İpsala, üzgünüm çünkü...


Ben buradan gidiyorum. Artık benim burayla bir iki işten başka işim kalmadı... Bunlardan birincisi okuldan mevzun olmak için gerekli olan çıktı belgesi, ikincisi de diplomayı almak için....

Onun haricinde hiç bir işim yok. Gerçi kader ne zaman ne olacağı belli değil ama üzülerek belirtmeliyim ki bir daha İpsala'ya adımı mı atmak istemiyorum.

Bu duyguyu çok samimi söylüyorum. Gerçekten çok üzgünüm...

Üzgünüm çünkü, Türkiye gibi geliştiğini iddia eden bir ülkenin Avrupa'ya açılan en önümli kapılarından birinin yer aldığı İpsala'ya yatırım yapılmıyor.

Üzgünüm çünkü burası Türkiye'nin en gelişmiş bölgelerinden biri olan Marmara bölgesi sınırları içinde olmasına rağmen hiç bir gelişmişlik göstermiyor.

Üzgünüm çünkü Türkiye'de her hangi bir yer (Burası ister İpsala ister başka bir yer olsun) az gelişmiş...

Üzgünüm çünkü buradaki belediye başkanları sadece "siyaset" yapıyor. Yani sadece dinliyorlar ve hiç bir şey yapmıyorlar.

Üzgünüm çünkü burada işsizlik nüfusuna oranla çok fazla...

Üzgünüm çünkü, burası çok fazla göç veriyor...

Üzgünüm çünkü burada fakirlerle zengin arasında dağlar kadar fark var...

Üzgünüm çünkü burada yüksek okul ile halk el ele verip her hangi bir projede yer almıyor.

Üzgünüm çünkü burada sanki orta çağ yaşanıyor gibi bir kaç girişimci haricinde halkın zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilecek hiç bir kişi yok buda bu firmaların kafalarına göre fiyat biçmeleri ve zor duruma sokmaları anlamına geliyor.

Üzgünüm çünkü, burada ulaşım saat 6'dan sonra bitiyor.

Üzgünüm çünkü, burasını herkes köy olarak görüyor. İlçe değil...

Üzgünüm çünkü bir Allah'ın kulu bu durumu değiştirmek için uğraşmıyor.

Bu duruma sadece ben üzgün değilim. Bu duruma İpsalılarda üzgün...

Peki İpsalalılar ve benim bu üzgünlüğümü değiştirmek için ne yapabilirsiniz?

Toprak reformunda dağıtılan topraklar gerçekten ihtiyaç sahibi kişilere verilmeli.

Ancak toprak sahibi diye bu kişilerin çalışmaması durumuna engel konulmamalıdır.

Bu engeli açılan yeni istihdamlarla sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında serbest Ticaret Merkezi kurulabilir.

Yüksek okul geliştirilmelidir. Bu gelişmeden belediye'de yararlanmak ve bu gelişimin büyümesi için yardım etmelidir.

İpsala'ya ulaşımın artması gerekmektedir.

Öğrencilerin iyi vakit geçirecekleri eğlence yerleri gibi yerlerin açılması gerekmektedir.

Bu ve benzeri koşulların sağlanması halinde benim ve İpsalalıların üzülme sebeplerimiz ortadan kalkar.

Son olarak soruyorum:

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan "Bizleri mutlu eder misiniz?"

VOLKAN KAHYALAR

Ben buradan gidiyorum. Artık benim burayla bir iki işten başka işim kalmadı... Bunlardan birincisi okuldan mevzun olmak için gerekli olan çıktı belgesi, ikincisi de diplomayı almak için....

Onun haricinde hiç bir işim yok. Gerçi kader ne zaman ne olacağı belli değil ama üzülerek belirtmeliyim ki bir daha İpsala'ya adımı mı atmak istemiyorum.

Bu duyguyu çok samimi söylüyorum. Gerçekten çok üzgünüm...

Üzgünüm çünkü, Türkiye gibi geliştiğini iddia eden bir ülkenin Avrupa'ya açılan en önümli kapılarından birinin yer aldığı İpsala'ya yatırım yapılmıyor.

Üzgünüm çünkü burası Türkiye'nin en gelişmiş bölgelerinden biri olan Marmara bölgesi sınırları içinde olmasına rağmen hiç bir gelişmişlik göstermiyor.

Üzgünüm çünkü Türkiye'de her hangi bir yer (Burası ister İpsala ister başka bir yer olsun) az gelişmiş...

Üzgünüm çünkü buradaki belediye başkanları sadece "siyaset" yapıyor. Yani sadece dinliyorlar ve hiç bir şey yapmıyorlar.

Üzgünüm çünkü burada işsizlik nüfusuna oranla çok fazla...

Üzgünüm çünkü, burası çok fazla göç veriyor...

Üzgünüm çünkü burada fakirlerle zengin arasında dağlar kadar fark var...

Üzgünüm çünkü burada yüksek okul ile halk el ele verip her hangi bir projede yer almıyor.

Üzgünüm çünkü burada sanki orta çağ yaşanıyor gibi bir kaç girişimci haricinde halkın zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilecek hiç bir kişi yok buda bu firmaların kafalarına göre fiyat biçmeleri ve zor duruma sokmaları anlamına geliyor.

Üzgünüm çünkü, burada ulaşım saat 6'dan sonra bitiyor.

Üzgünüm çünkü, burasını herkes köy olarak görüyor. İlçe değil...

Üzgünüm çünkü bir Allah'ın kulu bu durumu değiştirmek için uğraşmıyor.

Bu duruma sadece ben üzgün değilim. Bu duruma İpsalılarda üzgün...

Peki İpsalalılar ve benim bu üzgünlüğümü değiştirmek için ne yapabilirsiniz?

Toprak reformunda dağıtılan topraklar gerçekten ihtiyaç sahibi kişilere verilmeli.

Ancak toprak sahibi diye bu kişilerin çalışmaması durumuna engel konulmamalıdır.

Bu engeli açılan yeni istihdamlarla sağlayabilirsiniz.

Bunun yanında serbest Ticaret Merkezi kurulabilir.

Yüksek okul geliştirilmelidir. Bu gelişmeden belediye'de yararlanmak ve bu gelişimin büyümesi için yardım etmelidir.

İpsala'ya ulaşımın artması gerekmektedir.

Öğrencilerin iyi vakit geçirecekleri eğlence yerleri gibi yerlerin açılması gerekmektedir.

Bu ve benzeri koşulların sağlanması halinde benim ve İpsalalıların üzülme sebeplerimiz ortadan kalkar.

Son olarak soruyorum:

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan "Bizleri mutlu eder misiniz?"

VOLKAN KAHYALAR

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

"ABLA"YA GÖRE HAL VE GİDİŞ 19

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.