* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Reşit /Lise Mezunu/ İşsiz ..


Uzun bir aradan sonra, tekrar merhaba. İki aylık bir zaman zarfından sonra yazdığım ilk yazı olacak bu. Ha şimdi acur okuyucu soracaktır, “Nedir bu iki aylık sürecin özelliği ? “ diye. Bahsi geçen iki ay, zaman dilimi değil de kompozisyon olsaydı eğer, nasıl bir başlık atmam gerektiğini kestiremezdim.
Ancak şu başlıklar arasında gidip gelirdim zannımca:
- Reşit
- Lise mezunu
- İşsiz
- “Olacak gibi duruyor, hayırlısı”
“Hepsini anladım da, son seçenek neyin nesi arkadaş? ” sorusunu hemencecik cevaplayayım ben. Bu iki ay içerisinde en çok kurduğum cümle “Olacak gibi duruyor, hayırlısı” oldu. Bu diyaloğu yaşamayan bilmez, malum, genç insanları üniversite yolunda sınayan muhteşem nitelikli sınavlardan –YGS,LYS- bu yıl ben de nasibimi aldım ve doğal olarak netice sürekli merak edildi. Bu süreç , “ sınavdan önce- sınav vakti yaşananlar- sınavdan sonra” isimleriyle üç kategoriye ayrılabilir. Sınavdan önce sorulan sorular, genelde yeni sınav sistemiyle ilgiliydi. Adeta robota bağlamıştım, meraklı insanlara verdiğim cevap şu şekildeydi, hiç şaşmadı:
- Evet, evet teyzecim/amcacım.. Affınıza sığınarak söylüyorum, gerçekten b.ku çıktı sistemin, haklısınız. Şimdi tam olarak şöyle, iki aşama olacak sınav.. Evet, hı hı, iki aşama. Yok teyzecim, yok hayır.. Hı hı, evet, haklısınız.. İnşallah, hı hı, hayırlısı, hehehe evet, çok selam söyleyin lütfen, görüşürüz..”
“Sınavdan önce” aşaması, diğerlerinden daha zorluydu tabii ki. Düşünün, “nereyi istiyorsun yavrum sen?” bölümünü anlatmıyoru bile. Dur ya, anlatayım onu da :
- ODTÜ istiyorum, ama bakalım, hayırlısı neyse.. Yok teyzecim/amcacım, polititk olaylara karışmayaca… Evet, evet.. Hı hı… Yazık oldu gençlere, evet..”
Bu şekilde devam eden diyaloglarla uğraştım uzun lafın kısası. “Sınav vakti yaşananlar” aşamasında pek sıkıntı çekmedim, zira bu ikinci aşamaydı ve ben artık tecrübeliyim. Şu şekilde kestirip attım:
- Merhaba, ne zor ne kolaydı, yanıma su/şeker vesaire almadım, umarım güzel sonuç alırız, teşekkürler, görüşmek üze.. Evet inşallah, görüşürüz!..
İnsanlar şaşırdılar haliyle, “ulan, bi’ şey mi yaptık biz bu çocuğa acaba” hissiyatına da kapılmış olabilirler.
“Sınavdan sonra” aşaması, aşamaların en kralı, en sosyopolitiğiydi. Genelde muhabbetler, tercih edeceğim üniversiteler değil de, 80 ihtilalinde yaşananlar orojenezliydi. Meraklı bireyler, istediğim bölümün “Siyaset bilimi” olduğunu duyunca ve karışık saçlarımı/sakalımı görünce muhabbeti farklı dehlizlere çekiyorlardı (bkz. Gomünist yaftası) . O muhabbetler de hemen hemen şu şekildeydi, tabi bu aşamada muhabbetler biraz da karşımdaki kişinin ideolojisine göre şekilleniyordu. Yalnız bu aşamada, kendi sözlerimden ziyade karşıdakilerin sözlerine yer vereceğim :
Karşımdaki kişi liberal ise : Aman dikkat et yavrum.. Bu halk darbeden çok çekti.. Bak şu an arabamız, evlerimiz, herkesin herşeyi var.. Herkes mutlu. Aman aşırılığa yönelme, iki uçu da kötü bu değneğin haberin olsun..
Karşımdaki kişi sosyal demokrat ise : Gençler, size güveniyoruz.. Yıllarca korktuk, artık tek ümitsiniz. Politika okuyup da “gemicik” almayın kendinize ha? (Gülüşmeler..)
Karşımdaki kişi apolitik ise : Hayırlısı olsun ya, para var diyorlar siyaset biliminde..
Bu iki aylık survivor döneminin “sınav” bölümü özet olarak böyleydi. Gelelim diğer başlıklara, bu iki ay içinde okul bitti ve lisesi mezunu işsiz statüsüne (!) yükseldim. Bi’ yandan doğumgünüm geldi, ve reşit oldum. Demet Akalın’ a inat haykırıyorum buradan, insanın reşit,işsiz ve lise mezunu olanı makbuldür!.. Bu böyle bilinsin arkadaş..
Ha unutmadan, istediğim yer oluyor gibi gözüküyor, ama belli de olmaz tabii. Evet teyzecim/amcacım, hı hı, evet, oluyor gibi. İnşallah teyzecim/amcacım ,inşallah…

Bizi de Okusana ;) × +