alkol hakkında


an itibari ile virgin radio dinlemekteyim
roger sanchez - ce la vie (yazılışına özen göstermediğim için özür dilerim :)



her neyse

house müzik dinlerken buldum kendimi son dönemde

sürekli kafa uyuşturucu şey peşinde koşan ben bunu müzikte buldum

ama kulağa hoş gelen melodiden dolayı değil, güzel sözlerden dolayı da değil, sadece bildiğiniz aynı ritme sahip müziklerle yaşıyorum bu zevki..



size bir şeyler açıklamak istiyorum

bazen insanları anlayamıyoruz ya hani? işte bu şu sebepten, herkes aynı sanıp da herkesi birbirine benzetmeye çalışmamızdan dolayı! ya da dinlemememizden ya da bazı insanları / şeyleri dinlesek de anlayamayacağımızı kabullenemeyişimizden!



evet bazı insanları anlamanız imkansız olabiliyor.. sadece geniş bir insan olup hımm tamam bu da böyle demek ki diyebilmelisiniz bazen!!



bu sıcakta bunu yazıyorsam buraya, birmilyonkalem'de yazmayı özlediğimden değildir, ya da blog'uma yazmama kararı aldığımdan da değildir emin olun. wordpress'te yeni bir yerim var bile..



nedenini açıklamak gerçi benim için bile zor, ben için bile çünkü sebebini ben bile bilip açıklayamıyorsam .. :)



ben zamanımı çok fazla çok yanlış şeyler için harcadım, aslında farkındayım başkasnınn anlatması ile kimsenin işi kolaylaşmıyor çünkü sadece kendimiz deneyimleyince anlayabiliyoruz çoğu şeyi.. müsibet nasihat şeysi.. babam ne kızardı...



her neyse



şu var, bazı insanlar dediğim gibi kendileri düz basit cümlelerle anlatsalar bile kendilerini açıklayamazlar ya da karşısındakiler tarafından anlaşılamazlar... belki sınırlarımız vardır?? ne önemi var sebebi ne olursa olsun..



temelde yazmak istememin sebebine gelince, bazı insanlar alkol tüketir, neredeyse hepsinin hayatı bu sebepten direk ya da dolaylı olarak kötü etkilenir. ama bu insanlar anlaşılmazlar, neden içtiklerine akıl erdiremez kimse.

ben neden içiyorum mesela sizce? ben biliyor muyum peki yine sizce??

benim ailemden gelen genlerim hadi bana zemin hazırladı diyelim. dedemi dinlemiyor muyum o öldükten sonra burada kalanlardan? ya da dayımı birebir gözlemlemiyor muyum? ya da kendi yaşadıklarımdan sonra kırk bin defa tövbe etmeme rağmen neden hala içiyorum ben?



çok insan der zayıfsın diye, çok insan der senin elinde istesen içmezsin diye. işte alkolde göz önünde bulundurulması gereken bir de bu faktör var, alkoliklikte de... insanlar psikolojisini, iradesini ok bazen kontrol edebilirler, ama çoğu zaman hayır bu ellerinde değildir bu "bazı" kişilerin.şöyle, evet dışarıdan baktığınızda zaaf görünebilir alkolizm, ama çoğu alkolik için bu tamamen kendi seçimleridir, sevdikleri için, uyuyamadıkları için, serinlemek için, kızdıkları zaman sakinleşmek etrafa zarar vermemek için, yalnız oldukları için içer bu insanlar. bunların hepsi geçerli kabul edilmeli sebeplerdir.



şu an biri dönüp bana sorsa ben de sevdiğimi, aynı zamanda yalnız olduğumdan vakit geçirmek için eşlik edilmesine ihtiyaç duyduğumda "insan"ların yerini çok güzel doldurduğunu söyleyebilirim. gidemediğim konserler tatiller şehirler, ziyaret edemediğim arkadaşlarım yerine çok ucuz bir "replacement" aslında alkol benim için. her gün tüketmediğinizde, tek gece içtiğinizde, miktarı ne kadar olursa olsun, diğer tüm sosyal ihtiyaçlarınızın neredeyse hepsi yerine koyabilirsiniz -aklıma geldi, elbette sporun yerine konulamaz :)-



ne demek istediğimi gerçekten kaybettim bunları yazarken, ama şunu demeliyim, alkol tüketen (ama sorunlu, kontrol edemeyen) insanlara gerçekten acımalısınız, bu hani onların alkolden vazgeçmesini sağlamak için bir ters psikoloji denemesi değil. çoğu bağımlılık sadece zayıflıktan doğar, ya da eksikliklerden.. eğer bir insan kendini ne kadar içeceği nerede ne zaman içebileceği konusunda kontrol edemiyorsa, acıyın çünkü ya çok nadir bulduğu bir şansı değerlendiriyordur (kendi kafasına göre) ya yitirmekten korktuğu bir şeyin kafasına kazınmasını istiyordur, ya da yitireceğinden emin olduğu bir şeyin hafızasında hayal meyal kalmasını istiyordur. ya da an itibari ile güzel bir şeyi yaşıyor olmaktan dolayı bile acı çekiyordur...



alkol gerçekten tüm kötülüklerin anasıdır, bilmeyen duymayan okumayan kaldıysa, aldatmanın, para kaybının, ya da cesaret edemeyeceğiniz her şeyi göze aldıran bir içecek olduğundan normalde yapmayacağınız tüm hataların sebebi olabilir.. bu demek değildir ki evinde huzur / güven ortamında bile - hayatından kaçmak isteyen birisinin - içmeye hakkı yoktur, her hatada olduğu gibi insanların alkol konusunda da hakkı vardır. her koyun kendi bacağından asılır sonucunda değil mi??



siz siz olun kontrolsüz bir içici ile karşılaştığınızda direk tavır almayın. acıyın ama içinizden, yüzüne vurarak değil. vazgeçirmek için müdahele etmeyin direk, dolaylı yollar deneyin eğer önemsiyorsanız. ufak ödüllerle önce içme frekansını düşürün, sonra miktarını - önemli kısım bu, miktarı ve zaman aralığını değiştirdiğinizde etkilenme eşiğini de değiştirirsiniz, böylelikle daha az içerek daha kötü hissedebilir.. bu sayede her içtiğinde daha pişman olma ihtimalini artırırsınız.. ya da en azından daha az ve daha seyrek içen birine sahip olursunuz?

bir kişinin tamamen alkolden vazgeçmesi için ya ciddi bir kayıp yaşaması ya da ciddi bir tedavi görmesi gerekmektedir. yani ya ruhsal/dinsel ya da deneyimsel bir arınmaz olmalı bu, ama tamamen kendi istekleri doğrultusunda. istemedikten sonra bir insana alkolü bıraktıramazsınız, gizli içerler, ve gizli içmeye başladığında bir insan, her şey daha kötüye daha da kolay gider...



üzülmekten yorulmuş bir insan olarak ayda ya da 2 3 haftada bir içiyorum artık ben, istemiyorum çünkü alkolün bana hissettirebildiklerinden vazgeçmeyi. ya da sağlığı yüzünden ödü kopan dayım, ehliyetini bile kaptırdığı halde hala her akşam içer, ama en fazla 2 kadeh.. ve yatağa kendisi gider, zorla salondaki koltuktan kazınmaya çalşırken küfredip karısına bağırmaz.. arabayı çarpma riski azdır eve dönerken, eskisi kadar içmez istese de içemeyeceğini fark etmiştir. bir şişe içip sızmayan adam iki kadehte yatağa koşan biri olmuştur.



umarım ufak da olsa bir şey anlatabilmişimdir. rahatsızlık verecek bir yazı olduysa bilgilendirme amacının aksine, yorumlarla beni haberdar edin lütfen, yazımın burada kalmasını istemem hemen kaldırırım.



sağlıklı ama en başta huzurlu gün ve geceleriniz olsun dilerim, en büyük ihtiyacı bunlar günümüz insanlarının...

an itibari ile virgin radio dinlemekteyim
roger sanchez - ce la vie (yazılışına özen göstermediğim için özür dilerim :)



her neyse

house müzik dinlerken buldum kendimi son dönemde

sürekli kafa uyuşturucu şey peşinde koşan ben bunu müzikte buldum

ama kulağa hoş gelen melodiden dolayı değil, güzel sözlerden dolayı da değil, sadece bildiğiniz aynı ritme sahip müziklerle yaşıyorum bu zevki..



size bir şeyler açıklamak istiyorum

bazen insanları anlayamıyoruz ya hani? işte bu şu sebepten, herkes aynı sanıp da herkesi birbirine benzetmeye çalışmamızdan dolayı! ya da dinlemememizden ya da bazı insanları / şeyleri dinlesek de anlayamayacağımızı kabullenemeyişimizden!



evet bazı insanları anlamanız imkansız olabiliyor.. sadece geniş bir insan olup hımm tamam bu da böyle demek ki diyebilmelisiniz bazen!!



bu sıcakta bunu yazıyorsam buraya, birmilyonkalem'de yazmayı özlediğimden değildir, ya da blog'uma yazmama kararı aldığımdan da değildir emin olun. wordpress'te yeni bir yerim var bile..



nedenini açıklamak gerçi benim için bile zor, ben için bile çünkü sebebini ben bile bilip açıklayamıyorsam .. :)



ben zamanımı çok fazla çok yanlış şeyler için harcadım, aslında farkındayım başkasnınn anlatması ile kimsenin işi kolaylaşmıyor çünkü sadece kendimiz deneyimleyince anlayabiliyoruz çoğu şeyi.. müsibet nasihat şeysi.. babam ne kızardı...



her neyse



şu var, bazı insanlar dediğim gibi kendileri düz basit cümlelerle anlatsalar bile kendilerini açıklayamazlar ya da karşısındakiler tarafından anlaşılamazlar... belki sınırlarımız vardır?? ne önemi var sebebi ne olursa olsun..



temelde yazmak istememin sebebine gelince, bazı insanlar alkol tüketir, neredeyse hepsinin hayatı bu sebepten direk ya da dolaylı olarak kötü etkilenir. ama bu insanlar anlaşılmazlar, neden içtiklerine akıl erdiremez kimse.

ben neden içiyorum mesela sizce? ben biliyor muyum peki yine sizce??

benim ailemden gelen genlerim hadi bana zemin hazırladı diyelim. dedemi dinlemiyor muyum o öldükten sonra burada kalanlardan? ya da dayımı birebir gözlemlemiyor muyum? ya da kendi yaşadıklarımdan sonra kırk bin defa tövbe etmeme rağmen neden hala içiyorum ben?



çok insan der zayıfsın diye, çok insan der senin elinde istesen içmezsin diye. işte alkolde göz önünde bulundurulması gereken bir de bu faktör var, alkoliklikte de... insanlar psikolojisini, iradesini ok bazen kontrol edebilirler, ama çoğu zaman hayır bu ellerinde değildir bu "bazı" kişilerin.şöyle, evet dışarıdan baktığınızda zaaf görünebilir alkolizm, ama çoğu alkolik için bu tamamen kendi seçimleridir, sevdikleri için, uyuyamadıkları için, serinlemek için, kızdıkları zaman sakinleşmek etrafa zarar vermemek için, yalnız oldukları için içer bu insanlar. bunların hepsi geçerli kabul edilmeli sebeplerdir.



şu an biri dönüp bana sorsa ben de sevdiğimi, aynı zamanda yalnız olduğumdan vakit geçirmek için eşlik edilmesine ihtiyaç duyduğumda "insan"ların yerini çok güzel doldurduğunu söyleyebilirim. gidemediğim konserler tatiller şehirler, ziyaret edemediğim arkadaşlarım yerine çok ucuz bir "replacement" aslında alkol benim için. her gün tüketmediğinizde, tek gece içtiğinizde, miktarı ne kadar olursa olsun, diğer tüm sosyal ihtiyaçlarınızın neredeyse hepsi yerine koyabilirsiniz -aklıma geldi, elbette sporun yerine konulamaz :)-



ne demek istediğimi gerçekten kaybettim bunları yazarken, ama şunu demeliyim, alkol tüketen (ama sorunlu, kontrol edemeyen) insanlara gerçekten acımalısınız, bu hani onların alkolden vazgeçmesini sağlamak için bir ters psikoloji denemesi değil. çoğu bağımlılık sadece zayıflıktan doğar, ya da eksikliklerden.. eğer bir insan kendini ne kadar içeceği nerede ne zaman içebileceği konusunda kontrol edemiyorsa, acıyın çünkü ya çok nadir bulduğu bir şansı değerlendiriyordur (kendi kafasına göre) ya yitirmekten korktuğu bir şeyin kafasına kazınmasını istiyordur, ya da yitireceğinden emin olduğu bir şeyin hafızasında hayal meyal kalmasını istiyordur. ya da an itibari ile güzel bir şeyi yaşıyor olmaktan dolayı bile acı çekiyordur...



alkol gerçekten tüm kötülüklerin anasıdır, bilmeyen duymayan okumayan kaldıysa, aldatmanın, para kaybının, ya da cesaret edemeyeceğiniz her şeyi göze aldıran bir içecek olduğundan normalde yapmayacağınız tüm hataların sebebi olabilir.. bu demek değildir ki evinde huzur / güven ortamında bile - hayatından kaçmak isteyen birisinin - içmeye hakkı yoktur, her hatada olduğu gibi insanların alkol konusunda da hakkı vardır. her koyun kendi bacağından asılır sonucunda değil mi??



siz siz olun kontrolsüz bir içici ile karşılaştığınızda direk tavır almayın. acıyın ama içinizden, yüzüne vurarak değil. vazgeçirmek için müdahele etmeyin direk, dolaylı yollar deneyin eğer önemsiyorsanız. ufak ödüllerle önce içme frekansını düşürün, sonra miktarını - önemli kısım bu, miktarı ve zaman aralığını değiştirdiğinizde etkilenme eşiğini de değiştirirsiniz, böylelikle daha az içerek daha kötü hissedebilir.. bu sayede her içtiğinde daha pişman olma ihtimalini artırırsınız.. ya da en azından daha az ve daha seyrek içen birine sahip olursunuz?

bir kişinin tamamen alkolden vazgeçmesi için ya ciddi bir kayıp yaşaması ya da ciddi bir tedavi görmesi gerekmektedir. yani ya ruhsal/dinsel ya da deneyimsel bir arınmaz olmalı bu, ama tamamen kendi istekleri doğrultusunda. istemedikten sonra bir insana alkolü bıraktıramazsınız, gizli içerler, ve gizli içmeye başladığında bir insan, her şey daha kötüye daha da kolay gider...



üzülmekten yorulmuş bir insan olarak ayda ya da 2 3 haftada bir içiyorum artık ben, istemiyorum çünkü alkolün bana hissettirebildiklerinden vazgeçmeyi. ya da sağlığı yüzünden ödü kopan dayım, ehliyetini bile kaptırdığı halde hala her akşam içer, ama en fazla 2 kadeh.. ve yatağa kendisi gider, zorla salondaki koltuktan kazınmaya çalşırken küfredip karısına bağırmaz.. arabayı çarpma riski azdır eve dönerken, eskisi kadar içmez istese de içemeyeceğini fark etmiştir. bir şişe içip sızmayan adam iki kadehte yatağa koşan biri olmuştur.



umarım ufak da olsa bir şey anlatabilmişimdir. rahatsızlık verecek bir yazı olduysa bilgilendirme amacının aksine, yorumlarla beni haberdar edin lütfen, yazımın burada kalmasını istemem hemen kaldırırım.



sağlıklı ama en başta huzurlu gün ve geceleriniz olsun dilerim, en büyük ihtiyacı bunlar günümüz insanlarının...

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.