Uzaylıların dünyayla iletişime geçmesi, bizleri ziyareti, anlık görünmeleri ve bu konunun sürekli sinemaya aktarılması. İlgi çekmiştir UFOlar, enteresan tipli yaratıklar olarak bizlere aksettirilen uzaylılar her zaman. Gizemi bir türlü çözülmeyen bir şey nasıl da ilgi çekmesin ki zaten...Alaska'nın Kuzeydoğusu'ndaki Nome şehrinde yıllardan beri süre gelen garip intihar ve kaybolma vakaları. Bunların altında ciddi ciddi uzaylıların bağlantısının olduğunun düşünülmesi. Bu konuyu eline alan The Fourth Kind filminin kamera arkasında Olatunde Osunsanmi isimli bir yönetmen var. Senaryosunu da filmin yapımcılarından Terry Robbins ile yazan Osunsanmi'nin filmde de rolü bulunmakta.
Kamera önünde ise Resident Evil serisinden hafızalarımıza kazınan Ukraynalı aktrist Milla Jovovich var ve filmin büyük bir bölümünde de onun güzelliğini ve güzel oyunculuğunu izliyoruz.
2 çocuklu psikolog Abbey Tyler (Milla Jovovich) eşini kaybeder ve o günden itibaren bazı olaylara yaklaşımı değişir. Çünkü kocasının katillerinin kimliği halen belirlenmemiştir ve ona göre bu olayın arkasında uzaylılar vardır. Bu sırada hastalarını kabul eden ve her hastasının ortak şikayetini farkeden Abbey, bu doktor-hasta görüşmelerini videoya kaydetmeyi es geçmez.
Son olarak söylemek istediğim, filmin büyüsünü kaçıracak ince ama önemli bir ayrıntının olduğu. İzledikten sonra onu öğrenince aslında üzüldüm ama sonuçta o ayrıntıyı filmden önce bilmediğimden -ki bu yüzden yorum okumayın diyorum- filmi izlerken gerildim, filmi bitirince de gayet keyif aldığımı farkettim. Bu ayrıntıyı bilmezseniz ve türü de seviyorsanız filmi sevmemeniz için pek bir neden yok. Benim notum; 8/10
http://cineshoot.blogspot.com/2010/03/fourth-kind-2009-uzayllar.html
0 Yorumlar