* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Parasız Karizma Olur mu?

Dün gece bire kadar lise arkadaşlarımla facebookta okey oynadım.


Sonra ne olduysa okeyden sıkıldık muhabbet edelim edik.

İki kız bir erkeğin dahil olduğu muhabbette konu evlilikten açılınca neler konuştuk neler.

Ben kızın çeyizinin göze gözükmese de bir tencere takımının ortalama 1000 lira olduğunu düşününce aslında erkek tarafı kadar masrafını olduğunu anlattım :)

Perşembe günleri Aşk-ı Memnu günü olunca ondan bahsetmeden edemedik tabi.
Eray ve ben sıkı Aşk-ı Memnu izleyicileriyken Ayşenur'un nefret ettiğini öğrendik.
Neden? Beren Saat güzel değilmiş!!
Bence güzel valla.
Tabi ki daha güzelleri var ama Beren de çirkin değil en azından.
Topuklu ayakkabı ile yürüyemiyor o ayrı bir mevzu.
Nihayetinde Türkiye'nin en güzel kadınının Tuba Büyüküstün olduğuna karar verdik.
Uluslar arası alanda da Eray'ın de benim gibi Keira Knigthley hayranı olduğunu öğrendim.
Cidden hastayım hatuna :)
Çok güzel, çok asil...
Tuba Büyüküstün ile tarzları çok benziyor aslında.


Erkeklere gelince de kim yakışıklı diye düşünürken akla ilk gelen isimler George Clooney ve Richard Gere oldu.
Tabi bu durum yakışıklıdan çok karizma ile alakalı.
Eray da atladı hemen, ee tabi bir erkekte karizma olacak diye:)
Haklı hem de sonuna kadar!

Ve gerçekçi Nesrin hemen 'ama, ama' diyerek atladı olaya.
Parasız karizma olur mu?
Parasız olan karizma ancak mahalle delikanlılığı olur.
O da artık pek revaçta değil.
Kıroyum emme para bende tipi erkekler ise sadece mide bulandırıyor.

Clooney ve Gere filmlerinde hep zengin adamlardır değil mi?
Mesela Pretty Woman ( Özel bir kadın) filminde Richard Gere zenginin daniskasıdır.
Tabi ki herkes karizmatik olabilir.
Duruşu, oturuşu hareketler de çok önemli ama bunlara ilateven kum gibi para olunca karizmatik olmak da kolaylaşıyor.
Karşımızda en pahalı marka kıyafetleri giymiş, bizim bir ayda kazandığımızdan daha fazla parayı garsona bahşiş olarak bırakan erkekleri görünce etkileniyoruz kadın cinsi olarak, doğanın kanunu bu. Benim uydurduğum bir şey değil ki!

Bir kere romantik olmak bile parayla.
Şiir yazarsın, sevgilinin saçını okşarsın... Bunlar doğal ve tabi ki daha özel ve bana göre en romantik şeyler, ama alışılagelmiş romatiklik anlayışına bakalım bir de.

Gideceksin kıza çiçek alacaksın. En az 50 lira.
Mum ışığında yemek. Minimum 100 lira.
Tektaş yüzük pırlantaysa 500 lira en en en ucuzu.
Özetle romantik ve karizmatik olmak öyle kolay değil :)

Bir de olayın hatun cinsinin birbiri üzerinde yarattığı baskı boyutu var.
Misal sevgililer günü.
Herkes birbirine sorar, sneinki ne aldı, benimki ne aldı.
İlla bir şey alınacak ya.
Veya evlenme teklfi ederken nasıl yüzük aldı, vb....
Onlarca soru var böyle.

Bir erkeğin gidip de başka bir erkeğe sevgilin sana doğumgününde ne aldı diye sorduğunu hiç sanmıyorum.
Ancak beraber kızlara hediye almak için fikir yürütmüşlerdir falan, ortak bir dertleri vardır anca o zaman.

Ama kadınlar için durum hiç de öyle değil.
Yeri geliyor için için dua ediyorlar Allahım nolur güzel bir şey alsın da millete rezil olmayayım diye.

Kimseyi suçlayamıyorum çünkü kimsenin suçu yok.
Bunu benim jenerasyonum veya benden öncekiler başlatmadı.
Çok daha eskilere dayanıyor bu yarış.
Kadınlar erkekler beğensin diye süslendikleri gibi aslında çoğu zaman sadece ve sadece diğer kadınlardan daha üstün olmaktır amaç.
Kadınlar arasındaki bu rekabet doğada başka hiçbir yerde yok.
Ama işte yapımız böyle.
İnsanın ortaya çıkışından beri böyle gelmiş böyle de gidecek.

Ya bu hediye konularını önemsemeyeceksiniz, sevgiliniz doğum gününüzü unutunca üzüldüğünüz yetmiyormuş gibi bir de millete açıklama yapmak zorunda kalmayacaksınız ya da sürekli aşkım bana ne alacaksın diye telkinde bulunacaksınız :D

Bizi de Okusana ;) × +