Sohbet Edilinebilecek İnsanlar


Bir sohbet ortamı düşünün, öyle çok kişi yok, tenha bir ortam... ve bu sohbetin bir resmini çizelim haydi... Önce manzarası; öncelikli tercih tabiki deniz kenarı olur ama büyük şehirdeyseniz ve şehrinizde deniz yoksa, bir binanın terası ya da en üst katında balkon gibi yerlerdede olur bu sohbet... Sohbetin yanına meze olsun, konuşurken ağzınız kurumasın diye birer bira söylersiniz garsona, ortaya da tuzlu fıstık, fonda hafif bir müzik de varsa eğer, dilsizi konuşturur bu ortam ne diyeyim.

 Zordur bir insanla konuşmak, konuşabilmek. Öyle günlük merhaba merhabanız gibi değil ama, gerçekten konuşabilmek, gözlerinin içinde o anlattığın kendini, yani hissettiklerini, düşündüklerini görebilmek zordur. Herkeste göremezsiniz, kimisi aval aval bakar yüzünüze, kimisi sizi anlıyormuş gibi yapar, kimisi gerçekten anlamaya çalışır ama anlayamaz, göremez sizin içinizdeki sesi, haykırmak istediğiniz çığlıkları...

Ama bazı insanlar vardır hayatın size sunduğu,konuşulabilecek ve dinlenilebilecek insanlar yani,  sizi siz olduğunuz için, dudaklarınızın arasından dökülenleri gerçekten anladığı için dinlerler onlar, dinlemekle kalmaz siz de onu dinlemekten büyük keyif alırsınız. O kadar güzel, dolu dolu, insanı yormadan konuşur ki o insan, o sürekli konuşsun ben de dinleyeyim dersiniz, o konuştukça. Özel bir insandır o... Öyle aşık olmuş gibi değil ama yanlış anlaşılmasın, o masada herkesle konuşulamayan konular konuşulabildiği için özel olmuştur o insan.Sizi anladığını belli etmesine gerek yok, siz zaten gözüne baktığınızda kendinizi görürsünüz, o fikrini hiç çekinmeden ortaya koyar, sizinkiyle uyuşsa da uyuşmasa da, sizde aynen... Sohbet boyunca o anlattıkça sizin, siz anlattıkça onun yüzünde hafif bir tebessüm ortaya çıkar gizlice.. ama o tebessümde küçük bir hüzün de gizlidir, hani ben de bunların aynısını yaşadım, da sen bunları nereden biliyorsun diye hesap sorarcasına... İşe bu insanlar özeldir, sohbetleri de öyle...


Bir sohbet ortamı düşünün, öyle çok kişi yok, tenha bir ortam... ve bu sohbetin bir resmini çizelim haydi... Önce manzarası; öncelikli tercih tabiki deniz kenarı olur ama büyük şehirdeyseniz ve şehrinizde deniz yoksa, bir binanın terası ya da en üst katında balkon gibi yerlerdede olur bu sohbet... Sohbetin yanına meze olsun, konuşurken ağzınız kurumasın diye birer bira söylersiniz garsona, ortaya da tuzlu fıstık, fonda hafif bir müzik de varsa eğer, dilsizi konuşturur bu ortam ne diyeyim.

 Zordur bir insanla konuşmak, konuşabilmek. Öyle günlük merhaba merhabanız gibi değil ama, gerçekten konuşabilmek, gözlerinin içinde o anlattığın kendini, yani hissettiklerini, düşündüklerini görebilmek zordur. Herkeste göremezsiniz, kimisi aval aval bakar yüzünüze, kimisi sizi anlıyormuş gibi yapar, kimisi gerçekten anlamaya çalışır ama anlayamaz, göremez sizin içinizdeki sesi, haykırmak istediğiniz çığlıkları...

Ama bazı insanlar vardır hayatın size sunduğu,konuşulabilecek ve dinlenilebilecek insanlar yani,  sizi siz olduğunuz için, dudaklarınızın arasından dökülenleri gerçekten anladığı için dinlerler onlar, dinlemekle kalmaz siz de onu dinlemekten büyük keyif alırsınız. O kadar güzel, dolu dolu, insanı yormadan konuşur ki o insan, o sürekli konuşsun ben de dinleyeyim dersiniz, o konuştukça. Özel bir insandır o... Öyle aşık olmuş gibi değil ama yanlış anlaşılmasın, o masada herkesle konuşulamayan konular konuşulabildiği için özel olmuştur o insan.Sizi anladığını belli etmesine gerek yok, siz zaten gözüne baktığınızda kendinizi görürsünüz, o fikrini hiç çekinmeden ortaya koyar, sizinkiyle uyuşsa da uyuşmasa da, sizde aynen... Sohbet boyunca o anlattıkça sizin, siz anlattıkça onun yüzünde hafif bir tebessüm ortaya çıkar gizlice.. ama o tebessümde küçük bir hüzün de gizlidir, hani ben de bunların aynısını yaşadım, da sen bunları nereden biliyorsun diye hesap sorarcasına... İşe bu insanlar özeldir, sohbetleri de öyle...

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"