebilecek mi..? Eğer demokrasi adı altında çoğunluğun her dediği olacaksa ve azınlık her zaman ikinci sınıf insan muamelesi görecekse; bunun adı demokrasi değil, çoğunluğun diktasıdır..



Başı bağlı insanlar, demokrasi adı altında, çoğunluğunu kullanarak, azınlıkta olan yüzde üçlük kesimi kendi yanlarına çekmeye çalışmasınlar.. Siyasiler yüzde üçün hakkını korumak için yeni bir anayasa paketi hazırlasın.. Yüzde üçlük kesime dolgun maaş, prim, ikramiye, ssk, yol ve yemek verilsin.. Dedem Korkut gelsin, boy boylasın, soy soylasın.. Gökten üç elma düşsün, üçünü de yüzde üçlük azınlık yesin.. Ve artık kendine cümle uydurukçusu diyen <Çocuk>, bu yazıyı daha fazla uzatmadan bir son versin.. Üşenmedim, istatistik sahasına el attım ve istatistiksel bir veri elde ettim..



Çevremde, üç aşağı-beş yukarı benimle yaşıt olan arkadaşlarımın yüzde altmışikisi evli.. Bu yüzde altmışiki oranında evli olan arkadaşlarımın yüzde doksandört virgül yedisinin çocuğu var..



Geri kalan arkadaşlarımın, yüzde yirmialtısı sözlü veya nişanlı.. Yani yakın zamanda evlenecek grubundalar..



Geri kalan arkadaşlarımın yüzde dokuzunun ciddi bir birlikteliği, yani sevdalı oldukları insanlar var..



% 62 + % 26 + % 9 = % 97



Arkadaş grubumun yüzde doksanyedisinin başı bağlı.. Geriye, benim de içinde bulunduğum yüzde üç gibi küçük bir sayı kalıyor.. Bu yüzde üçlük kesimin kimisi benim gibi çirkin ve işe yaramaz olduklarından karşı cinsin ilgisini çekmiyor, kimisi parasız olduğunu beyan ederek kimseye bakmayı göze alamıyor, kimisi de yaşlarının genç olduğunu düşünerek birlikteliği erteliyor..



Arkadaş grubumdan yüzde doksanyedilik başı bağlı olan kesim, yüzde üç olan kesime öyle bir baskı yapıyor ve bu kesimin de başını bağlamak için öyle yoğun uğraşıyor ki anlatamam.. Çoğunluk, her zaman azınlığa hükmeder ilkesi gereğince, yakın zamanda yüzde üç olan özgür kesimden de kopmalar yaşanacaktır diye korkmaya başlamadım dersem yalan olur..



Benim merakım şudur : Demokrasi, yeni hazırlanan anayasa paketi, referandum; beni çoğunluğa karşı koruyacak ve yüzde üçlük bir kesimde olsam bile hür olarak dolaşmamın teminatını verebilecek mi..? Eğer demokrasi adı altında çoğunluğun her dediği olacaksa ve azınlık her zaman ikinci sınıf insan muamelesi görecekse; bunun adı demokrasi değil, çoğunluğun diktasıdır..



Başı bağlı insanlar, demokrasi adı altında, çoğunluğunu kullanarak, azınlıkta olan yüzde üçlük kesimi kendi yanlarına çekmeye çalışmasınlar.. Siyasiler yüzde üçün hakkını korumak için yeni bir anayasa paketi hazırlasın.. Yüzde üçlük kesime dolgun maaş, prim, ikramiye, ssk, yol ve yemek verilsin.. Dedem Korkut gelsin, boy boylasın, soy soylasın.. Gökten üç elma düşsün, üçünü de yüzde üçlük azınlık yesin.. Ve artık kendine cümle uydurukçusu diyen <Çocuk>, bu yazıyı daha fazla uzatmadan bir son versin..

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"