Banner

Mutluluğun resmi: Rainbow Love../ bitter..

Her şey, bir ayrılıkla başladı.. Tuvalime önce bir astar çekmeliydim. Kullanacağım renklerin parlaklığını

artırmak adına..Güçlüyüm dedim.. Öyle hissetmek istiyorum dedim.. Hissedemedim...
DÜNYAM ı kaybetmiştim... Aradığım ışığı bulmak ona kavuşmak için parlak açık sarı bir zemin hazırladım..

Daha fazla dayanırım sandım yapamadım.. Defalarca reddettiğim buluşmayı gerçekleştirmeliydim, vakit tam da o vakitti! Bembeyaz bulutlar çizmeye başladım tuvalin en üstünden doğru.. Biraz boyayı inceltmeliyim arkadaki ışığı kaybetmemeliyim, bulutların içinden geçip yüzüme vurmalı..

Aradım, aradım, aradım! O önemli günde yanında olmalıydım, yanımda olmalıydı...
Ama olmadı, gecikmiştim, artık her şey için çok ama çok geçti...
Gözyaşı, karamsarlık, öfke, nefret ne varsa aynı anda hepsi bir bedende, bir yürekteydi...
Bulutlarım kararmaya başladılar.. Gri tonlarından aldım üzerlerine hafif fırça darbeleriyle serpiştirdim.. Fırtına geliyordu..

Yıkılmıştım.. Her şeyimin bir anda yerle bir olmasını kaldıramadım.. Tepindim, bağırdım, çağırdım.. Hatta çirkinleştim.. Tuvalimden esmeye başlayan fırtınayı hissedebiliyorum. Yüzüme öyle bir öfkeyle esiyor ki, geç kalmışlığın acısını alıyor benden sanki.. Ardını yağmura bırakacaktı bu fırtına ıslanacaktım.. Ama biliyorum güneşim gösterecekti bana yüzünü bu fırtına elbet dinecek, o yağmur bana çok şey öğretecekti...

Çok geçmeden, konuştum onunla.. “gel” dedim.. İşte hepsi bu kadardı.. Kimseye bırakamazdım güneşimi, her şeyimi.. ve işte dağıttım bütün kara bulutları tuvalimden parlak sarı, biraz da inceltilmiş turuncu ekledim bulutların ardına.. Yavaş yavaş ortaya çıkıyordu güneşim, çok yakalştı hissediyorum..

Ve geldi.. Her şeyiyle karşımdaydı işte.. Uzun uzun baktım ona.. İçimden öyle bir sıcaklık aktı ki hem ürperdim, hem yandım, dilim tutuldu, ağzım kurudu, yutkundum...
Bütün ihtişamıyla parlıyordu güneşim, sarının ve turuncunun ne kadar tonu varsa bir bir ekledim tuvalime.. Eşsiz olmalıydı güneşim bulutların o masumluğunu, göz alıcılığını bile geride bırakacak bir güzellikteydi.. Hepsinin önüne geçmiş, fırtınayı tüm gücüyle yok etmişti, işte buradayım diyordu yüzümü aydınlatarak...

Aramızda karşı konulamaz bir çekim vardır bizim.. öyle bir çekim ki dünya yansın o an kıpırdayamayız bile.. Görünmez bir kilitle kitleniriz birbirimize..O an okadar güzel şeylerdi ki hissettiğim.. Rengarenktim, tüm güzellikleri barındırırcasına içimde ve paylaşmak için onunla her şeyimi. Tuvailimi tamamlamak için parlak rengarenk tonlara ihtiyacım vardı.. Sarı, turuncu, kırmızı, mavi, yeşil, mor... Şimdi yarattığım her şeyin bir anlamı olmuştu işte.. O bulutlar kararmasaydı, yağmur yağmasaydı güneşim de kendini o anda göstermeseydi bambaşka bir tablo çıkacaktı karşıma..Ben olmayacaktım...

Güneşim kendini gösterdiği andan itibaren ışığının yağmur damlalarında kırılmasıyla ortaya çıktım.. Ortaya çıktım ve tuvali tamamladım.. Ben onun gökkuşağıyım,,o benim güneşim.. Ben onsuz olmam o da bensiz ...

Artık resmimiz tamamlanmıştı işte.. Ayrılmamak üzere bir aradayız.. Hiç olmadğımız kadar güzel, hiç olmadığımız kadar güçlü bir bağla bağlandık.. Herkese, her şeye, dosta, DÜŞMAN a inat!


Bakın işte tam buradayız..
Mutluluğun resmi bizimkisi..
Işık saçan, aydınlık, parlak ve rengarenk...

Bitter,
http://bittertanesi.blogspot.com/

Yorum Gönder

0 Yorumlar