Pijamalı deniz kızı



Bu akşamki masalın konusu küçük bir balıktı...

Baba eliyle yüzen bir balık efekti yaptı...

ve küçük balık yüzen bir küçük balıkkızla karşılaştı...

küçük balıkkızın kuyruğu vardı ve adı Melike'ydi..

-Ha, baba dedi... balık pijaması mı giymişim?

Deniz kızı masalı artık balık pijaması giymiş Melikeydi... Kırmızı başlıklı kız nasıl kırmızı kaşkollu Melike olmuşsa, tüm masalların kahramanı yine bizim çocuklarımızdı.

Bir Masal daha yeniden yazıldı bizim evin içinde gecenin karanlığında...

Baba, düşündü. Şükretti.

Gece yatağa uzandığında, yanı başında Masallar anlatıp, masal kahramanı yaptığı minik bir yavrusu, Geleceğim diye umutla, gözünden sakınarak baktığı kızı vardı.

Gazze'de İsrail'in BM gözetimindeki bir okulda dahi vurup öldürdüğü masum bebekleri düşündü. Onlar babalarının, annelerinin canları değil miydi?

Baba, melikeye oyunlar yapıp bunları düşünürken için için ağladı, Melike babasını gülüyor sandı:

-"Çok komiksin baba çok komik" diyerek (biraz da kendini zorlayarak) kahkahalar atıyordu. Her çocuk gibi gülmeye ihtiyacı olduğunun o da farkındaydı.

Ya acımasız bir savaşın hüküm sürdüğü coğrafyalarda bir çocuk neyi komik bulup gülebilir? diye düşündü babası...

....

Gecenin ilerleyen zamanlarında uykuya teslim olmadan önce; gündüz doktor olmak isteyen Melike karar değiştirdi:

"Baba ben büyüyünce doktor olmasam da KelebeK olsam olmaz mı?"



Doktor olup, herkesi tedavi etmekle uğraşmaktansa KelebeK olup kanatlanıp uçmak istiyordu Melike.

-"Ol tabi kızım,

Doktor olup ta ne yapacaksın? Nasıl olsa insanlığın umutlarını bombalıyor katiller" diye geçirdi içinden. Babası üzgündü.

.....

Cuma öğleden sonra Melike ve Baba mitinge gidecekler. Çocuk katillerine karşı "ben de burda varım" diyecekler.

Çocuklar ölmesin diye... İlçede israil'i tel'in mitingine...

Herkes, biraz kendi rengini de belirten siyasi bir pankart taşıyacak belki, belki de sadece aynı bayrağın altında toplanacağız. Bayrağımızın...

Melike ve baba:

Büyüyemez ölü çocuklar!

Çocuklara kıymayın efendiler!

Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler! (*) diyecekler....

Sizi de bekleyecekler...



.................

(*) Nazım Hikmet Ran

(*) Bu yazı Gazze'de çocukların katledildiği saldırılar zamanında yazılmıştır.

Bu akşamki masalın konusu küçük bir balıktı...

Baba eliyle yüzen bir balık efekti yaptı...

ve küçük balık yüzen bir küçük balıkkızla karşılaştı...

küçük balıkkızın kuyruğu vardı ve adı Melike'ydi..

-Ha, baba dedi... balık pijaması mı giymişim?

Deniz kızı masalı artık balık pijaması giymiş Melikeydi... Kırmızı başlıklı kız nasıl kırmızı kaşkollu Melike olmuşsa, tüm masalların kahramanı yine bizim çocuklarımızdı.

Bir Masal daha yeniden yazıldı bizim evin içinde gecenin karanlığında...

Baba, düşündü. Şükretti.

Gece yatağa uzandığında, yanı başında Masallar anlatıp, masal kahramanı yaptığı minik bir yavrusu, Geleceğim diye umutla, gözünden sakınarak baktığı kızı vardı.

Gazze'de İsrail'in BM gözetimindeki bir okulda dahi vurup öldürdüğü masum bebekleri düşündü. Onlar babalarının, annelerinin canları değil miydi?

Baba, melikeye oyunlar yapıp bunları düşünürken için için ağladı, Melike babasını gülüyor sandı:

-"Çok komiksin baba çok komik" diyerek (biraz da kendini zorlayarak) kahkahalar atıyordu. Her çocuk gibi gülmeye ihtiyacı olduğunun o da farkındaydı.

Ya acımasız bir savaşın hüküm sürdüğü coğrafyalarda bir çocuk neyi komik bulup gülebilir? diye düşündü babası...

....

Gecenin ilerleyen zamanlarında uykuya teslim olmadan önce; gündüz doktor olmak isteyen Melike karar değiştirdi:

"Baba ben büyüyünce doktor olmasam da KelebeK olsam olmaz mı?"



Doktor olup, herkesi tedavi etmekle uğraşmaktansa KelebeK olup kanatlanıp uçmak istiyordu Melike.

-"Ol tabi kızım,

Doktor olup ta ne yapacaksın? Nasıl olsa insanlığın umutlarını bombalıyor katiller" diye geçirdi içinden. Babası üzgündü.

.....

Cuma öğleden sonra Melike ve Baba mitinge gidecekler. Çocuk katillerine karşı "ben de burda varım" diyecekler.

Çocuklar ölmesin diye... İlçede israil'i tel'in mitingine...

Herkes, biraz kendi rengini de belirten siyasi bir pankart taşıyacak belki, belki de sadece aynı bayrağın altında toplanacağız. Bayrağımızın...

Melike ve baba:

Büyüyemez ölü çocuklar!

Çocuklara kıymayın efendiler!

Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler! (*) diyecekler....

Sizi de bekleyecekler...



.................

(*) Nazım Hikmet Ran

(*) Bu yazı Gazze'de çocukların katledildiği saldırılar zamanında yazılmıştır.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

"ABLA"YA GÖRE HAL VE GİDİŞ 19

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.